Milli irade mi, halkın iradesi mi?

|

Halkın çıkarlarını yasal yollardan korurken, düzenin yasaları sizi korumaz.
İlkinin istisnası oldu ama ikincinin hiç olmadı.

Salvador-Allende-coup

Bu tarihi dönemeçte, halka olan sadakatimin bedelini hayatımla ödeyeceğim. Ve onlara, binlerce Şilili’nin tertemiz vicdanına serptiğimiz tohumların kuruyup gitmeyeceğinden şüphem olmadığını söyleyeceğim.
Güçlüler ve bize üstün gelecekler, ancak toplumsal dönüşümler ne suçla ne de güçle bastırılabilir. Tarih bizimdir, tarihi toplumlar yapar.
— Salvador Allende, Veda Konuşması

44 yıl önceydi. Şili‘de ilk sosyalist devlet başkanı Salvador Allende seçildi. Geçtiğimiz 15 yılda Venezuela’nın aldığı mesafenin çok ötesinde bir dönüşümü birkaç seneye sığdırmayı başardı. Sosyalist bir program açıklandı. ABD’nin elinde bulunan madenler kamulaştırıldı. İşçiler, kadınlar ve çocuklar için sosyal ve ekonomik gelişmenin önünü açtı. Küba ve diğer sosyalist devletlerle ilişkiye geçti.

Fidel Castro’nun Şili ziyareti bir hafta olarak planlanmıştı. Bir ay sürdü. Bu ziyarette Fidel, Allende’ye bir AK-47 hediye etti. Emperyalizm ve Şili burjuvazisi Allende’yi hiç kabul etmedi. Ekonomik olanaklarını kullandılar, ülkeyi krize sürükleyip halkı Allende’ye karşı eyleme kışkırttılar.

Bugün Venezuela’da olduğu gibi kimi küçük burjuva kesimler dışında harekete geçen olmadı aksine halk onu desteklemeyi sürdürdü. Darbe geliyorum diye bağırıyordu. Başta Devrimci Sol Hareket/Movimiento Izquierda Revolucionario-MIR olmak üzere devrimci hareketler Allende’ye çağrı yaparak halkın silahlandırılması çağrısında bulundu. Allende ne yazık ki buna yanaşmadı.

En son Meclis bir karar alarak Allende’yi anayasaya ve Şili ulusuna karşı gelmekle suçladı. Kendilerini Latin Amerika’nın en Avrupai milleti gören Şili’de ayaktakımı nasıl iktidar olurdu?

Allende ‘milli irade’ye karşı halkın iradesini savundu, başkanlıktan çekilmeyi reddetti. Meclis kararını çıkartanlar, ABD tekellerinin ve onların yerli işbirlikçilerinin temsilcisiydi, buna boyun eğilemezdi.

41 yıl önce 11 Eylül, sabah saatlerinde askeri darbe başladı. Başkanlık sarayı kuşatılmıştı. Allende’nin yanında bir avuç sadık asker, MIR ve diğer siyasetlerden gerillalar ve radyo başında onun efsanevi veda konuşmasını gözyaşları ve çaresizlik içinde dinleyen silahsız milyonlar vardı. Elinde ise Fidel Castro’nun hediyesi Kalaşnikof vardı. Böyle öldüler.

Allende ve beraberindekiler son nefeslerine kadar halkın iradesini savundular. Halkın seçtiği bir iktidarı, Şili milletini temsil ettiğini söyleyen meclise de orduya da teslim etmediler.

Halkın çıkarlarını yasal yollardan korurken, düzenin yasaları halkı korumaz, sizi korumaz. İlkinin istisnası oldu ama ikincinin hiç olmadı.
Hangi iradeye saygı göstereceğiz?

Çağlar Mirik'in Salvador Allende'nin Sonsuzluk Günü yazısı 11 Eylül 1973 gününün satırbaşlarını aktarıyor.

Çağlar Mirik’in Salvador Allende’nin Sonsuzluk Günü yazısı 11 Eylül 1973 gününün satırbaşlarını aktarıyor.

Milli irade faşizmin çok sevdiği bir kavramdır. Sınıfsal bir ayrım olmaksızın herkesi kapsaması burjuvaların özellikle çok işine gelir. Hitler, Mussolini, Franco vd. Hepsi de bu kavrama vurgu yapmış halkı ezerken, milli irade kavramını yüceltmişlerdir.

Kendi çıkarlarını milli irade diye tüm milletin çıkarı gibi yutturmaya çalışırlar. Buna boyun eğersek burjuvaziye boyun eğmiş oluruz. Allende ve yoldaşlarının savunduğu bir kağıt parçası değildi. Halkın ileri adımıydı.Halkın kendi kaderine kendi iradesine sahip çıkmasıydı. İrade kendi adına bir adım atmak değil mi? Kendini kısıtlayan, gelişimini engelleyen düzenden kurtulmak için ileri bir adımdan başka nedir ki irade? Faşizmin milli irade diye yutturmaya çalıştığına alkış tutmak, saygı göstermek, nezaket göstermek ise irade kaybından başka bir şey değil.

Şili darbesinin yıldönümünde Allende ve yoldaşlarının hatırası reformculuğun tarihsel ikileminin altını çiziyor. Ya boğun eğiş, ya da son dakikada ele alınan silah.yazisonuikonu

@s_altunoglu

Dursun,

Dursun yas esvaplarınız.

Yığın derleyin,

Gözyaşlarınızı;

Bir metal oluncaya kadar:

Bununla vuracağız,

Gündüz gece;

Bununla çiğneyeceğiz,

Gündüz gece;

Bununla tüküreceğiz

Gündüz gece

Kin kapılarını,

Kırıncaya kadar.

Pablo Neruda



Yorum yok

Ekleyin