Kürdistan – Heval Metirse

Gönül Sarıçiçek |

Lakin biz biliriz

Gözleri iki yabancı şehir değildir halkların

cizre

Kürdistan

Vahşi gözbebeğinde çölün

Ey anımsadığım doğu

Boynumda huzursuz dili unutuşun

Yüzü yanık kölesiyim pazar yerinin

Kızaran sessizliği gülün

Güzel kılmaya zehrini ışığın

Karın yandığı gündü

Göverdi mayıs susuz

Gözlüğünü alnına kaldırdı Cudi

Yakından baktı bir de:

Irmakların ve taşların dilinde

Sen bir açılmasın

Gülde sonsuz bir uzak

Gülcüde esmer bir kendilik

Omzundaki yarandan öptürüyorsun Kürdistan

Ey ulaşılmaz son ve başlangıç

İlk karı gerçeğin

Ölümün elini sıkıp merhaba diyen bir çocuksun sen

Çocukluğunu kaçıransın yetişkinliğinden

Dişlerinin arasında süreklidir ayrılık

Çölü alırsın koynuna her gece

Çöl geçilmeyen sendeki arkadaşlar, gül ve dağ

Örter içimizi kanatları, okunmayan şiirinin

Ölülerimizin başında sen yalnız

Ve haberciye söyleyin, diyorsun

Kırdılar diye mezarlarını

Ölülerimden vaz mı geçecektim

 

Heval Metirse

Işıksız ve köpeksiz evlerde

Ölür kıyı olur o doğu

Ajanslarda mermiler ve spiker hep haklı

Düz burunlu patronların elleri

İki kalçasını ayırıyorken kapitalin

Cibali’de tütün saran kadınlar

Tarih sofrasında

Bir ağaçtan süzülen yağmurdur o kadar

Lakin biz biliriz

Gözleri iki yabancı şehir değildir halkların

Güneşin Ay’a senet kestiği görülmüş müdür

Yahut Cizre’nin sırtını döndüğü Holocaust’a?

Bir daha dönmez, dönemez oğullar ve kızlar verilir

Dicle kıyısı değildir bu defaki

Ya da eski bir tanıdık kaya menzili

Beşikte vurulan Allah’tır artık

Ah ne büyük utançtır egede

Sabah musluğa uzanan elimin sustukları

Ve ne uzun bir yoldur telefondaki ses:

Heval metirse!



Yorum yok

Ekleyin