Televizyonları kapatalım, yalan söylüyorlar

Gürbüz Deniz |

Gündemi ben yaratırım diyen RTE’yi hâlâ asgari ücretliler destekliyor. Ülke gündeminde etkili olabilmenin yegâne yolu birlikte hareket etmekten geçer.

dezenformasyon-994a3d82-mzfte
Gündemin sıkça değişmesi toplumun bağzı gerçeklerden uzaklaşması için üretilen burjuvazinin klasik işleyişidir.

Başkurt ortaya şerefsiz diye laf atıyor, üstüne sen, ben, biz hepimiz atlıyoruz. Oysa aynı saatlerde göçük altında kalan işçiler vardır, ne gam, dalaşmak dayanışmaktan daha cazip geliyor.

Deniz Feneri aklanır, hırsızlara üstüne para verilir. Biz hâlâ “şerefsiz”de takılı kalmışızdır.

Tazminatsız işten çıkartmalar, ücretli kölelik düzeninin emekçilerin belini bükmesi umurumuzda değildir. Düzenin bizleri oyalamak için kurduğu kurguyu parçalamak elzemdir.

Sendikaların faaliyetleri sarı renkten, kızıl renge geçememesi, sınıf eksenli siyaset yürütmeyen kitlelerin öncü konumunda yer alabilecek kapasitede örgütlü güç olmaması, halkı medyanın, sanal alemin gösterdikleri ile oyalaması düzen için çok kolay duruma düşüyor.

Mahir Çayan ve Hüseyin Cevahir Maltepe’de kuşatıldıkları evde çatışırken, dışarıda bekleşenler yuhalayarak, ağıza alınmayacak küfürler ederek, onları esaretten kurtarmak için yola çıkmış kadroların vurulmasını, yakalanmasını canhıraş bağırışlarla destekliyorlardı. Bunun nedeni ise o zamanın medyası, hükümeti, dini inançları, töreleri vb. etkenlerdi.

Gündemi ben yaratırım diyen RTE’yi hâlâ asgari ücretliler destekliyor.

“Magazin programları halkı komünist yapar” diyen eski Mit Müşteşarı’nın1 gördüğünü biz halkımıza gösteremedik. Birileri yerken, içerken, gezerken, eğlenirken birileri ölmeye devam ediyor. Suruç Katliamı sonrası gelişen olaylar zincirinde Türk-Kürt ayrılmaksızın bu coğrafyadan 50 küsur kişi istemsizce gitti.

Irk ve din üzerinden beslenen geçici savaş hükümeti halkı kör kuyuya atmıştır. Legal-illegal bütün sol yapılar sonundaki “ist” ekine bakmadan birleşebilmeli, faşizmi döktüğü kanda boğmalıdır.

Ülke gündeminde etkili olabilmenin yegâne yolu birlikte hareket etmekten geçer.

Değiştiren, dönüştüren sınıf gücünü haykırmalı AB-ABD-NATO-İMF ittifaklardan kopmak için eylemler koyabilmelidir. Boyun eğmeyen, direngen bir duruş  ile topyekûn hareket etmeliyiz.

Geçmişten alınacak dersler çok. Ama henüz komple öldürülmeden veyahut tutuklanmadan başarabilmek için zamanımız fazla değil. Kurtuluş kavgadan geçiyor. Zafer ise ezilenlerin bayramı olacaktır.

Yoksullarının kurtuluşu, kapitalizme karşı ortak mücadeleden geçer. Milliyetçilik, ezilenlerin kendi elleriyle bir avuç asalak burjuvanın ekmeğine yağ sürmesidir.

Ülkemizde çıkartılan kirli savaşta baş mesul emperyalistler, akabinde kapitalistler ve sırası ile faşistler, korkuluk hükümet, değnek muhalefet, şahin geçinen toprak ağaları ve aşiretlerdir, olan Türk ve Kürt emekçi çocuklarına olacaktır…

Oyuna gelmeyin, gelmeyelim… Televizyonları kapatalım, yalan söylüyorlar…

AKP-MHP çizgisinden birileri savaş istiyor diye halkın çocuklarını din tacirlerine yedirtmeyelim… Sıralamada yer alanların çocukları gitsin savaşa… Emekçilere işgal, grev, direniş yakışır… yazisonuikonu

  1. Şen­kal Ata­sa­gun


Yorum yok

Ekleyin