Suruç’a uçan kuşlar

Gönül Sarıçiçek |

O ölen çocuklar ki / Gözleri bir çarpma işlemi tedirginliği/ Büyüdüler çarpı ve bölü

Lucy Jane Purrington

Görsel: Lucy Jane Purrington

İnsan, yaşamın yüzünde deliren bir acı

Çünkü Tanrıyadır tüm bakışları

Görünmeden görülene

Niçin yasaklanmıştır

Göğüsleri sızlayan ergen kızlara

Bitmez çığlar büyütmek?

Ve anlar mı buruşan bir su

Kıvırcık kıyılara vurdukça

Niçin içeri açılır evlerin pencereleri?

 

Güney’de bir kasabada

Ayakkabı çırağıydım ben

Ustama gözüksün diye çalıştığım

Var gücümle tüm gün:

-Buyruun buyruuunn!

İki çift el arasında sanki bir kilimdim

Güllere, yazıyaban sulara ve dağlı uykulara gerilen

 

Gelip gideni çok o ara sokakta

Yaralarına gül değdirirdim akşamın

Ayın ayak izlerine basa basa varırdım

Dünya dalgınlığımı otlar bürümüş

Babamın mezarına

Duyardım yıldızlara açılan fermuar sesini akşamın

Bilirdim ki bir yerlerde

Ocağın önünde

Tencerede kar eritiyor genç bir kadın

Mezopotamya bahçelerine

Bir kuşun nedensiz düşürdüğü

Kış tohumuna aldırmadan

 

Dişsiz ağzı içe büzülmüş

Ve çenesi ileri atılmışsa yaşlı umudun

Yüreğim yağlı bileği taşı gibi haraptır

Sürttükçe cellat kılıcını

 

Çeşmenin ilerisindeki kambur tünelde

Kızıl mı kızıl yazılardan geçerim

Alçak balkona dayamış dirseğini erikler

Onlar ki Tanrı’nın el izi gibidir bana

Muhakkak ben bir ayakkabı çırağıyım

Fakat Tanrım beni boşver

O ölen çocuklar ki

Gözleri bir çarpma işlemi tedirginliği

Büyüdüler çarpı ve bölü

Bir dünya kafesinde

Kürd-i Hüzzam neresinde

O erikler gibi çok inceydiler çok

Evet büyüdüm ben de

Ama onların

Hala yevmiyemdir

Bir ağaç uykusunda kuşsuz bakışları!



Yorum yok

Ekleyin