Floransa’da Üç Davut

|

İtalya’nın diğer kent devletleriyle olan fiziki ve manevi mücadelesinde “daha güçsüz ama akıllı olanın gücünden başka bir özelliği olmayanı devirmesi” fikrine sarılınca adeta bir Davut Heykelleri Patlaması ortaya çıkar.

davut_genc

Davut, Golyat’ın Başını Alırken

Davut heykeli denilince aklımıza önce Michelangelo’nun o dünyaca ünlü Davut’u gelir, ama Floransa’da birden fazla Davut bulunur. Accademia Galerisi’ndeki Michelangelo’nun Davut heykeli Floransa’daki Davut’lardan sadece birisidir. Pek çok sanatçı Floransa’nın önemli sembollerinden biri olan Kutsal Kitap kahramanı Davut’u, arzuladıkları şekilde ve kendi zamanlarına uygun olarak yorumlamıştır.

Yazımızda işte bu farklı şekilde yorumlanan Davut heykellerini inceleceğiz. Heykeller arasındaki farklılık ve benzerlikleri bilmek, bu eşsiz Rönesans heykellerini  incelerken tarihsel yorum farkını anlamamıza ve bu muhteşem eserin diğerlerini besleyiş kanallarını görmemize yardımcı olacaktır.

Üç elden Davut

Filistin ve İsrail ordusu savaş meydanında cenk ediyorlardı. Golyat adlı bir dev Filistin ordusunun bir parçasıydı ve İsrailliler Golyat’ın gücü yüzünden dehşet içindeydi.

Davut, İsrail ordusunun bir bireyi olmayan cesur genç bir delikanlıydı. Savaşı izlemekteydi. Golyat’ın İsraillileri nasıl kışkırtıp alay ettiğini görünce Davut öfkeye düştü. Gönüllü olarak Golyat ile dövüşmek istedi. Asker olmadığı için zırh ve silah kullanmayı reddetti. Üstündeki basit giysiler ve sapanla dövüşe gitti. (Cesur Yürek filminde William Wallace’ın iri ama aptal düşmanı küçük bir taşla bertaraf ettiği meşhur sahne buradan esinlenmiştir.)

Mitolojiye ve Kitab-ı Mukaddes’e göre, Davut halkının haklı olduğuna,  RAB’bin kendilerini koruyacağına ve  devin sahip olduğu silahlara karşın adaletin üstün geleceğine inanmaktaydı. Sapanıyla bir vuruşta Golyat’ın başını taşla parçaladı, dev yere yıkıldı ve Davut daha sonra Golyat’ın kılıcı alıp başını kesti. Davut’un bu galibiyet ve cesareti onun efsaneleşmesine neden oldu.

Davut ve Floransa

Rönesans döneminden bu yana Floransa, Davut’u şehrin simgesi olarak gördü. Davut’un gücü, cesareti ve gençlikten kaynaklanan özgüveni Floransa’nın korumaya çalıştığı bir simgeydi. Floransa göründüğünden daha güçlü olduğu mesajını Davut üzerinden vermeye çalıştı.

1500’lü yıllarda Floransa, Cumhuriyet statüsüne yeniden geçiş yaptı. Davut şehrin hem yabancıların hem de aristokratların egemenliğinden kurtulup bağımsızlığa geçiş sürecinin sembolü haline geldi.

Michelangelo’nun Davut Heykeli

Michelangelo’nun Davut’u konu alan heykeli neredeyse Floransa ile eşanlam kazandı. Ne var ki, bu ünlü heykel öyle kolayca ortaya çıkmadı. Heykelin yapım hikâyesi zorluklarla doludur. 

Michelangelo’nun kullandığı, üzerinde Davut’un oturduğu mermer kalıp 20 yılı aşkın bir süredir müzenin bahçesinde durmaktaydı. Daha önce iki sanatçı, Floransa’nın en önemli loncalarından Yüncüler Loncası‘nın isteği olan devasa Davut heykeli için çalışmışlar ama mermerin kalitesini düşük bulduklarından ve taşın büyüklüğü çalışmayı zorlaştıracağından vazgeçmişlerdi.

David_von_Michelangelo

Mıchelangelo’nun Heykeli

Bu yüzden yontulup bırakılmış parça açıkta çürümeye terk edilmişken bu konuda yeniden bir çalışma başlar umuduyla yetkililer başka bir heykeltıraş arayışına girdiler.

Michelangelo bunu yapabileceğini düşünüp işi aldı. 1501 yılında başladı ve üç yıl sonra 24 Haziran 1503’te (Floransa’nın koruyucu azizi Vaftizci Yahya bayramında) Michelanagelo’nun açık alan çalışması halka açıldı.

Donatello’nun mermer Davut’u gibi bu heykel de Duomo’nun kubbesi yakınındaki kaidelerden birinin üzerinde durması maksadıyla yapılmıştı. Ancak Donatello’nun Davut’u çok küçük olduğundan yerden görünmesi mümkün olmayacaktı. Michelangelo’nun heykeli ise böyle bir yerde gözlerden uzakta bırakılamayacak kadar büyüktü. Davut’un bir kilisenin payandası üzerinde yerleştirilemeyecek kadar özel bir eser olduğu hemen anlaşılmıştı.

Bu şahaserin konulabileceği uygun bir yere karar vermeleri için hemen bir komite oluşturuldu. Komite aralarında sanatçıların da bulunduğu Floransa’nın en yetkin vatandaşlarından oluşmaktaydı. Davut heykelinin belediye binasının ana girişinin önüne konulmasına karar verildi.

Bu arada eğlenceli anekdotlar yaşanıyordu. Leonardo da Vinci Davut’un konulacağı en uygun yeri seçmek üzere oluşturulan komitenin bir üyesiydi. Da Vinci, heykelin binanın girişinden ziyade çok daha gözlerden uzak bir yer olan locanın yan kısmındaki köşeye yerleştirilmesini önerdi. Bu teklif iki dahi arasındaki sanatsal kıskançlığın ortaya çıktığı anlardan biri olarak görülür.

Michelangelo’nun Davut’unun en belirgin ve eşsiz yönü, kendisinden önce gelenlerden ayrılmasıydı. Michelangelo, Davut’u devi mağlup ettikten sonra göstermek yerine sapanını çekmek üzere hazırlanırken gösteren ilk sanatçıydı. Sonuç olarak bu heykel, Golyat’ın kopmuş başını resme dahil etmeyen tek Rönesans Davut’udur. Michelangelo’nun bu seçimi Davut’un sonraki ardıllarını da etkileyecektir.

Dahası Michelangelo’nun Davut heykeli diğerlerine göre daha derin bir anlam taşımaktadır. Michelangelo kahramanı hem bilgelik hem de güç taşır. Gözlerini kısarak bakarken aklı dingin ve derin bir yoğunlaşma içindedir. Bu konsantrasyon Davut’un kasları ve gücü arasındaki mükemmel uyumu yansıtmaktadır. Bu Davut tarihteki bir anlık kahramanlıktan, kazanılan tek bir zaferden daha fazlasını ifade eder.

Kimileri Michelangelo’nun bununla kendi çağdaş, hatta gelecekteki adam vizyonunu ifade etmek istediğini söylerler. O da Davut gibi, insanın daha önce hiç düşünülmemiş bir şekilde tanrının verdiği yetenekleri kendi kaderinin, yetilerinin ve başarılarının efendisi olacak şekilde kullandığını söylemeye çalışır.

Michelangelo’nun Davut heykeli bugün Accademia galerisinde görülebilir.

640px-Donatello,_david_(marmo)_01

Donatello’nun İlk Davut’u

Donatello’nun ilk Davut’u

Donatello 1408 senesinde Davut heykeli yapmakla görevlendirilmiş ilk Rönesans heykeltraşıdır. Bu Davut mermerden oyulmuş olup oldukça gelenekseldir. Önden bakıldığında genç kahraman giysileri içinde, zafer kazandığının bir göstergesi olarak ayaklarının altında Golyat’ın başıyla durmaktadır.

Bu heykel aşağı yukarı gerçek boyutlarda 1.8 metreden (6 feet) biraz daha yüksektir. Davut’un Antik Roma ya da Yunanistan’da bulunan heykeller gibi geleneksel ve klasik özellikleri taşıyan zafer kazanmış genç pozu verdiği görülür.

Bu eserin gerçekleşmesinde bazilikada sanat işlerinden sorumlu katedral işçilerinin katkısı vardır. Özgün fikir, Duomo’nun terası etrafındaki kornişler üzerine kutsal kitaptaki figürlere ait heykellerinin yerleştirilmesi şeklindeydi.

Heykeller payandalar üzerine yerleştirildikten sonra onların yerden bakıldığında görülemeyecek kadar küçük oldukları anlaşılınca yerleri değiştirildi. 1416’da Floransa yönetimi henüz kendisine bir yer bulamamış olan Davut’un, Palazo Vechio’da (şehir idari binası) sergilenmesini istedi.

Davut Floransa şehri için politik bir anlam kazanmıştı bile.

Donatello’nun İkinci Davut Heykeli 

front

Donatello’nun İkinci Davut Heykeli

1440larda yapılan bu heykel bronzdan olup 1.5 metrede (5 feet) biraz daha yüksektir. Başlangıç olarak heykeldeki çocuk figürü, başında çiçek aranjmanı yapılmış geniş kenarlı bir şapka ve dar baldırları saran bir çift çizme dışında tamamen çıplaktı. Bu uzmanların halen açıklamakta zorlandıkları tuhaf bir görünüştür. Bazıları bunu ‘bir fetiş Davut’ olarak açıklar.

Bu heykelde Davut’un kahramanlığı şüphe götürmese de figür güç ve erkeksi kuvvete sahip gibi görünmemektedir. Hatta oldukça kadınsı bir görünüşü vardır. Bir flört pozu verir gibi eli kalçasında, sağa yaslanmış durmaktadır. Yüz ifadesi de hiç de duruma uygun düşmemektedir. Dalgın, hasret dolu bakışlara sahip duruşu, az önce bir devi parçalamış, elinde kılıcı, ayakları altında kestiği başla duran bir kahramana uymaz. Kaslardan ve gözle görünür güçten yoksun oluşu çok genç bir erkeğe has özellik olsa da karnındaki göbeği hiç kuşkusuz feminen bir etki yaratmaktadır.

Bu ayrıca kahramanı arkasına dek uzanan lüleli saçlarla gösteren tek heykeldir. Bazıları Donatello’nun Davut’u eşcinsel olarak ifade etmek istediğini öne sürseler de bu teoriyi destekleyen pek kanıt bulunmamaktadır. Donatello’nun Davut figürü hakkındaki en yaygın kabul gören görüş sanatçının klasik döneme özgü geleneksel çıplak erkek düşüncesinden sıyrılmak istediğidir. Diğer tüm yaratıcı beyinler gibi Donatello da bir yenilikçiydi ve görkemli bir sonuç yarattı.

Bu Davut heykeli, Medici ailesi tarafından sipariş edilmişti. Heykel evlerinin avlusundaydı, daha sonra şehir yönetimindeki Signoria ailesine satıldı. Donatello’nun iki Davut’u da Bargello Müzesi‘nde sergilenmektedir.

Verrocchio’nun Davut Heykeli

Museo_pushkin,_calchi,_verrocchio,_david_01

Verrocchio’nun Davut Heykeli

Verrocchio  hayatının büyük bir bölümünde Medici ailesi için çalışmış olan bir Rönesans sanatçısıydı. Floransa’daki çalışma atölyesinde kendisinden daha tanınmış olan başka bir Rönesans sanatçısı olan öğrencisi bulunmaktaydı: Leonardo Da Vinci. Verecchio’nun Davut’u için genç ve yakışıklı olan Leonardo Da Vinci’nin modellik yaptığı da söylenir.

Verecchio’nun Davut’u (yaklaşık 1475 yılında) 1.2 metreden (4 feet) biraz yüksek, zarif bir bronz heykeldir. Bu heykel de Mediciler tarafından yaptırılmıştır. Verecchio’nun Davut’u bir çeşit tunik giyer. Verecchio’nun bir özgün dokunuşu, figürün saçına dalgalar ve giysisinin kenarlarına altın yaldız eklemesiydi. Golyat’ın başı heykelin tam olarak bir parçası değildir, kendi başına, çocuğun ayakları dibinde ayrı bir yerde durur.

Donatello’nun Davut’u geleneğe karşı olmamakla birlikte açıkça Verrocchio’nun Davut’undan esinlenmiştir. Her ikisi de  bronzdur, her iki Davut’un da sol kolları büküktür ve kalçaya dayanmaktadır ve her ikisinin de ayakları dibinde Golyat’ın başı vardır. Her iki oğlan çocuğu da sağ ellerinde Golyat’ın kılıcını tutar.

Verrocchio’nun Davut heykeli mütevazı bir şekilde giyinmişken Donatello’nun Davut’u çıplaktır ve cesur ve atılgan yönüyle farkıdır. Her ikisi de hafifçe gülümser ki bu aslında yetişkinlere özgü kasıntı tavırlardan biridir. Donatello’nun ifadesinde Davut güzelliğiyle gülümser, Verrochio’nun ki ise gelenekseldir ve şiirsel deyimle çarpıcıdır. Verrocchio’nun Davut heykeli de Bargello Müzesinde görülebilir.

 

Bir ve aynı konunun, aynı sanat dalı içinde bu denli farklı yorumlara yol verebilmesi ilginçtir. Kutsal Kitap’ta belirtilmeyen ayrıntılar sanatçılar için Davut’u çok farklı yaş ve görünüşlerde yorumlayabilme fırsatıdır.

Davut heykelleri bize sanatçının yorumunun içinde yaşadığı çağla, dahası güncel olanla ne denli ilişkili olduğunu gösteriyor. Avrupa’nın ender cumhuriyetlerinden bir parça yalnız bırakılmış ama tüm İtalya’ya örnek olarak gösterilen Floransa kent devleti, İtalya’nın diğer kent devletleriyle olan fiziki ve manevi mücadelesinde “daha güçsüz ama akıllı olanın gücünden başka bir özelliği olmayanı devirmesi” fikrine sarılınca adeta bir Davut Heykelleri Patlaması ortaya çıkar.

Sanatçıların bir yandan kendi estetik kaygıları, diğer yandan her çağda her sanatçının başına hem bela hem de talih kuşu olan “esinlenme korkusu”, eseri yarattıkları günün koşullarıyla birleşerek çok farklı sonuçlar yaratır.

Rönesans’ın “özgür birey” vurgusunun başta Michelangelo’nun eseri olmak üzere tüm eserlerde yankısını bulduğunu göz önüne alacak olursak, aslında Davud heykelini yapma işinin her sanatçının Golyat’ı olduğunu rahatlıkla söyleyebiliriz. Neyse ki devi yenebilmiş ve dev eserler yaratabilmişler. yazisonuikonu

 



Yorum yok

Ekleyin