“İyiyim” demeye utandım

Mehmet Özer |

Yer ayaklarımın altında kaymaya başladı. Alandan sendeleyerek ayrıldım.
Ardı ardına onlarca telefon geldi “ nasılsın?” İyiyim demeye utandım.

Fotoğraf: Mehmet Özer

Fotoğraf: Mehmet Özer

Dün her şey üst üste geldi. Sabah ODTÜ Mezunları Derneği Fotoğraf Kulübü öğrencilerimle ODTÜ ormanında fotoğraf çekim gezisine gittik. Bahar badem çiçekleri, çiğdem çiçekleriyle gülümsüyordu. Güzel ve yorucu bir sabahtı.

Öğleden sonra saat 13.00’de Kuğulu Park’ta toplandık. Munzur dereleri, yaylaları dayanışmaya çağırmıştı. Sermayenin göz diktiği hayatımızı korumak için suları yaylaları dağları tepeleri birleştiriyorduk. Konuşmalar oldu. Horon kuruldu tulumun sesi parkta yankılandı.

Saat 16.30 gibi Murat geldi büroma. Atölyemizin Gözaltında Kayıplar kitabını son kez gözden geçiriyoruz. Akşam ÇSM’de Çağdaş Gazeteciler Derneğinin ödül töreni var. Kızım Çınar ödül töreninin sunumunu yapacak, ben de fotoğraflarını çekecektim. Saat 19.00 da orada olmalıydım. 18.40 gibi Çınar’a gitmek için hızla çıktım bürodan. Karanfil sokağın başındaki Ziraat Bankası’ndan borç yol parası almak için kuyruğa girdim. Önümde gençler var, işi yavaştan alıyorlar, sinirlendim. Bir an evvel bankamatikten ayrılıp Güvenpark’ın önünden bir taksiye binmeliyim. Gök gürültüsüyle sarsıldık. Bomba patlamıştı. Korkuyla bankanın önüne sığınan insanlara “panik yapmayın, yere çömelin” dedim. Sesin geldiği yöne doğru koşmaya başladım.

Kırılan camlar sokağı kaplamıştı, insanlar panik halde kaçışıyordu. Üst katlardan düşen camlardan yaralanan insanlar vardı. “Sakin olun, güvenli yerlere sığının” diye bağırdım. Metronun Yüksel çıkışına geldiğimde Güvenpark’ın önünde, Atatürk Bulvarı’nın üzerinde iki aracın yanmakta olduğunu gördüm. Genellikle hep buradan taksiye binerdim. Çınar ağacının gövdesine dokunur bir zaman heybetli gövdesine ve dallarına bakardım. Şimdi can pazarına tanıklık ediyordu. Fotoğraf makinem yanımdaydı. 70×300 objektifimi taktım. Hızla ASA değerini yükseltim. Olmadı flaşımı çıkarıp yanan araçları çekmeye başladım. Bir anda fotoğraf çekmeyi bırakıp yanan araçların olduğu bölgeye doğru koştum. Bir iki insan daha vardı. Yanan araçlara yaklaşamadık. Otobüsün içinde yaralılar vardı, arka kapısındaki demiri bir başkasının yardımıyla kırıp arka kapıdan iki yaralı çıkardık. Otobüs durağında bekleyenler savrulmuştu. Kan içindeydiler. Onlara “ dayanın bakın ambülanslar geldi, bırakmayın kendinizi” diye seslendim. Ambülanslar ve itfaiye geldi. Yaralıları onlara gösterip geri çekildim. Yeniden fotoğraf çekmeye başladım.

Ve “nihayet” polis alana girdi ve bizi alandan çıkardı.
Yer ayaklarımın altında kaymaya başladı. Alandan sendeleyerek ayrıldım.
Ardı ardına onlarca telefon geldi “ nasılsın?” “İyiyim” demeye utandım.

Mehmet Özer
14 Mart 2016 Sabah / Ankara



Yorum yok

Ekleyin