Tam teşekküllü bir yetişkin olma fobisi

Kardelen Uysal |

Büyüdük, süper kahraman olamadık. Karınca kararınca minvalinde, o mertebeciklerde, barışın hüküm sürdüğü bir yetişkinler toplumu oluşturamamış olmanın utancı içinde durmadan ölüm haberlerine şahit oluyoruz.

img_0668_0

Büyüdükçe uyuşuyor, nasırlaşıyoruz. Çocukluğumuzdaki gibi heyecanla beklemiyoruz patates kızartmasını veya bir yolculuğu. Güneş’in batışını, onun eridiğini sanma saflığından gittikçe uzaklaşıyoruz.
Küçükken sanıyordum ki yetişkinler, yani otuz yaşını geçmekte ya da yaklaşmakta olan o insanlar mükemmeller. Zannediyordum ki büyüyünce şahane insanlar olacağız, tüm yetişkinler ise zaten şimdiden öyle. Sonra fark ettim de büyüdükçe uyuşuyor, nasırlaşıyoruz. Çocukluğumuzdaki gibi heyecanla beklemiyoruz patates kızartmasını veya bir yolculuğu. Güneş’in batışını, onun eridiğini sanma saflığından gittikçe uzaklaşıyoruz. Büyüdükçe bir kediye bile bağlanamıyoruz çocukluğumuzdaki gibi sanki.

Kötülüklerin yalnızca televizyonun içinde olduğu bir çocukluk yaşadıysanız anlarsınız. İnsan o haberleri anlamıyor. Ölüm çok uzak, mutsuzluk da… Çocukluk buna benzer bir yapıdaysa çok kolay ve hayal dolu geçiyor. Sanıyor ki insan o devlet, politika denenler hep iyi şeylerden, insanlardan ibaret. Sonra insan 20’li yaşlara kadar büyüyebildiğinde hala hayal biriktirebiliyor kesesinde. Hala inat ettiği konular oluyor değiştirmeyi istediği, hayal ettiği. Ama büyümenin zor yanı ne kadar kötü insanların ortasında kaldığını anlayıp uyuşmak, nasırlaşmak, rengini kaybetmek… Bu yüzden aslında en çok ‘tam teşekküllü bir yetişkin’ olmaktan korkuyor insan.

Tam teşekküllü yetişkin olabilenler ne barışa, ne ömür sona erene dek aşık kalınabileceğine inanmışlar…
Tam teşekküllü yetişkinlerin pek çoğunun iyi niyet taşıyan ütopyalara sahip olmadığını, avuç içi kadar hayalinin kalmadığını anlıyor kişi. Tam teşekküllü yetişkin olabilenler hırslara, kötülüklere bulanmışlar. Tam teşekküllü yetişkin olabilenler ne barışa, ne ömür sona erene dek aşık kalınabileceğine inanmışlar… O yetişkinler ne eriğin çıkmasını hevesle bekliyorlar, ne de bir bebeğin hayatının kendileri olmasa kaç yıla sahip olabileceğinin bilincindeler. Sanki yaşamın başlangıcına dair her şeyi kaybetmiş gibiler ve yaşamının sonuna gelmiş, başlangıcına doğmuş her insana kök söktürüyorlar ellerindeki kuvvetle, zihinlerindeki uyuşmuşlukla ve aldırmazlıkla. Dediğim dedik bir gözü dönmüşlükle içlerindeki irinleri salıyorlar birbirlerinin, halkların üzerine. Konformist ve bencil olan yapımızı yenebilmemizi sağlayan sevginin varlığından hiç haberdar olmamış gibi gölgeleriyle bile insan ve hayvan yaşamını yok sayıyorlar. Yanıyor her yer, her şey. Ülke gündemini takip eden bizler ise sanki elimizde bir dürbünle başka bir galaksinin hikâyesine şahit oluyoruz.

Elimizden sıcak ekmek almanın bile hikâyesini çalıyorlar “vur” emrini vererek.
Tam teşekküllü yetişkinlere dönüşmeye doğru itilirken sırtlarımızdan, biz sadece yıldızlara bakmanın heyecanını değil, bir şeyleri değiştirebilmeye karşı hissettiğimiz o yoğun gücü de kaybediyoruz. Alıyorlar elimizden. Elimizden sıcak ekmek almanın bile hikâyesini çalıyorlar “vur” emrini vererek. Taraflara bölüp, çarpıp büyük bir mezarlık alanı kuruyorlar. ‘En sevdiği elinden alınmışlar’ coğrafyası kervanına katıyorlar her birimizi. Çoğumuz ne yapacağımızı bile bilmiyoruz. Büyüdük, süper kahraman olamadık. Karınca kararınca minvalinde, o mertebeciklerde, barışın hüküm sürdüğü bir yetişkinler toplumu oluşturamamış olmanın utancı içinde durmadan ölüm haberlerine şahit oluyoruz. Tam teşekküllü yetişkin olmaya doğru giderken umutsuzlukla, tüm bunları durdurmaya gücümüzün yetmediğini anlamamızın getirdiği ‘toslama’ hissiyle son sürat utanca sürükleniyoruz. Belki bir ara kafamız çocukluğa döner de süper kahramanlar gibi düşünebilecek cesarete ve hayal gücüne sahip oluruz tekrardan.yazisonuikonu


  1. Bozan

    Acikcasi yazilarinizi cok merak etmistim … ilk okuyacam demistim.. yeni okudum… hakkinizi takdim etmem gerekiyorsa bu kadarini bekleyordum… degindiginiz konulari acikca begendim..ufak bir elestirim olsa ;Duygularınızi kontrol edip zekanızi ön plana çıkarırsanız Ortadoğu ,Türkiye ve Kürdistan gündemine ilişkin daha Güzel yazilar yazabilirsiniz…

      • Bozan

        Suruç Diyarbakır dan sonra Ankara da katliam gerçekleştirdiler ..Bu sefer sıra nerde bilemiyoruz ??? Ama şunu çok iyi biliyoruz ..asıl amaçları bir korku İmparatorluğu nu yaratıp; özgürlükten ,kardeslikten , Barıştan yana olanları baskı altına almaktır …ve gittikçe o korku İmparatorluğu nu bir kaosa dönüştürmek isteyecekleri. . Ama yaşasın halkların kardeşliği diye haykıran milyonları ne baskılara ne de korkularla bastiramiyacaklarini çok iyi biliyor.
        En büyük korkuları da bu işte …. Bu korku ile her tarafa saldırıyorlar. ..her tarafı kana buluyorlar … Bu halk tan tek bir kişi dahi son nefesine kadar “Yaşasın Halkların Kardeşliği ” diye haykiracaktir. . . Bu halk Barıştan yana özgürlükten yana tek bir adım geri atmayacaktir .. son nefesine kadar , son neferine kadar savunacaktir. .. özgürlük mücadelesinde yaşamını yitirilenleri saygı ile anıyorum …


Yeni yorum ekleyin.