Ruhi Su’dan Grup Yorum’a halk sanatçılığı

Çetin Koçyiğit |

Ruhi Su yoluna bizlere halkın devrimci sanatçısı olmanın yolunu açtı, Grup Yorum ise günümüz egemenlerine karşı hala halkın devrimci sanatçısı olmanın ne demek olduğunu, var olduğu her yerde kanıtlamaya devam ediyor.

[wzslider autoplay=”true”]  Ruhi Su, ülkemiz topraklarının yetiştirdiği  ender devrimci halk sanatçılarından birisidir. Aldığı batı müziği eğitiminin yanında, hiçbir zaman türkü söylemekten vazgeçmeyen Ruhi Su, konservatuarda aldığı eğitimiyle türküleri ustaca birleştirerek o kendine özgü müthiş tarzını yarattı. O kendine özgü sesi ve tarzıyla Pir Sultanlar’ı, Karacoğlanlar’ı, Köroğlu‘ları, Nesimiler’i ve daha nice halk ozanını günümüze taşıdı. Türkülere sevdası, onu Anadolu’nun türkülerini derlemeye, Nazım’ın şiirlerini bestelemeye itti. O, kaderini halkının kaderiyle birleştiren bir devrimci ozan olarak yaşamayı seçmişti.

Halk türküleri, halkın hayatı içinde gelişe gelişe bugünkü erişilmez sadeliğini bulmuş bir ifade vasıtasıdır. Kendi ölçüleri içinde halkı en iyi ifade eden ve milyonlarca insanı asırlardan beri duygulandıran bu melodilerin ve ritimlerin her halde bir sanat değeri olsa gerek. Halk türkülerinin inkişafa değil, inkişaf etmiş sanatçılara ihtiyacı vardır. Bizim asıl beklediğimiz şey, bütün sanat türlerinin halkı anlatmakta veya halka bir şey anlatmakta halk türküleri kadar hayata girmiş olmalarıdır,

diyordu Ruhi Su.

Ruhi Su yaşamının her alanın da devrimci ve örgütlü sanatçı modelini savunmuş ve kendi yaşamını da buna göre şekillendirerek yıllarca örgütlü sanatçılığın bedellerini hapislerde yatarak ve sürgünler yiyerek ödemiştir. 1951 de devletin “komünist avı” sırasında TKP  operasyonundan  dolayı ile gözaltına alındı, işkence gördü ve 5.5 yıl zindanda kaldı. Türkiye’de opera sanatının gelişmesine de önemli katkıları olan Ruhi Su’nun Devlet Operası‘ndaki görevine son verildi. Yaptığı bir radyo programında söylediği “Serdari halimiz böyle n’olacak/ Kısa çöp uzundan hakkın alacak” türküsü nedeniyle radyodaki görevinden de alındı. Ama bu koşullarda bile Ruhi Su, zindanda mahpusken bile;

Mahsus mahal derler kaldım zindanda
Kalırım kalırım dostlar yandadır
İki elleri kızıl kandadır kanda
Ölürüm ölürüm aklım sendedir…

diyebilmeyi sürdürdü. Sanatın ve sanatçının toplumsal göreviyle ilgili; “Hangi türü olursa olsun sanat bir eylemdir,” diyordu:

Sanatçının düşüncesi de, sevgisi de sanatında belli olur. Devrim sözcüğünden, uygarlığa, özgürlüğe ve insanca yaşama yönelik çabaları anlıyorum. İster hazırlayıcısı, ister yansıtıcısı olsun, sanatın da (sanatçının da) hem bu çabaların içinde, hem de bu çabaların sonucu olarak var olması gerekir.

Bu tarz; Victor Jara, Pablo Neruda, Yılmaz Güney, Nazım Hikmet ve Grup Yorum gibi sanatçıların egemenlerle uzlaşmayan, halk için devrimci sanatçılık yapma tarzıydı.

Victor Jara, Şili‘de cunta tarafından on binlerin önünde önce elleri kırılarak, sonra kafatası parçalanarak katledildi.

Pablo Neruda, evi cuntacılar tarafından sarılmış olarak hasta yatağında verdi son nefesini.

Yılmaz Güney, devrimci tercihini ortaya koyduğu andan itibaren düzenin hedefi oldu, ölümü yurdundan uzakta karşılamak zorunda kaldı.

Ruhi Su, Şili’den çok uzakta ama aynı koşullarda, cuntacılar yakalandığı hastalığın tedavisi için yurtdışına çıkmasına engel oldukları için yaşama veda etti.

Grup Yorum ise Anadolu da yaşayan halkların devrimci müziğini yaptığı için yıllardır gözaltılara, tutuklamalara, baskılara, işkencelere karşın halkçı devrimci sanatçılığından ödün vermedi, vermiyor.

Devrimci müzisyenlikten bahsedilirken mihenk taşı Ruhi Su ise devrimci halk sanatçılığının “kar makinası” da Grup Yorum’dur. Grup Yorum kurulduğu yıldan bu yana yaşama sevincini, umudu, insanca bir yaşamı anlatmaya çalıştı hep, anlatırken de Ruhi Su gibi ustaların izinden yürüyerek halkın devrimci sanatçılığını doruk noktalara taşıdı. Müziğin, şiirin, genelde sanatın gönülleri geçici olarak hoş etme aracından ibaret olmadığını, halkın her derdini dile getiren kolektif sesi-soluğu olduğunu  ondan ve onun gibi ustalarımızdan öğrendi halkın sanatını yapmayı.

Grup Yorum yol açmaya devam ediyor. Üreterek, albüm yaparak, ülkemizde ve dünyanın pek çok yerinde konserler vererek, haklar ve özgürlükler mücadelesinin içerisinde kimi zaman şarkı söyleyerek, kimi zaman pankart taşıyarak yoluna devam ediyor. Bunların yanı sıra devrimci sanatçı tavrıyla örnek olmaya, yol göstermeye devam ediyor. Demokratik kitle örgütlerinin, derneklerin etkinliklerine katkı sağlamak, dayanışma gecelerine katılmak, devrimci sanatçı duyarlılığıyla olması gereken yeri bilerek devam ediyor.

Ne diyor Yorum:

Yıllarca çalışmalarımızı engellemek, bizi susturmak için her şeyi denediler. Tutsak düştük, işkence gördük, yasaklandık, sınır dışı edildik. Hiçbiri ama hiçbiri tutmuyor, tutmayacak. Hiçbir karar bizi yolumuzdan döndüremez. Shakespeare, “Bir ulusun türkülerini yapanlar, yasalarını yapanlardan daha güçlüdür,” diyordu. Yasaları yapanlar, Grup Yorum adını duyduklarında “izin vermeyin, gözaltına alın, işkence yapın, tutuklayın” diyor. Bize güvenenleri, bizlerle yola çıkanların güvenini boşa çıkartmayacağız. Bize inananları utandırmayacağız. Kazanana dek inandıklarımızdan zerrece taviz vermeden yolumuza devam edeceğiz.

Ruhi Su yoluna devam etti ve bizlere halkın devrimci sanatçısı olmanın yolunu açtı, Grup Yorum ise günümüz ulusal ve uluslar arası egemenlerine karşı hala halkın devrimci sanatçısı olmanın ne demek olduğunu var olduğu her yerde kanıtlamaya devam ediyor.

[Tweet “Ruhi Su’dan Grup Yorum’a “TÜRKÜLER SUSMAZ, HALAYLAR SÜRER””]

Komünist bir ozan: Ruhi Su

Ruhi Su’nun sesi Grup Yorum’la yarınlara uzanıyor



Yorum yok

Ekleyin