Kürdistan’ın manevi başkenti

|

Kızıldere’de Mahir’e, sehpada Deniz’e, Amed zindanında İbo’yla Mazlum’a, Kürdistan dağlarında Delil’le Kemal’e, Kızılay’da Ethem’e, Gülsuyu’nda Ferit’e bağlıdır yolu Dersim’in, uzlaşmalara değil. Çünkü acıları gerçektir. Nizamettin Ariç’ten Dayê Dayê’yi dinleyin, gerçek acıyı tanıyacaksınız.

Kurdistan_in_Manevi_Baskenti_Dersim - Kopya

Farsça, Kürtçe ve Türkçe şiirler yazan Dersim önderi Ali Şêr‘in, karısına –savaşkan Dersim kadını Zarife’ye– adadığı bir Türkçe şiiri vardır.1 Son dörtlüğü şöyle der.

Aslanlar yurdudur tilkiler girmez
Gerçekler sırrıdır akıllar ermez
Kürdistan gülüdür zalimler dermez
Onlara bağlıdır yolu Dersim’in

Muhtemel ki dünyanın en uzun ve en sürekli isyanlar dizisini gerçekleştiren coğrafyası Dersim2, Makyavelli‘nin aslanı olduğu ama tilkisi olmayı reddettiği için yüzyıllardır hangi iktidar gelirse gelsin, zulüm gördü.

Ama yalnızca mazlum olmadı. Direndi, isyan etti, savaştı.

Vakit 20’inci yüzyıl olduğunda o 1000 yıllık isyan geleneği –“gelenek” fazla klişe geldiyse– isyan huyu, alışkanlığı; Marksist-Leninistleri’n şahsında kendine bir ifade buldu. Devrim şehitliklerinde ve “ünlü mapushanelerinde” yurdumun en çok Dersimliler yatsa gerek…

Dersim’in aslanları

Dersim dününü güne taşırken, içinden önce –bugün artık şiirleri ve geçmişi dışında bize ait hiçbir yanı kalmayan– Kemal Burkay’ları çıkardı.

Hemen yakın köyden Hüseyin Cevahir’i kurtuluş ve sınıf savaşının dikilitaşına kazıdı.

Çorumlu Türk İbrahim Kaypakkaya’yı, Samsunlu Çerkez Mahir Çayan addedip, bağrına bastı3; 38 şehitlerinin torunu Ali Haydar’ını ona emanet etti.

Sonra zaten dağlar İboların, Mahirlerin, Denizlerin yoldaşlarıyla doldu taştı.

80 karanlığına binlerce evlat verdi, ama Cevahir’in köyünün yanı başından Mazlum ve Delil Doğan’ı çıkardı.

Tüm Kürdistan’ın hemşerisi

Kürdistan’ın neresine gittiysem “Dersimliyim” dediğimde tek bir cevapla karşılaşırım: “Ser seran ser çavan.” Amed siyasi başkentimizse Dersim manevi başkentimizdir ve tüm Kürdistan, Dersimlileri hemşerisi sayar. Zulümleri ve zalimleri o denli ortaktır ki…

Fakat Dersim’e “haksızlık” yalnızca düşmanlarından gelmemiştir. Dostları da bu dünyanın en ezilmiş ve en asi halkını, mesela kıytırık seçim sonuçlarına dayanarak, mesela “celladına âşık” ilan edebilmiştir. Bu ilan cellatla barışmaya, uzlaşmaya çalışanlardan gelince her şey daha da şizofrenik hale gelir.

“Onlar’a bağlıdır yolu Dersim’in”

İsyan eden herkesi bağrına basan Dersim’i, devrimci yurtsever gerillaları sahiplendi, haklı gerilla savaşına oğullarını kızlarını verdi diye kendi malı oldu sananlar, fırsatı bulunca oklarını Dersimlilere yönelttiler; hem de epey beceriksizce yürüttükleri düzen politikası içindeki sarsak adımlarını desteklemedi diye.

Aşağılayıcı uzlaşmalara, yalancı barışlara değil, Ali Şêr’in 40 yıl önceden müjdelediği Onlar’a bağlıdır yolu Dersim’in.
Oysa Dersim şu siyaseti, bu örgütü desteklemez, isyanı destekler, devrimi destekler. O siyasetler isyan ve devrim rayında kaldıkları sürece Dersimli onlara kanını, canını, ruhunu verir. Raydan çıkanları da tez vakitte yüreğinden çıkarır.

Çünkü aşağılayıcı uzlaşmalara, yalancı barışlara değil, Ali Şêr’in 40 yıl önceden müjdelediği Onlar’a bağlıdır yolu Dersim’in. Kızıldere’de Mahir’e, sehpada Deniz’e, Amed zindanında İbo’yla Mazlum’a, Kürdistan dağlarında Delil’le Kemal’e, Kızılay’da Ethem’e, Gülsuyu’nda Ferit’e bağlıdır.

Çünkü gerçektir acısı Dersim’in

Gerçek acılar kolay unutulmaz. O acıları çektirenler de…

Zaza kültürüne has o çok yalın o çok güçlü ezgilerin en güzellerinden biri Hiris u heşta’ya, Otuz Sekiz’e bir ağıttır.

Dayê Dayê’yi Nizamettin Ariç’in bu üstün yorumundan dinleyen, o acıların ne denli gerçek olduğunu görür zaten. yazisonuikonu

  1. Çok da güzel bir türküsü vardır, ama web’de bulamadım…. demiştim ki bir arkadaş bir versiyonunu buldu. Ben Baran’dan dinlemiştim, ve çok iyiydi. Ama şarkı budur.
  2. Kültür Bakanlığı yayını olan bir kitapta Akkoyunlular dönemindeki bir Dersim isyanından bahsedildiğini okumuştum.
  3. Bu anekdotu Muzaffer Oruçoğlu Tohum romanında anlatır. Dersim köylüleri Mahirlerin Kızıldere’de öldüğüne inanmaz, İbrahimlerin aslında Mahirler olduğunu, isim değiştirip Dersim dağlarına çıktıklarına inanır.


Bir yorum

Ekleyin
  1. Dersim katliamı ve Mustafa Kemal

    […] Bu katliama rağmen Dersim halkı teslim alınamadı. Hala daha inançlarını sürdürmeye devam ediyorlar. Hala daha haksızlıklara karşı tavır almayı elden bırakmıyorlar. Diz çökmeyen sadece Seyit Rıza olmadı. Dersim halkı bir bütün olarak bugüne kadar yaşadıkları baskı ve katliamlara diz çöküp boyun eğmediler. […]


Yeni yorum ekleyin.