Halkın öfkesi ve AKP

Berkay Sarıpınar |

Gözü açılmış halktan korkarlar, korkuyorlar. Çünkü gözü açılmış halk tüm pislikleri, tüm çıplaklığıyla görüyor.

BerkaySaripinar_01

Emperyalizmin yeni sömürge tipi faşizmiyle yönetilen ülkemizde bir tek günümüz yoktur ki kanımız akıtılmasın, canımız alınmasın. Bir güne bile ölümsüz uyanmadık. 1960’lardan bu yana bu hep böyleydi: CHP’si, ANAP’ı, MHP’si, AKP’si fark etmiyor. Partiler gider, gelir; ama düzen değişmez. Ya bir halk savaşı ya da ısınmak için evimize götüremediğimiz odunlar nedeniyle ölürüz biz.

BM raporuna göre, dünya nüfusunun yarısı günde 2 dolardan az bir ücretle geçinmeye çalışıyor.[1] Oysa oligarşi-içi çatışmada ortaya çıkan yolsuzluk dosyaları, yüz milyarlarca dolar paranın birileri tarafından kaçırıldığını gösteriyor. Bu sıfırlanamayan paranın üçte biri halk için kullanılıyor olsaydı, şu an halk açlıktan kırılmıyor olurdu. Zaten bunlar hepimizin bildiği şeyler.

Safsata: Türkiye ekonomisini düze çıkarmak

“Türkiye’de her saat 80 iş kazası oluyor. Yılda 706 bin işçi ise iş kazası gerçeği ile yüzleşiyor.” (TÜİK, 2013)

Yukarıdaki TÜİK alıntısından anlaşılabileceği üzere, bu düzen, kanımız ve terimiz üzerine kuruludur. Onlar -kanımız ve terimiz uğruna kazandığımız 3-5 kuruşa göz dikenler- çaldıkları paralarla yatlar, katlar, saraylar almaktan ve yaptırmaktan hiç geri durmuyorlar. Bunları halkın gözlerinin önünde yapıyorlar; çünkü halk, gördüğü şeyi algılama zorluğu çekerken burjuvazi elindeki medya aracılığıyla halkın beynini hepten uyuşturuyor.

Cümleler, kelimeler, her şey televizyonda gördüklerinden ibarettir. Halka Amerikan kültürü aşılanıyor; kelimeler, düşünceler buna göre şekilleniyor. Buyurun size Özgecan Aslan vakasının da sebebi işte… Halka bizzat sinema oyuncularının oynadığı porno filmleri 80’lerden sonra 37 ekran televizyonlar yoluyla aşılarsanız bugün Özgecan vakası yaşanır; ve daha niceleri de yaşanacaktır.

[Tweet “”Kapitalizm insanlığı bitiriyor!””]

Şimdi, asıl konumuza geri dönelim. Halkın teri ve kanı üzerine kurulu bu düzende onlar göbeklerini büyütürken, bizler donmamak için birbirimize sarılarak yatıyoruz. Her gün sokağa çıktığımızda “ekmeğini çöpten çıkaran” onlarca insan görmek mümkün. Türkiye genelinde bu insanlardan on binlerce var. “Halkın sarayı” diyorlar fakat halk geceyi geçirecek yer bulamıyor… Birkaç günlüğüne spor salonlarına dolduruyorlar sokakta yaşayan insanları; buna da yardım diyorlar. Sonrası için verilecek tek bir cevap yok. Yine o sokaklardalarda, o insanlar, böylesine bir yaşamı istemedikleri için kendilerine zarar veriyorlar; çöplerden topladıkları plastik paralarını uyuşturucuya yatırıyorlar belki… Bunun için onları suçlayabilecek miyiz?

Gözü açılmış halktan korkarlar, korkuyorlar. Çünkü gözü açılmış halk tüm pislikleri, tüm çıplaklığıyla görüyor. Kapitalizm insanlığı bitiriyor! “Türkiye’nin ekonomisinin düze çıkması” safsatası ise tamamen servetlerine servet katmaktan ibarettir. Aslında düzelen bir ekonomi değil, gerileyen bir ekonomi var. Yoksulluk artıyor, savaşlar artıyor. Ve yine halktan korkuyorlar, halkı uyutmaya çalışıyorlar, fakat bunu başaramayacaklar. “Çöpten ekmeğini çıkaran” yalın ayaklar, o feodal duvarları yerle bir edecektir.

Ve evet, o ezberlenmiş cümleyi belki de yüzlerce kez kullandık, binlerce kez daha kullanacağız; ta ki halkın her kesiminde seslendirilinceye dek…

Halkların tek umudu, kurtuluşu Sosyalizm’dedir! yazisonuikonu

[1] http://arsiv.ntv.com.tr/news/185687.asp



Yorum yok

Ekleyin