Haki Karer imgesi

|

Bütün hayatınızı bir imgeye indirgemeniz istenirse o imge ne olurdu? Antep’te hamallık yapıp kazandığı parayla yoldaşlarının karnını doyuran Ordulu “yüce enternasyonalist Haki Karer”in imgesi ve bakışları hep üzerimizde…

gerilla-haki-karer

Şimdiler için “çocuk” denecek bir yaşta, toprak damlı yoksul bir evin küçük çıplak bir “arka” odasında ilk siyasi eğitimimi aldığım günlerde kafamın içinde uğuldayan ve yanıtını bir türlü bulamadığım, çözemediğim anlayamadığım hayati bir tartışma, ağır, kara, büyük bir dam loğu gibi kafamın içinde o baştan öbür başa gidip geliyordu.

İçerde ders çalıştığımızı sanan “abimin” güzelim annesinin ikram ettiği ekşi, kıpkırmızı Qatine narını içim içimden geçerek habbelerken karşımda bağdaş kurup oturmuş benden birkaç yaş büyük sevgili arkadaşımın okuyup anlattıklarını dinliyor, gözlerim fıldır fıldır daha neler söyleyeceğini merak ederek bakıyordum ona.

Arkadaşımın anlattıklarına bakılırsa Haki Karer Yoldaş eğer erkenden vurulmasaymış “partileşme” o zaman değil de başka zaman gerçekleşecekmiş, henüz grup aşamasındayken böyle bir katliamla karşılaşılmış olması arkadaşları çok sarsmış ve Haki Karer’in anısına bağlılık gereği “partileşme” kararı alınmış.

Kafamı kurcalayan ama yıllar yıllar içerisinde yaşayarak, görerek yanıtının ipuçlarını bulduğum ya da bulduğumu sandığım soru, bunun nasıl bir bağlılık ve ilişki tarzı olduğu, bu ilişkinin derinliği, serinliği, evrildiği yer ve bunun sonuçlarıydı. O günkü aklımla diyordum ki kendi kendime “Yani Haki Karer yoldaş katledilmese tarihin akışı farklı olacaktı, belki bu ‘partileşme’ hiç olmayacaktı, e o zaman biz, halk, savaş, dağ vesaire vesaire hep aşka dair şeyler de olmayacaktı.” Tarihin akışını, öğrenmeye başladıklarımı aklım sıra evirip çevirerek sonuçlara ulaşmaya çalışıyordum. Safça biraz, evet.

O zamandan bu zamana içimde nereye gitsem, nerde yaşasam benimle olan, içimde yaşayan bir imge vardır: Haki Karer imgesi.

Bütün hayatınızı bir imgeye indirgemeniz istenirse o imge ne olurdu?

Bütün hayatınıza anlam katabilecek, insani her durum karşısında size yol gösterebilecek, kalbinizin ve ruhunuzun kıvrımlarında dolaşarak sizi besleyebilecek, beslemekten de öte size bir tarz katacak, tarzdan da öte hayatla, kavgayla ilişkilerinizde sizi her an güçlü ve büyük hatalar yapmaktan alıkoyacak bir imgeden bahsediyorum.

Haki Karer imgesi

Benim kuşağımın, 90 kuşağının doğduğu yıl, 20’li yaşlarında vurulan Haki Karer. Onun için “eskiler” derviş diyorlar, o yılların acımasız yoksulluğunda Antep’te hamallık yapıp kazandığı parayla yoldaşlarının karnını doyuran Ordulu “yüce enternasyonalist Haki Karer” diyorlar.

Kumrular gibi… Yavrusunu besleyen kumrular gibi Haki Karer.

Hamallık yaparak kazandığı para ile arkadaşlarının karnını doyuruyor. Esasında bir maya çalıyor, hareketin daha emekleme döneminde karakterini oluşturuyor. İşte Haki Karer imgesi, deyim yerindeyse bu hareketin ekmeğini yemiş herkesin içine, en derinlerine işlemiş bir imgedir. Hareketin ekmeğini yemiş herkes aslında Haki’nin ekmeğini yemiş sayılır. Ondan mütevazı, ondan fedakâr, ondan bilge, ondan derin, ondan sabırlı bu hareket.

Düşmanın ilk atımda ona yönelmesi, katletmek için onu seçmesi boşuna değil. Hareketin kalbini söküp atarak bitirmek niyeti asıl. Bitirilmek istenen yerden, tam oradan, “grup”, “çevre” ve benzeri olarak da değil, tam da modern bir parti olarak doğma kararını alıyor arkadaşları. Ve bu karar uygulamaya geçtiğinden itibaren egemenleri, sömürgecileri sarsmaya başlıyor.

Haki Karer’in bakışları hep üzerinde olarak. Kim bir gün bir lokma ekmeği heder etmeye kalksa bilerek ya da bilmeyerek, ona ilk söylenecek şey “Sen Haki Yoldaş’ın nasıl hamallık yapıp arkadaşlara ekmek götürdüğünü..?” olur, oluyor, olacak — her dem, her çağ. Proleter Enternasyonalizmi denildiğinde bizim için, bizim ülkemizde ilk o gelir aklımıza. Damarımızı, kökümüzü dayayacağımız en sağlam, en değişmez, en eski yoldaşımızdır o.

18 Mayıs bizim ölüp ölüp dirilme günümüz. 1973’ten beri. Dağlarda, kentlerde, zindanlarda, okullarda. Kalbimizin içinde, beynimizin kıvrımlarında imgeler. Kıpkızıl Qatine narının taneleri gibi. Onları anlamaya, tanımaya, onlarla yaşamaya daha çok ihtiyacımız var. yazisonuikonu

@denizfzeren

71 Devrimci Kardeşliği



Yorum yok

Ekleyin