Sizin anneniz Cumartesi’leri ne yapar?

|

9 yaşındaki yeğenim, Kayıp çocuklar panosunun önüne gelince tekrar soruyor, “Teyze çocukları da mı gözaltına almışlar?”
AFSAD Toplumcu Gerçekçi Belgesel Fotoğraf Atölyesi’nin “Gözaltında Kayıplar Cumartesi Anneleri / İnsanları” sergisi Ankara’da ziyaretinizi bekliyor.

KAYBEDİLEN COCUKLAR

Gözaltında kaybedilen çocuklar

9 yaşındaki yeğenimle bir fotoğraf sergisi geziyoruz. AFSAD Toplumcu Gerçekçi Belgesel Fotoğraf Atölyesinin 2013-2014 dönemi projesi olan “Gözaltında Kayıplar Cumartesi Anneleri / İnsanları” sergisini.

Tek tek bakıyoruz kağıt olmuş olmuş solgun yüzlere. Soruyor “Teyze bu insanlar nerede kaybolmuş, devlet bunları aramamış mı?”. Onların gözaltında, devlet elinde kaybolduklarını anlatıyorum, o küçücük kafasının içinde bunu yoğurması zor oluyor ama bu çocuklar Haziran direnişini yaşayan çocuklar, akşamları mahallelerinde yürüyüşlere katılan çocuklar. İnsanların nasıl gözaltı yapıldıklarına şahit olan çocuklar.

Kayıp çocuklar panosunun önüne gelince tekrar soruyor, “Teyze çocukları da mı gözaltına almışlar?” Almışlar ya, almışlar bebeğim, çocukları da gözaltına almışlar. 13 yaşındaki Seyhan Doğan’ı, 11 yaşındaki Hazni Doğan’ıda bir gece saat 03.00 de sıcak yataklarından kaldırıp, Mardin, Dargeçit’te gözaltına almışlar.

[Tweet “”Teyze çocukları da mı gözaltına almışlar?””]

Bu çocuklar gözaltında işkencelere maruz kalmışlar. Hazni  salıverilmiş ama Seyhan’ı bir daha gören olmamış. Annesi Asiye, Seyhan’ı her yerde aramış, cezaevlerine düşmüş, işkencelerden geçmiş ama Seyhan’a dair hiçbir iz bulamamış. Galatasaray meydanında diğer kayıp yakınlarıyla birlikte her Cumartesi oğlu Seyhan’ı sormuş; “verin yavrumu bana, yavrum nerede.”

Annenin ömrü yetmedi Seyhan’ı bulmaya.Yıllar sonra bir kör kuyuda buldular Seyhan’nın kemiklerini. Hadi anlatın şimdi bunu çocuklarınıza!

1 yıl önce AFSAD Toplumcu Gerçekçi Belgesel Fotoğraf Atölyesi’ne gittiğimde Mehmet Özer “bu sene Gözaltında Kayıpları çalışacağız” dedi. Çok zor bir mesele, hele fotoğraf konusu olarak çok zor.

“Ben fotoğrafçı değilim, sadece hikâyelerini yazsam” desem de fayda etmedi. Kendimi projenin ortasında buldum birden. Onların kalbiyle bakmalıydık dünyaya, belki o zaman biraz olsun anlayabilirdik onları.

1 yıla yakın bir süreçte her hafta İstanbul’a gittik. Ailelerle tanıştık, hepsiyle görüşmeye çalıştık. Her görüşme hepimizin kalbinde bir yara açtı.

Yıllardır çocuklarını arayan anneler var. Kapı kapı sormuşlar, dayak yemişler gözaltına alınmışlar, cezaevinde yatmışlar. Hala hepsi çocuklarına hasret.

Eşleri bir gün evden çıkıp bir daha dönmeyen kadınlar, erkekler var. Çocukları kucaklarında emniyetin kapılarında sabahlamışlar.

Meydanlarda büyümüş çocuklar var. “Anne babam nerde?” diye soramayan çocuklar… Bir gün beyaz bir Toros alıp götürmüş babalarını, bir daha kimseler görmemiş.

Bu insanlar her Cumartesi yakınlarını sorar, “Benim oğlum nerde, benim babam nerde, benim eşim nerde?”

Ankara’dan, İstanbul’dan, Diyarbakır’dan geldik bir araya “Gözaltında Kayıplar”ı fotoğrafladık. Onların kalbiyle bakmaya çalıştık dünyaya.

Sergimiz Ankara’da Uray Sanat Galerisi‘nde 22 Ocak tarihine kadar açık olacak. Siz de bakın o fotoğraflara, siz de bir soru sorun.yazisonuikonu

sergi afişi-K



Yorum yok

Ekleyin