Sıradanlaşan faşizm ve Tuzluçayır direnişi

Falkland Hakimi |

Bugünümüzü sorun belleten faşizmin sıradanlaşmasıdır. Faşizmin normalleşmesidir. Sokakların binlerce faşist tarafından işgali değil, tekbaşına da olsa bir faşistin kendini sokakta meşru görmesidir.

tuzluçayırGeçtiğimiz günler ateş çemberidir. Bugün faşizme aldığımız tutum yarınki yaşamımızdır.

[Tweet “Bugün faşizme aldığımız tutum yarınki yaşamımızdır.”]
Sorun faşistlerin ellerinde bayraklarla yürümesi, parti binalarının yakılması, hatta Kürtlere muhaliflere saldırılması, binlerin linç amaçlı toplanabilmesi değildir. Sorun 400 milletvekili değildir, HDP’nin baraj altına atılması değildir. Bugünümüzü sorun belleten faşizmin sıradanlaşmasıdır. Faşizmin normalleşmesidir. Sokakların binlerce faşist tarafından işgali değil, tekbaşına da olsa bir faşistin kendini sokakta meşru görmesidir.

Sol bu topraklarda dişiyle tırnağıyla tutundu, kanla, dumanla acıyla tutundu. Darbelerde darağaçlarında, aylar süren işkencelerde, ölüm oruçlarında teker teker ölürken, en karanlık Eylül günlerinde mahpuslarda inlerken sonu gelmez bir umutla tutundu. Sol, gecekonduda tutundu, üniversitede tutundu, az çok işçi-memur sendikalarında tutundu. Sokağı meşru bellediği için, en azından (yetersizde olsa) yaşam alanı açtığı için tutundu. Meşruluğunu sokaktan aldı.

Bu kötü günlerde Konur’da kavga edebilen devrimci düşlediğinin çok ötesinde bir iş yapıyor.
Yüksel’in, Konur’un orada yapılan solculuğun eleştirilecek onlarca yanı var. Tüketim kültürünün göbeğinde yapılan solculuğun yanlışlığını anlatmak için cilt cilt kitap yazabilirsiniz. Tuzluçayır’ın, Armutlu’nun Gazi’nin hakim devrimci yapılarının politik duruşlarını eleştirmek için o ciltlere yenilerini ekleyebilirsiniz. Bunlar ayrı polemiklerdir. Ama Gazi’nin, Tuzluçayır’ın, Konur’un anlamı başkadır. Solcunun hala ben varım dediği alanlarıdır. Dergisini elinde tutup haykırarak sattığı yerdir. Kendini meşru gördüğü, politikaya, hasılı hayata tutunduğu yerdir.

Üzerinizden bir silindir gibi darbe geçebilir, Ulucanlar’daki gibi katledilebilir, 19 Aralık gibi tabutluklara gömülebiliriz. Ama o anda yenilsek bile tırnakla tutunduğumuz yerlerden ayağa kalkacağımızı biliriz. Yeni alanlar açmanın yolu öncelikleşimdi bulunduğumuz bu alanlarda kalabilmektir.

Faşistlerin tüm sokaklarda egemen olmaya çalıştığı ve az çok becerdiği bu kötü günlerde Konur’da kavga edebilen devrimci düşlediğinin çok ötesinde bir iş yapıyor, Tuzluçayır’da barikat olanlar sadece düşman bekleyip gelen faşisti püskürtmüyor. Yaptıkları şey açık ve net, düşlediklerinin çok ötesinde;varlıklarını koruyor,yarın açacağı alanlar için bugünden var oluyorlar.

Gezi’de beraber yürüdüğün insanları cinnet halinde faşist kalabalıkla beraber kan peşinde koşarken görmen asıl tehlikedir.

Faşizmin varlığı sorun değildir, açık bir düşmandır ve çözümü düşmanla savaşmakta gören için de, bu nedenle sorun değildir. Faşizmin tehlikeli hali gündelik yaşamda meşru görülmesidir. Sarkık bıyıklı beyaz çoraplı, çirkin suratlı faşistin varlığına alışkınızdır ama,normalde hasbihal ettiğin kapı komşun, işyerinde oda arkadaşın, bakkalın, okulda öğrencin, Gezi’de beraber yürüdüğün insanları cinnet halinde faşist kalabalıkla beraber kan peşinde koşarken görmen asıl tehlikedir.

Alev alev yanan, toplarla dövülen Cizre, içindeki son canı da verse kazanmıştır. Ayaklarını toprağa basmış, orada kök salmış inanç yok olmaz. Tuzluçayır bizim kök saldığımız toprağımızdır.

Gündelik hayatta sıradanlaşmış faşizm,moda olmuş ırkçılık, ifade biçimi olmuş milliyetçilik elimizin değdiği, sesimizin ulaştığı insanları elinde bir bayrak ve sopayla karşımıza dikiverir. Tuzluçayır’a Ege’den giden kitlenin azımsanamayacak bir kısmı devrimcilerle karşı karşıya gelmek istemeyen, Gezi’de beraber yürüdüğü yoksul alevi kesimdir. Ancak bu karşı karşıya gelişler arttığında geri dönüşü olmayacaktır. Ankara’da geçen yıllarda Beytepe’de yaşanan linç, bu sıradanlaşmanın sonucudur.

Alev alev yanan, toplarla dövülen Cizre, içindeki son canı da verse kazanmıştır. Ölülerini buzdolabında tutan halk, bedenen yok olsa da kazanmıştır. Ayaklarını toprağa basmış, orada kök salmış inanç yok olmaz. Tuzluçayır bizim kök saldığımız toprağımızdır.

Geçtiğimiz günler ateş çemberidir. Artık sokağa çıkan, artık kendini meşru gören faşistlerse bize bu topraklarda yer kalmamıştır. Bu yüzden ateş çemberidir bu günler. Bizim olduğumuz yer artık bizim değilse, onlarındır.

Ya o çemberden geçeriz, ya da o ateşte yanarız.yazisonuikonu



Yorum yok

Ekleyin