IŞİD ve meşruluk

Cahit Zor |

Hem ilerici, yurtsever devrimci olup hem ABD’nin kara gücü olmayı, kimseye açıklayamazsın, doğruluğuna çocukları bile ikna edemezsin.
Ama eğer IŞİD’e karşı savaşıyorsan?

Çizim: Carlos Latuff

Çizim: Carlos Latuff

Mafyanın bilinen eski bir yöntemidir. Bir işyerini haraca bağlamak için en haydutlarından birkaç tane adamını yollar. Mekanı darmadağan eder, mekanın sahibini döver, hırpalar. Gözünü korkutur. Ve sonrasında mafyanın başka adamları aynı mekana gider, az önce darmadağan edilen mekanın sahibine kendisini korumayı teklif eder.  Mekanın sahibi kabul eder ve haraca bağlanır.

Evet, ABD 1 bir emperyalist mafyadır.

Irak’ın işgalinden sonra ABD askerlerinin kafalarını kesmesiyle sesini duyuran ve liderleri ABD bombardımanında öldükten sonra  hizaya getirilen IŞİD, bugün ortadoğu ve Kuzey Afrika’da ABD’nin politikalarına hizmet edecek hale getirildi.  Özellikle Ortadoğu’yu çıkarlarına göre yeniden  şekillendirme işini IŞİD üzerinden hayata geçiriyor ABD.

Sırayla IrakAfganistan ve en son Libya’yı, işgal ederek hizaya getiremediğine tüm dünya şahitlik etti. Masa başında yaptıkları hesaplar bir şekilde halklara çarptı  ve istedikleri “istikrar”a hiçbir yerde ulaşamadılar.  ABD’nin  emperyalist politikaları istediği gibi hayat bulmaması Suriye’de farklı yöntemler kullanma zaruriyetini  beraberinde getirdi. Kendilerinin de dillendirdiğine göre Suriye’de Irak, Afganistan veya Libya’da  düştükleri hataya düşmeyeceklerdi.  Suriye’de yeni bir yöntem denenecekti.

ABD’nin Suriye politikası; direk yada dolaylı, emperyalizmin kullanımında olan veya kullanılmaya elverişli olan örgütleri meşru Suriye yönetimine karşı savaştırmak diye kısaca özetlenebilir. Bu şekilde Suriye rejimini yıkmak yada işbirlikçileştirmek ABD emperyalizminin asıl hedefidir…  Bu aynı zamanda Büyük Ortadoğu Projesi’nin de başarı ile devam etmesi anlamına gelecektir.

Fakat ;

Büyük Ortadoğu Projesinin (BOP) gelip tıkandığı yer haline geldi Suriye rejiminin yıkılmaması.

Her fırsatta B.O.P. un  eşbaşkanlığını yapmakla övünen emperyalizmin sadık uşağı  R. Tayyip Erdoğan’ın  “iki hafta sonra Şam’da Cuma namazı kılma” hayalleri de Suriye Halkı’nın direnişine tosladı. Eşbaşkanlığını yaptığı B.O.P. un yürümemesi  R.T.E’yi de emperyalizm tarafından kullanılamaz hale getiriyordu ki bu kendisinin iktidarı kaybetmesi anlamına geliyordu. (Suriye’nin direnişine karşı sahibinden daha saldırgan olmasının sebebi de budur işin aslında.  İktidarı kaybettiğinde başına gelebileceklerin farkında oluşu ise ayrı bir konudur.)

Önce kendi yarattıkları canavarı salacak halkların üzerine. Sonra tüm dünyaya vahşice katliam görüntülerini seyrettirecek. Ardındanda KURTARICI! olacak. Marksist Leninistlerin “ABD emperyalizmi İŞİD üzerinden Ortadoğu’yu dizayn ediyor” diye ifade ettikleri durum tam budur.

2011 den beri ordusuyla, milisleriyle ve mahalli örgütlenmeleri ile direnen Suriye Halkı’nı teslim almak için her yöntemi deneyen ama bi türlü istediği sonucu elde edemeyen  emperyalizm  günübirlik taktik değişiklikler yapmak zorunda kaldı. Kâh El-nusra’yı ön plana çıkardı, kâh ÖSO’yu.  Bi dönem El-nusra’nın Suriye halkını katledişini izlettirdiler dünyaya, bi dönem  ÖSO bileşenlerinden başka bir cani örgütün. Sonra gene El-nusra, gene ÖSO…  tabiki bu örgütlere verilen destekler için  Türkiye, Katar, Suudi Arabistan gibi ABD uşağı devletler kullanıldı. Özellikle AKP, sahibine yaranmak isteyen köpek misali ABD’nin Suriye’de muzaffer olabilmesi için katiller sürüsünü besleyip donatarak her türlü desteğini sunmuştur.

Sonrası herkesin hatırlayacağı gibi IŞİD canilerinin ortaya çıkarılışı. Bir anda güçlenişi. Muazzam silah gücüne çok kısa zamanda ulaşması. Ve dünyaya ne kadar insanlık dışı katil ve vahşi olduğunu gösteren videoların servis edilişi… Vahşice, insanların kafalarını kesen, çoluk çocuk demeden katleden, kadınları köle pazarlarında satan bir güce karşı ABD “müdahale” edecek.   Vahşi  IŞİD ile mücadele görüntüsünde Suriye topraklarına nüfuz edecek!  Yani Suriye’yi teslim almak veya hizaya getirmek nihai hedefine uygun müdahalelerde bulunacak. Kendi yarattıkları  “IŞİD gibi vahşi bir örgütten kurtarıyorum” meşru zemininden faydalanabildiği kadar faydalanacak…

Önce kendi yarattıkları canavarı salacak halkların üzerine. Sonra  tüm dünyaya vahşice katliam görüntülerini  seyrettirecek.  Ardındanda KURTARICI! olacak. Marksist Leninistlerin “ABD emperyalizmi İŞİD üzerinden Ortadoğu’yu dizayn ediyor”  diye ifade ettikleri durum tam budur.

IŞİD’e karşı olma görüntüsüyle meşruluk arayışı

Örgütler, devletler, normal şartlarda yapmaktan imtina ettikleri ya da çekecekleri tepkilerden çekindiklerinden yapamadıkları ya da yapmadıkları  şeyleri IŞİD’e karşı yapılıyormuş görüntüsü vererek meşruluk kazandırıyorlar.

Mesela;

Almanya’da naziler İslam karşıtı yürüyüş düzenledi.

Almanya kendilerine "Selefilere Karşı Holiganlar (HoGeSa) adını veren ırkçı grubun yürüyüşünden.

Almanya kendilerine “Selefilere Karşı Holiganlar (HoGeSa) adını veren ırkçı grubun yürüyüşünden.

İŞİD ve diğer selefi örgütlerin katliamlarına karşıymış görüntüsünde yapılan ırkçı-faşist olduğu tartışma götürmez bir yürüyüştü bu.  İnsanlik düşmani naziler, ellerinde milyonlarlarca insanin kani ile bir diğer insanlik düşmanini kullanarak  yürüyüş yapiyor, insanlik ayibi olarak anilmaktan kurtulup tekrar meşruluk kazanmaya çalişiyorlar. Böylece normal zamanlardaki İslam karşıtlığının alacağı tepkinin  de  önünü almış  oluyorlar IŞİD’İ kullanarak.

30 yılı aşkın sürdürdüğü silahlı  mücadeleyle kazandığı meşruiyeti ABD  emperyalizminin Suriye politikasında rol alması  için yeterli omadığının farkında olan PKK-PYD2 de    IŞİD ile savaşma meşruiyetini keşfetti. Böylece ABD nin IŞİD üzerinden Suriye’ye şekil verme operasyonuna dahil oldu. Zira  30 yıllık silahlı mücadeleden sahip olduğu meşruluk ile bu projeye dahil olamayacağını kestirmek öyle zor olmasa gerek.  ABD havadan PYD-YPG karadan  IŞİD’den arındırmak adına Suriye’nin kuzeyine yerleşildi diyebiliriz.  Bu arada arazide, ABD nin kullandığı diğer islamcı örgütlerden daha verimli olunduğu görüldü ki hemen PKK ‘nin terör örgütleri listesinden çıkarılması dünya kulislerinde konuşulur hale geldi.

Türkiye’de “sol” olmanın, ilerici, yurtsever olmanın ölçüsüdür emperyalizme karşı olmak. ABD’ ye karşı olmayan halktan yana olamaz.  %90’ının ABD ye düşman olduğu bir ülkede ABD ye karşı mücadele edip etmemek devrimciliğin turnusoludur.

Belki dünyanın başka bir yerlerinde hem Amerikancı hem solcu geçinilebilir. Ama ülkemizde   bu mümkün değildir.  Hem ilerici, yurtsever devrimci  olup hem ABD’nin kara gücü olmayı, kimseye açıklayamazsın, doğruluğuna çocukları bile ikna edemezsin.

Ama eğer IŞİD’e karşı  savaşıyorsan?

“Ne yapalım, silah olmadan IŞİD ile savaşamayız” mazereti ile ABD’nin kara gücü olmayı şimdilik mazur gösterebilirsin belki. Yaşananların aslının; Suriye topraklarının IŞİD üzerinden, PKK- PYD eliyle işgal edilmesi olduğunu gizleyebilirsin.
Dönemsel de olsa oluşturulan meşruluk  ABD ile işbirliğinin halktan alacağı  tepkiyi törpüleyebilir,  “ne yapalım, silah olmadan IŞİD ile savaşamayız” mazereti ile ABD’nin kara gücü olmayı şimdilik mazur gösterebilirsin belki. Yaşananların aslının; Suriye topraklarının IŞİD  üzerinden, PKK- PYD eliyle işgal edilmesi olduğunu gizleyebilirsin.  ABD emperyalizmi adına işgal hem de.  Bunu görmek için ortalık yeterince duruldu.  ABD kimseye kara kaşı kara gözü için silah  yada herhangi bir yardımda bulunmaz, bunu bütün dünya bilir.  Yürütülmeye çalışılan projeye uygun herşey.  “Eşme ruhu”na uygun mudur şimdilik bunu söylemek pek mümkün değil ama Büyük Ortadoğu Projesi’nin ruhuna uygun. (Burada konu PYD-PKK olduğundan, ÖSO ve diğer örgütlerden değinmeye gerek yok )

PKK, IŞİD henüz siyaset sahnesinde piyon olarak yerini almadan önce bile ABD’nin Ortadoğu politikalarına karşı olmadıklarını defalarca, örgütün her kademesinden dile getirdi. ABD’nin bölgede istediği düzenlemeyi yapmasında bir sakınca yoktu. Sadece düzenlemeler yapılırken kendilerine rol verilmesini istiyorlardı. Zaten “kürtlerin hesaba katılmadığı hiçbir projenin yaşama şansı yoktur” du.   Ama ABD ye göre  kürt hareketini bölgede çıkarları için kullanmasını gerektirecek koşullar henüz oluşmadığından bu çağrılar hep havada kaldı, değerlendirilmedi.

PKK-PYD için IŞİD’e karşı mücadele adı altında ABD’nin yanında yer alma fırsatına balıklama dalması hiç şaşırtıcı değildir.  ABD’nin kara gücü olmanın PKK kuyrukçusu oportünist  solun da kaçırmayacağı fırsat olduğunu pratiklerinden gördük. “ABD yi alkışlamak için henüz erken” denildiğinde Kobanê’ye dadanan IŞİD katillerine karşı savaşan bölge halkı ve YPG güçlerine ilk ABD “yardım”ları ulaştırılmıştı. Evet bölge İŞİD’ten arındırılıyordu. Ama mafyanın haraca bağlama operasyonu için önemli adım da  böylece atılmıştı. ABD nin bölgeye yerleşmesine de göz yumulmuştu ve buna kimsenin itirazı yoktu.  ÖSO vs. güçlerle başaramadığını  YPG-PYD ve kuyrukçusu oportünist örgütleri kullanarak başarmıştı ABD.

Hani ABD emperyalistlerinin akıttığı dünya halklarının kanından haberdar olmasak bize de yutturacaklar bu senaryoyu ama,  ABD aynı ABD. Katliamcı. İşgalci. Tecavüzcü. Kurulduğundan beri milyonlarca insanın katledilmesinin, dünyada yaşanan açlığın yoksulluğun baş sorumlusu.

Tabi IŞİD üzerinden işini yürütenlere en son AKP de eklendi.

Duyun da inanmayın !

Evet evet. Yanlış duymadınız. AKP de IŞİD’e karşı !

Az çok gündemi takip eden  biri şu soruları  sorar :

  • Ama nasıl yapacaklar ki bunu ?
  • AKP değil mi  IŞİD’in bu hale gelmesini sağlayan?
  • Sahip olduğu askeri gücün AKP’nin yolladığı silahlardan  olduğunu tüm dünya biliyor?
  • Bikaç ay öncesine kadar terörist bile dememişleri  ama?
  • Hatta birkaç öfkeli, kırgın gencin tepkisinin toplamı da dediler?
  • Halka nasıl yutturacaklar IŞİD’e savaş açtıklarını ?
AKP Hükümeti'nin IŞİD operasyonu

AKP Hükümeti’nin IŞİD operasyonu

AKP IŞİD üzerinden halka, devrimcilere ve muhalefete, yani kendisinden olmayan herkese saldırıyor.  Göstermelik birkaç IŞİD liyi gözaltına alarak süslediği operasyonda 1300’ü aşkın gözaltı yapıldı ilk 4 gün. Bunların birkaç tanesi ön kapıdan girip arka kapıdan çıkan IŞİD mahlukatları, bunların dışında geri kalanların tümü PKK, DHKP-C ve diğer sol örgütlerden. Açıkça ve acemice IŞİD üzerinden devrimcilere ve muhalefete saldırıyor.  Kimden kaç gözaltı kimden kaç tutuklama olduğu net değil henüz ama tutuklanan IŞİD’li sayısı iki haneli rakamlara bile ulaşmış değil.

AKP’nin bir operasyonla kaç kuşu vurabileceğini zannettiğine bi bakarmısınız ;

  1. Suruç Katliamı’nın üzerini kapatacak sözüm ona. Çünkü suçlu ! (Patlamanın yapıldığı esnada ve yerde birtek polisin olmamasından dahi AKP’nin bu patlamadan habersiz olduğunun düşünülmesi en azından saflık olur.)
  2. Operasyon yapıyorum diyecek ve tüm dünyada adının IŞİD’le özdeş hale gelmesinden kurtulmuş olacak.
  3. Halka ve devrimcilere baskıyı arttıracak.
  4. Muhalefeti susturup sindirecek.
  5. PKK’yi silah bırakma meselesinde istediği hizaya getirecek.
  6. Kürt halkına saldırarak MHP’nin oylarından olası erken seçim için oy devşirecek.
  7. Aklı sıra IŞİD’in ve DHKP-C, PKK, MLKP gibi örgütlerin aynı cerçevede tartışılmasını sağlayacak, sinsice devrimci, yurtsever, halkın örgütlerinin meşruluğunu IŞİD meşruluğuna indirecekler…  daha neler neler…

Tüm dünya ahmak, bir tek akıllı AKP. Tayyip Erdoğan! IŞİD’e değil ama alçakça devrimcilere ve halkın örgütlerine saldırıyor korkak!!! Ötesi yalan.

Yukarıda IŞİD üzerinden hayata geçirilmek istenenlerden ve en son AKP’nin de aynı yöntemle yaptıklarından veya yapmak istediklerinden bahsettik.  IŞİD’e verdiği destek, silah ve sınırdan geçiş yardımı, lojistik ve tıbbi yardımlar vs ortada iken böyle   KÖR GÖZE PARMAK misali  “IŞİD’le mücadele ediyorum” numarasını yapabilmesi ülkemizde AKP faşizmine karşı olduğunu iddia edenlerin şapkasını önüne koyup yeniden düşünmesini gerektirir.

Emperyalizme ve işbirlikçilerine karşı savaşmak ancak sırtını halkın yenilmez gücüne vermek ile mümkündür. IŞİD ile savaş sırtını emperyalizme yaslayarak yürütülemez.

Faşizmle müzakere, faşizmle barış faşizm ile bilmem nelerle faşizmin yıkılamayacağı gerçeğini bizzat faşizmin kendisi kör gözlere sokuyor.  AKP faşizminin anladığı dilin ne olduğunu 2. Gazi Direnişi’nde halk ve cepheliler tekrar gösterdi. Yalvarmadan, taviz vermeden eğilip bükülmeden kendinin olanı, hakkı olanı nasıl alınacağının onlarca örneğine bir yenisinin daha nasıl eklendiğini Cephe şehidi Günay ÖZARSLAN’ın cenazesini alarak  tekrar gösterdiler.

Emperyalizm insanlığın düşmanıdır. Emperyalizme karşı olmak ve yıkılması için mücadele etmek  meşrudur. Emperyalizmle savaşmak meşrudur. IŞİD emperyalizmin çocuğudur ve ona karşı savaşmak meşrudur. Emperyalizme ve işbirlikçilerine karşı savaşmak ancak sırtını halkın yenilmez gücüne vermek ile mümkündür. IŞİD ile savaş sırtını emperyalizme yaslayarak yürütülemez.

Naziler, Emperyalistler ve AKP gibi işbirlikçiler halk düşmanıdırlar. Yaptıkları hiçbirşey halkların çıkarına değildir. Varlıkları dahi meşru değildir. Doğal olarakda hayata geçirmek istedikleri politikalarda farklı yöntemler kullanarak   meşruluk yaratmak mecburiyetindedirler.   IŞİD üzerinden halk düşmanı politikalarının karşısına çıkmak,  halk için politika yapanların önündeki öncelikli görevdir.

Emperyalizm ve işbirlikçilerine karşı silaha sarılmak meşrudur. Silahları bırakmak değil daha fazla silahlanmak halkların çıkarınadır. Halk için mücadele edenlerin, silaha sarılmasının IŞİD  üzerinden oluşacak yapay  meşruluğa ihtiyacı yoktur.  Silahların siyasette araç olarak kullanılmasının son bulması dünyadan sömürgenlerin silinmesiyle mümkündür.

Silahlı mücadele halkların tercih ettiği yöntem değil nesnel bir zorunluluktur. Halkın örgütlerinin silahlarının meşruluğunu tartışılır hale getirmek halkların kurtuluşuna yapılacak en büyük ihanettir.

UNUTULMAMALIDIR Kİ;

HALKLAR  BAŞKA  BİR YOLU OLMASINA RAĞMEN DEĞİL, BAŞKA YOL OLMADIĞI İÇİN SİLAHA SARILMIŞTIR.

İŞİD’DEN ÖNCE DE ZULÜM VARDI. ZULME KARŞI HALKLARIN ÖRGÜTLERİNİN SAVAŞI MEŞRUYDU VE İŞİD’DEN SONRA DA MEŞRU OLACAK…

YERYÜZÜ AŞKIN YÜZÜ OLUNCAYA DEK… yazisonuikonu

29 07 2015

Büyük Ortadoğu Projesi ve Suruç Katliamı

  1. yazıda sürekli ABD denmesinin nedeni ABD’nin ortadoğudaki konumu, emperyalizmin başat rolünden dolayıdır.
  2. Yazıda gene PKK, PYD gibi ayrimlara dikkat edilmemesinin sebebi bunların birbirleri ile organik-ideolojik bağlarından ve Suriye siyasetlerinde hiçbir önemli farklılık olmamasından dolayıdır.


Yorum yok

Ekleyin