“Aptal Küçük Kuş”: Mane Garrincha

Erdal Büyüktaş |

Alkol, futbol, aşk… Hiçbirini diğerinden ayıramadı. 49 yaşında öldü. Sevenleri mezar taşına şunu yazdı: O çok tatlı bir çocuktu, kuşlarla konuşurdu…

ErdalBuyuktas04

Zaten pek de ehemmiyeti yokmuş oynanan müsabakaların; öyle ki çoğu zaman rakip takımın kim olduğunu bilmeden sahaya çıkarmış. Topu en hızlı süren adamın topun arkasındaki en büyük gayesi zevk ve tutkuymuş.

Okuma yazma bilememeye pek ehemmiyet vermiyor sanki Manuel Francisco Dos Santos; nam-ı diğer Mane Garrincha

Bilenler, izleyenler futbolculuğunun çok iyi olduğunu söyler. Pau Grande’nin getto bucağında yaşam süren, çalıştığı fabrikanın beyleri bacakları ‘S’ çizen, zekâsı noksan, sağ ayağı sol ayağına kıyasla 6 cm kısa olan bu adamı bu hadislere(!) rağmen işten çıkaramıyorlardı; çünkü aklı ve vücudu yarım olan bu adam çok iyi futbol oynuyordu.

Hayatı boyunca şanslı mağlup olarak soluk alıp verdi. Futbol bir tutkuydu ama bu tutkunun nüfuz ettiği tek yer zorla çalıştırıldığı fabrikanın arka bahçesi oldu; ta ki “hayatımın son talihi” dediği Botafogo takım seçmelerine kadar… Seçmeleri kazandı; şanslı mağlup isminin ‘şanslı’ kısmını burada yaşadı.

İyi bir futbolcuya taraftarların takacağı ve hayatı boyunca gururla taşıyacağı bir lâkabı olursa ne mutlu. Gelin görün ki bacağı kısa, zekâsı eksik, omurgası ‘S’ çizen bu adam öyle harikulade bir futbol oynuyor ki bir takıma yetecek kadar lâkap takılıyor. Ama arkadaşları ona hem adının kısaltması hem de ‘aptal’ anlamına gelen Mane adını takıyor.

Mane Garrincha…

ErdalBuyuktas01Mane Garrincha için şöyle derler: Teknik direktör maç öncesi taktik ve oyun kurgusundan bahsederken Mane, çizimlerden hikâyeyi anlamaya çalışarak çizgi romanlara bakarmış; çünkü yapılacak ne varsa hepsinin sahada gayret ve istekle olabileceğini söylermiş. Mane’nin zekâsının hayatında yarattığı problemler de azımsanamayacak kadar çokmuş. Örneğin, okuma yazma bilmediği için boş mukavelelere imza atar ve parasını hiç bir zaman tam alamazmış, kazıklanırmış.

Zaten pek de ehemmiyeti yokmuş oynanan müsabakaların; öyle ki çoğu zaman rakip takımın kim olduğunu bilmeden sahaya çıkarmış. Topu en hızlı süren adamın topun arkasındaki en büyük gayesi zevk ve tutkuymuş.

Antrenman için takımla beraber çalışmazmış mesela. Göğe en uzak biçimde duran evlerin arasında çocuklarla maç yaparmış. Pazar maçtan çıkar, pazartesi antrenmana katılmazmış; salı alkol içmeye gider, çarşamba istirahat eder, uyanamazmış; perşembe tesislere öylesine bir uğrarmış; cuma tekrar içmeye gider (kilise, hastane, sokak başları; kısaca her yerde), cumartesi kendine istirahat verir, pazar günü maça çıkarmış.

Brezilyalı bir muhabir şöyle der: Dünyanın geri kalanına göre gelmiş geçmiş en iyi futbolcu Brezilyalı Pele’dir; evet, doğru ama Brezilyalılara göre de dünyanın en iyi futbolcusu Mane’dir.

Alkol, futbol, aşk… Hiçbirini diğerinden ayıramadı. 49 yaşında öldü. Sevenleri mezar taşına şunu yazdı: O çok tatlı bir çocuktu, kuşlarla konuşurdu

Belleklerde kalanlar…

  • Garrincha da bir lâkap: Portekizcede “küçük kuş” demektir.
  • Milli takımda 60 maç oynamıştır. 52 galibiyet, 7 beraberlik, 1 yenilgi… Yenilgiyi Macaristan’a karşı alırlar ve Mane o maçtan sonra futbolu bırakmıştır.
  • 10’u kız, 3’ü erkek olmak üzere 13 çocuğu vardır.
  • Zekâ geriliği sebebiyle geçtiği sağlık kontrollerinden netice olarak otobüs şoförü bile olamaz neticesi çıkmıştır.
  • Sol bacağında 6 cm’lik bir kısalma söz konusudur; buna rağmen şu ana kadar dünyanın en hızlı sağ beklerinden biri olmuştur.
  • Futbolu yalnızca Brezilya’dan ibaret görmüştür, Fransa’da oynamak için yalnızca hazırlık maçlarına dayanabilmiştir.
  • Ölümünün müsebbibi alkol olmuştur; hakeza bir trafik kazasında kayınvalidesini kaybetmiştir. Bundan ötürü duyduğu hicapla intihar etmek istemiştir. Denemiş, fakat başarılı olamamıştır.[son]


Yorum yok

Ekleyin