Hepimiz çArşı’yı da biliyoruz, hükümeti de

|

Asıl mahkeme halkın yüreğinde, halkın vicdanındadır.
Ki çArşı’nın bir diğer adı vicdandır.

[wzslider autoplay=”true”]

Geçtiğimiz hafta gazetelerde BM’in Gezi’yi gündeminden çıkardığı yazıyordu. Ama belli ki bunlar sadece yazılı göstermelik gündemler.

İktidarın Gezi’yi gerçek gündeminden hiçbir zaman çıkarmadığını / çıkaramadığını  görüyoruz sürekli. Devletin en üst düzey temsilcisi Cumhurbaşkanı, mecliste, mahallede,balkonda,  mitingde, bir kapı açılışında kurdela keserken, nerde konuşursa konuşsun, konuşma konusu ne olursa olsun, Cumhurbaşkanlığını ilan ederken bile değinmeden geçemiyor.  Üstüne öyle sinmiş ki Gezi’nin hayaleti.

Bu doğrultuda devlet güçlerinin de iktidarı kaybetme korkusuyla halka  saldırıları ve sindirme planları her gün değişik şekillerde devam ediyor.

İşte en son içlerinde çArşı’nın kurucu ve üyelerinin de olduğu 35 kişi hakkında “Cebir ve şiddet kullanarak, Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti’ni ortadan kaldırmaya veya görevlerini yapmasını kısmen veya tamamen engellemeye teşebbüs etmek” suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası istemiyle iddianame hazırlandığını öğrendik gazetelerden.

Hepimiz Gezi’yi biliyoruz.

O iddianamede bahsi geçen Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti’ni de biliyoruz, çArşı’yı da biliyoruz.

Nasıl biliyoruz?

O Hükümet’i, evinde sıfırlanamayan dolarlar istifleyen başbakanıyla, Reza’nın önüne yatan bakanlarıyla, Soma’da madenciyi yerde tekmeleyen danışmanıyla biliyoruz.  Suyuna sahip çıkan köylüye, hakkını isteyen işçiye saldırmasından biliyoruz. Tepkilerini göstermek için sokaklara, meydanlara çıkan insanlara saldırırken kullandığı gaz bombalarından, Tomalardan, sıktığı kurşunlardan biliyoruz.

çArşı’yı ise “çocuklar uyurken susulur, ölürken değil” deyişinden biliyoruz. Nerde bir haksızlık olsa orada karşı duruşundan, Van’da depremzedeler üşüdüğünde sahaya atılan atkılarından, yardım için köy okullarına koşmasından biliyoruz. Güçlüye karşı güçsüzün yanında oluşundan, Tomaya karşı Pomasından biliyoruz.

O iddianameleri hazırlayan mahkemeler de çok yabancı değil aslında. Hükümetin yolsuzluk davasına takipsizlik kararı verip, yolsuzluk var diyen savcıya soruşturma açan mahkemeler bunlar. Katilleri, tecavüzcüleri, halkın rızkını çalanları koruyup kollayan; katledilen gençleri suçlu gösteren mahkemeler. İsmi “mahkeme” olup cismi katilin kalemi olan mahkemeler. Adalet beklenmez.

İşte bu “mahkeme” olmayan mahkemeler dava açıyormuş ya çArşı’ya; ne gam.

Asıl mahkeme halkın yüreğinde, halkın vicdanındadır.

Ki çArşı’nın bir diğer adı vicdandır.

Siz asıl o gerçek mahkemeden nasıl çıkacaksınız, ona bakın.

Ve korkmaya devam edin. yazisonuikonu

@mesutors



Yorum yok

Ekleyin