Halk kimdir ve ne zaman isyan eder?

|

Yaşar Kemal bu halkın gerçeğini iki kelimeye sığdırdı, ‘mecbur insan’ı anlattı. İnce Memed düze her indiğinde tekrar dağa çıkmaya nasıl mecbur kaldığını hiç akıldan çıkmamacasına yazıya döktü.

Resim: Mine Yörük

Resim: Mine Yörük

Bu soruya edebi ve politik olarak en güzel ve kısa cevap Yaşar Kemal‘den geldi. Bakmayın siz sağlığında arkasından “bir yaprağı 20 sayfada yere düşürüyor” deyip, şimdi tabutuna ağlayanlara.

Biz halkı halka anlatmak için eline kalem almaya heves edenler, biz biliyoruz kimi kaybettiğimizi. Acımız büyük, gerçekten büyük.

Yaşar Kemal bu halkın gerçeğini iki kelimeye sığdırdı, ‘mecbur insan’ı anlattı. İnce Memed düze her indiğinde tekrar dağa çıkmaya nasıl mecbur kaldığını hiç akıldan çıkmamacasına yazıya döktü.

İnce Memed aslında hiç isyan edecek biri değildir, şu dünyada istediği işleyeceği, evini yapacağı bir avuç topraktır. Dünyada gözü sevdiğinden başkasını görmemektedir. Hem de üç gün yataktan çıkmamacasına.

Ama bu düzen, çakırdikenleri gibi her adımda insanın eline ayağına batan binlerce sorunuyla İnce Memed’i isyana mecbur eder. Tarih tanıktır en iyi isyancılar bu gerçeği bilenlerden çıkar.

İnce Memed ne zaman düze inmeye kalksa eskisinden daha büyük bir kinle dolar ve yine dağların yolunu tutar.

Yaşar Kemal bu mecburiyeti öyle bir anlatır ki ortada söylenmedik ne eksik bir kelime kalır, ne de fazladan söylenmiş bir kelime. Tam tamına bir cümle kurar.

Yaşar Kemal henüz küçük bir çocukken, hikayecilerin, köy köy dolaşıp hikaye anlatanların yanında dinleye dinleye öğrendiği bu sırrı bir ömür sürdürdü.

O yazmaya başladığında büyük kısmı toprağa bağlı, köylerde yaşayan bir halktık. Bugün büyük kısmımız şehirlerde yaşıyor.

Hemen herşey değişti. Bunca değişim içinde okunmaya değer onlarca kitap üretti. Halkı halka anlattı.

Şimdi yoksul mahallelerin İnce Memed’lerinin Abdocan‘ların, Ethem‘lerin, Ferit‘lerin devri. Biz yine bıçak kemiğe dayanmadan isyan etmiyoruz. İsyan ettiğimizde isyanımıza çocuk gibi sevinerek, etmediğimizde kendimize kızarak, düşerek kalkarak bir yol çiziyoruz kendimize.

Öldüğü gün, büyük bir isyanın selasının verildiği güne denk geldi.1 Birileri yine beylerle iş tutma, gönlüne özgürlük düşmüş kim varsa düze indirme hevesinde.

Varsın birileri beylerle iş tutsun. Farklı kelimelerle aynı cümleleri yeniden ve yeniden kursun.

Siz, o cümleleri değil 20, yüzlerce sayfa da kursanız, halkın kafasındaki yüzlerce acaba sorusundan birini bile yere indiremezsiniz.

Sen rahat uyu büyük usta. Senin yazdığın gibi bu düzende isyan etmeye, insan hep mecbur kalır.

Bu düzende İnce Memed’ler bitmez. yazisonuikonu

@s_altunoglu

Bir Yaşar Kemal öyküsü: «Şahan Ahmed»

  1. Dolmabahçe Mutabakatı


Yorum yok

Ekleyin