Üç nokta

Buse Çevik |

Sen çekip gidersin, o çekip gider, bir diğeri doğar. Sonra bir bakmışsın başka bir yazının kıyısında bulmuşsun kendini.

Salvador Dali, Köle Pazarı

Salvador Dali, Köle Pazarı

Vazgeçilmez dediğimiz özneleri, en derinden vazgeçilir mezarlıklarda buluruz. Koca bir ah ardından yaptığımız ya da yapmadığımız şeyleri düşünürken kayboluruz. İşte bu kayboluş, var olmanın ilk belirtileri olur aniden.

Bazen kayıp yazılar çıkar sözlerimizden. O yazılarda kaybolmuş insanlar, o insanlarda sancılanan duygular. Varlığın, var olmanın en dokunulmaz, en flu yerinde çıkar iki bakış, onlarca söz…

Sen çekip gidersin, o çekip gider, bir diğeri doğar. Sonra bir bakmışsın başka bir yazının kıyısında bulmuşsun kendini. Böylelikle yarım kalır en sahipsiz duygular. Hiçbir yerin kıyısında yaşamaya başladığında insan, kendini tüm gariplikleriyle o kıyıda betimlemeye başlar.

Sonu gelmez. Amansız, apansız… Maviler, turuncular, sarılar, hatta bunların karışımlarına maruz kalmış renkler içinde tekrar kaybolur insan. Bu yazıyı yazarken ben, “insan” yerine “aktör, özne, fail” de diyebilecekken, niçin insan kelimesini bu denli kullandığım düşüncesinde kayboldum.

Zaman geçiyor…

Şu bej renginin adeta bir kum tanesine, bir çakıl taşına çalmış hali ve belirsizlikte var olmanın, bu süreçte de geçen sancının… her defasında ilklerini yazar insan.

Bilir ki bu yazdıkları döngüsel denizde dolaşıp tekrar kıyıya vurana dek, o başka bir sözde var olacak.

Ve sonunda üç nokta koyar her yazar, her şair yazisonuikonu

Bu yazı, 10. Karaburun Bilim Kongresi çerçevesinde 4 Eylül 2015’te gerçekleştirilen Gezite/Siyasol Çalışma Grubu’nun editörlük atölyesi için hazırlandı ve kolektif olarak düzenlendi.


Bir yorum

Ekleyin

Yeni yorum ekleyin.