Kadınlar, siyaset ve ötesi

Yonca Alemdar |

Meclisi %18’i, belediye başkanlarının %3.3’ü, muhtarların ise yalnızca %1.25’i kadın. Ama Cumhurbaşkanı’nın sözünü kesip hesap soran, “Biz muhbir olmayız” diyenler de yalnızca onlardan çıkıyor. Çünkü kadın barıştır, kadın adalettir, kadın yaşamdır.

Siyaset ve kadınlar?

Siyaset ve kadınlar mı dediniz?

Türkiye’de siyasal yaşam, erkeklerin belirlediği ve dayattığı normlara göre şekilleniyor. Siyaseti erkek işi görenler, kadınları siyasal yaşamda yok saymayı tercih ediyor. Bu eril bakış açısıyla cinsiyet eşitsizliğini ve kadın düşmanlığını içselleştiren toplum, kadınları siyasetten itinayla uzak tutuyor.

TBMM’de kadın temsiliyeti %18!

Siyasetten dışlanan kadınları, gerek yerel yönetimlerde gerekse TBMM’de yeterli oranda temsil edilemiyor. Türkiye nüfusunun yüzde 50’sini oluşturan kadınların siyasi temsilinin de yüzde 50 olması beklenirken TBMM’deki kadın temsiliyeti ‘kritik eşik’ olarak nitelendirilen yüzde 33’ün bile çok altında kalıyor. Örneğin, Haziran 2015 genel seçimi sonucunda TBMM’de 453 erkek ve sadece 97 Kadın milletvekili yer alabiliyor. Kadın milletvekillerinin temsiliyeti yüzde 18 oranında takılı kalıyor.

Meclisteki kadın vekiller

1 Kasım 2015 erken seçiminde seçilebilecek yerlerde aday gösterilen kadınların sayısında küçük bir artış olmakla birlikte TBMM’ye yansımasında herhangi bir değişiklik olmayacağı öngörülebiliyoruz.

Kadınların yer almadığı siyasi ortamda, toplumsal cinsiyet eşitsizliğini gidermek, kadınları koruyan eşitlikçi yasalar çıkarmak, kadın dostu uygulamaları hayata geçirmek neredeyse imkânsızlaşıyor.

Yerel Yönetimlerde Kadınlar: Kadın Belediye Başkanları

TBMM’deki yüzde 18’lik orana benzer bir tabloyu yerel yönetimlerdeki kadın temsiliyetine de görüyoruz. 2014 yerel seçiminde; oy pusulalarında yer alan belediye başkan adaylarının sadece yüzde 3.3’ü kadınlardan oluştu (yüzde 96.7‘si erkek). Seçim sonucunda; 81 ilden 3’ü büyükşehir olmak üzere sadece 4 ilin belediye başkanı kadın olabildi. 3 büyükşehirde; Diyarbakır-Gültan Kışanak, Aydın-Özlem Çerçioğlu ve Antep-Fatma Şahin belediye başkanı olurken, büyükşehir olmayan Hakkâri’de Dilek Hatipoğlu belediye başkanı seçildi.

belediye başkanı kadınlar

81 ilden yalnızca 4’ünün belediye başkanı kadın.

622 kadın muhtar: %1.25

Son dönemde sıklıkla saraya davet edilmeleriyle revaçta olan muhtarların arasında da kadın temsiliyeti oldukça düşük. Türkiye Muhtarlar Konfederasyonu verilerine göre; 49.777 muhtarın sadece 622’si kadın. Bu rakamlar kadın muhtarların temsiliyetinin yüzde 1.25’e kadar düştüğünü gösteriyor. Toplam 15 kentte hiç kadın muhtar bulunmuyor. 10 kentte ise sadece bir (1) kadın muhtar görev yapıyor. En çok kadın muhtarın görev yaptığı kentler İstanbul, Ankara ve İzmir.

Kadın Muhtarlar ve Saray toplantıları

Türkiye’nin dört bir yanından muhtarlar bugüne kadar tam 10 kez Cumhurbaşkanı’nın davetiyle sarayda ağırlandılar. Peki, muhtarların arasında yüzde 1.25 oranında temsil edilen kadınlar, saray buluşmalarında nasıl yer aldılar?

Saraydaki muhtar toplantılarına AKP’ye yakın isimlerin seçildiğini, muhtar listelerinin AKP’nin mahallelerde aldığı oy sıralamasına göre AKP il-ilçe örgütleri tarafından hazırlandığını biliyoruz. Peki, tüm cinsiyet, siyaset ve AKP engellerini aşan kadın muhtarlar malum toplantılarda neler yaşıyor?

  • Bildiğimiz üzere, muhtarlar genellikle kendi imkânlarıyla Ankara’ya geliyor. Geliş-gidiş ve konaklama gibi tüm masraflarını kendi ceplerinden karşılıyorlar.
  • Saray girişinde sıkı bir aramadan geçirilerek, fotoğraf makinası ve cep telefonlarına el konuluyor. Saray çevresinde fotoğraf çekilmesine izin verilmiyor.
  • Son muhtarlar toplantısında cumhurbaşkanının isteği üzerine muhtarların sigara paketlerine el konulduğunu da medyadan öğreniyoruz.
  • Muhtarlar yaklaşık bir saat süren cumhurbaşkanı konuşmasını dinlemek üzere toplantı salonuna alınıyor. Konuşma, muhtarların sorunlarını dinleyip, çözümler ürettiği bir içerikten ziyade daha çok TBMM grup toplantısı havasında geçiyor, bu toplantılarda medyaya görüntü ve kamuoyuna siyasi mesajlar veriliyor.
  • Siyasi monolog aşaması tamamlandıktan sonra muhtarlarla fotoğraflar çekiliyor.
"Adam gibi!" siyaset.

“Adam gibi!” siyaset.

Bu aşamaya kadar ortalıkta görülmeyen yüzde 1.25’lik kadın muhtarlar işte tam bu esnada ortaya çıkıyor. Kadın muhtarlar, fotoğraf çekimi esnasında cumhurbaşkanıyla birlikte görüntü vermeleri için önlere davet ediliyor. Kadın muhtarlar adeta bir süs gibi kullanılarak cumhurbaşkanının siyasi propaganda malzemesi haline getiriliyorlar.

Saray ziyaretlerinde kadın muhtarların durumunu bir foto-analiz ile inceleyelimkadin-muhtarlar-foto-analiz

Kadın muhtarların süs aşaması dışında söz alabildiği tek durum, bir kadın muhtarın Özgecan Aslan‘ın katledilmesiyle ilgili olarak Cumhurbaşkanı’nın sözünü keserek “Torunlarımı nasıl okula göndereyim? Nasıl dışarı çıkartayım? Nasıl çalıştırayım?” diye serzenişte bulunmasıyla yaşandı.

Cumhurbaşkanı “Hiç çekinme okutmaya devam et,” diyerek cevapladı. Cevaptan tatmin olmayan kadın muhtar sorusunu yineleyince Cumhurbaşkanı bu kez “Bacım üstüne üstüne gideceğiz,” yanıtıyla kadın muhtarın serzenişini geçiştirdi.

Şubat2015Kadınmuhtarnasılokutayım

Özgecan ile ilgili olarak Cumhurbaşkanı’nın sözünü kesen kadın muhtar: “Torunlarımı nasıl okula göndereyim? Nasıl dışarı çıkartayım? Nasıl çalıştırayım?”

Kadın Muhtarlar susmuyor: “Bizden muhbir olmamız istenemez!

Yüzde 1.25’lik zayıf temsiliyetlerine karşın, Cumhurbaşkanının muhtarlara yaptığı “muhbirlik” teklifine ilk ses çıkaranlar yine kadın muhtarlar oldular. İstanbul Taksim Gümüşsuyu muhtarı Çiğdem Nalbantoğlu basına verdiği demeçte uyardı:

Bizden muhbir olmamız istenemez. Biz seçilmiş kişileriz. Herkese eşit mesafede durmak zorundayız. Biz devletle mahalleli arasında köprü kuran kişileriz. Görevimiz sadece ikametgâh kâğıdı vermek değil. Biz mahallenin ihtiyaçlarını gözetir, onları korur kollarız, ancak onları ihbar etmeyiz. Nalbantoğlu röportajında “Cumhurbaşkanının talimatıyla kişilerin bilgileri paylaşan muhtarlar etik dışı davranmanın ötesinde suç işlemektedirler.

Ankara Çankaya Mebusevleri Muhtarı Sevim Özdoğan da kendisinin kolluk kuvveti olmadığını belirterek yasal belge olmadan hiç kimsenin bilgilerini paylaşmayacağını belirtti:

2006’dan bu yana ikametgâh bilgileri nüfus müdürlüklerince toplanıyor. Tüm bilgiler ulusal veri bankasından paylaşılarak, kamu kurumlarının faydalanabilmesini sağlanıyor. Kolluk kuvvetlerinin ulaşabildiği bilgileri paylaşmamızı isteyen Cumhurbaşkanı bizden tam olarak ne istiyor, bilmiyoruz?

Eril samimiyetsizliğe karşı kadın temsiliyetinde ısrar

Görüldüğü üzere Türkiye’nin kadın ve siyaset portresi hiç iç açıcı değil. Siyasetin her aşamasında kadınların temsiliyetinin arttırılmasında ısrarcı olmak yine bize düşüyor.

Kadınların siyasette yer almalarını teşvik etmek, kadın adayları güçlendirmek, siyasette eşit temsiliyeti sağlamak zorundayız.

Toplumsal cinsiyet eşitsizliğini gidermek, kadınları koruyan eşitlikçi yasaları çıkarmak, kadın dostu uygulamaları hayata geçirmek için kadınların siyasette hak ettiği temsiliyeti kazanmaları gerekiyor.

Kadınların siyasi alanda hak ettikleri temsiliyete kavuşabilmesi için kadınların siyasete katılımını arttırmaya yönelik çalışmalarıyla öne çıkan kurum ve sivil toplum örgütlerine kulak vermeliyiz. Siyaset arenasında kadınlara sadece propaganda amacıyla yer verilmesine, süs niyetine etrafta bulundurulmasına ve kadınlar üzerinden yürütülen bu eril samimiyetsizliğe karşı durmak zorundayız.

Kadın barıştır, kadın adalettir, kadın yaşamdır.

Kadınların yer almadığı siyasi ortamda ne barıştan, ne adaletten ne de eşitlikçi bir yaşamdan bahsetmek söz konusu değildir.

Kadın, Yaşam, Özgürlük! Jin, Jiyan, Azadi! yazisonuikonu

@ozclovera



Yorum yok

Ekleyin