Şehit dedik biz onlara

|

Şehitlik hiç bu kadar ayaklar altına alınmamış, dinle hiç bu kadar alay edilmemişti. Allah yolunda ölmek şehitlik iken bir patron Allah ilan ediliyor ve onun cebini doldururken ölenlere şehit deniyor.

24420878

Soma Katliamı’ndan sonra Soma Mezarlığı

Şehit kelimesinin manevi anlamı çok büyük, ölen insana şehit denilince akan sular durur, ölüm kutsanır, ölenin boşuna ölmediği zihinlere kazınır. Manevi duygular tatmin edilir,sorgulama köreltilir. “Neden” sorusu zihinlerden silinir.

Şehit kelimesi Arapça şahit kelime anlamından gelir. İslam inancına göre şehit sayılan kişi sadece kul hakkı için hesap verir, hiç namaz kılmamış, bol günahlı olsa da şehit sayıldı mı tüm günahları ve hesap defterleri kapatılır cennete alınır. Şehitlik eskiden sadece din yolunda ölenlere Allah için savaşanlara verilen bir mertebeydi, ki ahirette Peygamberlikten sonra gelen en yüksek mertebedir.

Cahil bir insanın manevi duygularını tatmin etmek kolaydır, düşünen ve sorgulayan insanlarda bu işlemez.

Eskiden sadece Allah yolunda ölenler şehit sayılıyordu, şimdi kapitalizm için ölenler de şehit sayılmaya başlandı. Geçen yıl SOMA faciasında ölenler şehit sayılmıştı. İhmal ve sorumsuzluğun başka türlü örtülmesine imkan yoktur. 301 madenci bir patronun daha fazla kâr hırsı yüzünden yer altında ölüyor. İmdada şehitlik mertebesi yetişiyor.

Şehitlik hiç bu kadar ayaklar altına alınmamış, dinle hiç bu kadar alay edilmemişti. Allah yolunda ölmek şehitlik iken bir patron Allah ilan ediliyor ve onun cebini doldururken ölenlere şehit deniyor.

Ülkemizin %99 Müslüman ama dini bilen YOK! Zira Kuranı Kerim’i okumayanların oranı ülkemizde %92. Okuyanların çoğu da Arapça okumuş.

Duyduğum en acı laflardan biridir hayatta olsa gene o sokağa girer gene ölürdü. Gene asker olur ölürdü. Ölürdü. Bu lafı söyleyenlere sen ölsene aptal diyesim var.

Din hiçbir zaman şu son dönemlerde kullanıldığı kadar kullanılmamıştı. Siyaset, sermaye herkes ama herkes sıkışınca dine sarılmakta.

Askerde ölenler şehit sayılmakta, 3 aylık acemi eğitiminden sonra silah verilip savaşa gönderilen ve orada ölünce şehit sayılan askerler. Ölen askerler için “Vatanını korurken” denir, bu profesyonelce uydurulmuş koca bir yalandır. Kimse çıkıp sormaz o savaş ortamına girecek tecrübesi var mıydı? Yeterli eğitim ve donanıma sahip miydi? Bu sorular elbette sorulmaz ve ölen asker ay-yıldızlı bayrağa sarılıp toprağa verilir.

Polisler gibi itfaiyecilerin de şehit sayıldığını biliyoruz. Görevi başında öldüler mi şehit mertebesi verilir hemen (polisler görev başında ölmeseler de şehit sayılıyorlar). Polislik ve itfaiyeciliği; çiftçilik, mühendislik, şöförlükten ayıran nedir diye sormaz kimse. Sonuçta bunlar da maaş karşılığı icra edilen mesleklerdir. Nasıl ki bir işçi öldüğünde iş kazası sayılıyorsa maaş karşılığı polislik mesleğini seçmiş bir kişi ölünce neden şehit sayılır? Neden iş kazası denilerek geçiştirilmez?

Şehitlik mertebesi verilen kişilerin yakınları manevi olarak susturulur, şehitlik maaşı bağlanır ve ölen öldüğüyle kalır. Ölümden sorumlu olan kişiler de aklanmış olur.

Yaşadığımız coğrafyada ölürsen şehit, kalırsan gazi anlayışı hakim.

Ölümeyi ve öldürmeyi teşvikte bu mertebeler rolünü çok iyi oynar.

İşin garip yönleri de azımsanmayacak kadar çoktur, askerde ölen ile dağda ölen şehit sayılmakta. Yanı başımızdaki Suriye savaşına baktığınızda olayın vahametini daha net anlaşılır, ölen herkesin ama herkesin şehit olduğunu/sayıldığını görürüz.

Her kesim kendi ölüsüne şehit demekte ve ölümü kutsamakta. Manevi duygularını tatmin etmekte.

Benim Kardeşim için de şehit dendi, Suruç Katliamı‘nda ölenlere de. Kim neye göre bu mertebeyi dağıtıyor? Sağ kalanlaın manevi duyguları tatmin oldu mu her şey hallolmuş mu oluyor?

Gelişmiş ülkelerde yaşanan iş kazalarının neden çok az olduğunu anlamak zor değil, devlet onlara şehit diyerek sorumluları aklamadığındandır. En ufak bir ihmalde sorumlular en ağır şekilde cezalandırılır. Gelişmiş ülkelerde insan hayatının değerini sigortaların ödediği meblağlar dışında sorumlulara verilen cezalarla net görebilirsiniz. Az gelişmiş bizim ülkemiz gibi kabile ülkelerinde tazminat davalarına ve sorumluların cezalandırılma şekline bakın (ne cezası be ödüllendiriyorlar dediğinizi duyar gibiyim). Evet ne acıdır ki ülkemizde biri iş kazasında öldüğünde kanunda yer alan haksız zenginleşme (her ne demekse) maddesi  ile gene sermaye korunmakta ve işçinin hayatı hiçe sayılmaktadır.

Barbaros Şansal'ın konuyla ilgili tweeti

Barbaros Şansal’ın konuyla ilgili tweeti

Allah yolunda ölenlere verilen şehitlik mertebesinin geldiği nokta, sermaye ve siyasilerin günü kurtarması için verilen bir mertebeye dönüştü.

Ölümü kutsamak, öleni şehit saymak geride kalanlara da bir hafiflik sağlamakta. Sorumluların cezalandırılmasından ve verilmesi gereken mücadeleden kaçmaya yarayan güzel bir bahane.

Duyduğum en acı laflardan biridir hayatta olsa gene o sokağa girer gene ölürdü. Gene asker olur ölürdü. Ölürdü. Bu lafı söyleyenlere sen ölsene aptal diyesim var.

Ölmeyi bayılmak sanan ahmaklar bunlar.

Barbaros Şansal‘a niyazi tweeti için saldıranlar, neden gidip şehit olmuyor?

Bir dava için ölmek en son başvurulacak yoldur, insan canından daha değerli ne olabilir?

Ölümü kutsamak cehaletir. Ölümün neden gerçekleştiğini sorgulayıp ölümlerin olmaması için mücadele etmek insanlık için en kutsal görevdir.

Yaşatmak için yaşamak lazım bize.yazisonuikonu



  1. Çağrı

    Yazınızın tamamını okumadım. Ama dinden ve dini kavramlardan çok da haberdar olmadan bu yazıyı yazdığınız belli.

    “Şehitler beş gruptur. Bunlar: Taun/veba hastalığından ölen, karın ağrısından /iç organlarından muzdarip olarak vefat eden, suda boğulan, bir yıkım altında kalarak can veren ve Allah yolunda şehit olan kimselerdir.” (Buharî, Ezan, 32).

    Gerçek manada şehit son ifadede geçen Allah yolunda öldürülmektir, diğerleri ise şehit hükmünde mükafat alırlar, ama feyizleri ve faziletleri son grup kadar olmaz. Yanarak, göçük altında kalarak, eşkiyalar ya da anarşirstler zorbalar tarafından görev başında olmasa dahi, hatta sivil dahi olsa, öldürülenler şehit hükmündedir.

    Şehitlik kelimesini google a yazıp biraz okumuşsunuz, bari tamamını okusaydınız da öyle girdi yapsaydınız; zira yazıları sadece ne bahsettiğinizden zerre miskal haberi olmayan solculardan başkaları da görüyor.


Yeni yorum ekleyin.