Suriye ve Fırat Kalkanı’nda nereden nereye?

Resul Solgun |

Fırat Kalkanı’nın başarısızlığı ve Suriye’nin de dahliyle açılan Kürt Koridoru odağında Suriye’de yakın dönemdeki gelişmeler.

suriye-savas-fotografi

15 Temmuz darbe girişimi Türkiye için bir milattı, 15 Temmuz öncesi ve sonrası diye iki ayrı dış politika çizgisinden bahsedebiliriz. 2010 Arap Baharı‘yla başlayan ayaklanmalar rüzgârı Ortadoğu’yu oldukça sarstı ve bu dönemde Türkiye’nin kendine biçtiği rol büyük önem kazandı. Bu role uygun olarak 15 Temmuz öncesi bir dış politika haritası çizildi. Suriye’de yaşanan vekalet savaşları söz konusu olduğunda Türkiye önce ABD sonra da Suudi Arabistan çizgisine adapte oldu.

Hande Fırat’ın ünlü facetime videosundan sonra Türkiye kendine daha farklı bir siyaset belirledi. Darbe sonrası mitinglerin en büyüğü yapıldı ve Rusya’ya zeytin dalı uzatıldı. Bu zeytin dalı siyaseti sonucu yasaklanan Suriye hava sahasına Türkiye 24 Ağustos 2016 tarihinde karadan giriş yaptı. O günden bu güne kadar da Fırat Kalkanı harekatının amacı ne sorusuna net bir yanıt veremedi Türkiye resmi makamları. Türlü bahaneler üretilse de asıl amaç sırıtıyordu: Kürt Koridoru‘na izin vermemek.

Kürtler ise Suriye vekalet savaşına başından beri dahil olmama yolunu seçti, bu siyasete de “Üçüncü Yol” denildi. 19 Temmuz 2012’de başlayan Rojava Devrimi, üç kantonun ilan edilmesiyle sürdü: Afrin, Kobanê ve Cizire kantonu. Bu kantonların ilanı tarihsel olarak Batı Kürdistan haritasının içinde kalan üç önemli-stratejik bölgeyi niteliyordu ve bu üç kantonun gelecekte birleşmek isteyeceğini ön görmemek mümkün değildi.

suriyede-durum

2014 2017 dönemindeki değişim (sarılar: Kürt bölgesi)

15 Haziran 2015 tarihinde Gre Spi’de (Til Abyad’da) Cizire ve Kobanê kantonu birleşti. Daha öncesinde de bu girişimler vardı fakat başarısız oldu, hatta Salih Müslim’in oğlu Şervan Müslim birleştirme operasyonlarından birinde girdiği çatışmada öldü. Yani başından beri Kürtler haritaları çizmeye odaklanmıştı. Fakat bunun için oldukça güç engeller vardı: Işid, El Kaide, Türkiye, İran, Suriye gibi devletlerin itirazları ve dünya kamuoyunun buna onay vermesi gibi…

Herkes SDG ile ilgili

Şengal ve Kobane savaşından sonra dünya kamuoyunda yeteri desteği bulan YPG, kimi Arap, Süryani, Türkmen ve Ermeni gruplarla işbirliği yaparak Suriye Demokratik Güçleri‘ni (SDG, Arapça QSD) kurdu. Bu oluşum rüşdünü ispat edince ABD başta olmak üzere çeşitli emperyal ülkelerin ilgisini çekti, bunlara Suriye rejimini de dahil etmek gerekiyor. Rusya desteği sonrası kazanım ivmesini artıya çıkarak Suriye hükümeti de artık Kürtler olmadan bir kazanım elde edemeyeceğini anlamıştı. 2004 Qamişlo olayları sonrası ortaya çıkan düşmanlık siyasetini önce sessiz kalarak nötralize etti sonra tamamen terk ederek PYD’yi resmen tanıdı.

Cerablus Azez Marea hattının durumu da işte bu dönemden sonra ortaya çıktı. Afrin ve Kobanê kantonları arasında kalan bu bölgeye Kürtler Şehba bölgesi adını veriyordu. Şehba bölgesinin akıbeti kantonların da geleceğini belirleyecekti. Bu nedenle Türkiye kantonların birleşmesine olan itirazını “YPG Fırat’ın batısına geçemez” olarak belirledi. Bu itirazı en sert biçimde dillendirdi hatta silah kullanmaktan da geri durmadı.
Şehba bölgesinin geleceği iki taraflıydı; Afrin kantonu ve Kobanê kantonu. Afrin kantonundaki YPG güçleri doğuya, Kobanê bölgesindeki QSD güçleri ise batıya doğru hareket ederek ortada buluşmak istediler ve Gre Spi (Til Abyad) zaferinden sonra bu operasyonun startı verildi.

El Bap kuşatması sürecindeki Suriye haritası

El Bab kuşatması sürecindeki Suriye haritası

Türkiye’nin bu dönemdeki saldırganlığı nedeniyle sınıra yakın bir bölge yerine daha derinlerde bir nokta tayin edidi. Obüs ve tank atış menzillerinin uzağındaki El Bab her anlamda buluşmak için biçilmiş kaftandı. Obüs ve tank atışı dedim çünkü Türkiye’ye o dönemde düşürülen Rus uçağı sebebiyle Suriye hava sahası kapalıydı. 15 Temmuz darbe girişimi sonrası ortaya çıkan tabloda dışlanan Türkiye duruma müdahale ederek Rusya’ya gitti ve Fırat Kalkanı operasyonu tam da bu süreçte, Rusya’dan icazet alınarak ortaya çıktı. Yazının başında da dediğim gibi türlü bahaneler öne sürülse de asıl amaç Kürt koridorunun oluşmasına engel olmaktı.

Minnig Hava Üssü, Afrin kantonuna yakındı Rusya desteğiyle Minnig hava üssü düşürüldü. Azez yakınlarına dayanan YPG’ye Türkiye defalarca tank top obüs atışlarında bulundu, sivil insanlar öldü. Doğu yakası ise bu dönemde Minbij’i düşürerek Fırat’ın batısına geçti. YPG komutanlarından Polat Can bu durumu bir fotoğraf karesi ve espriyle anlatmıştı: “Kırmızı çizgiyi göremedik.”

Fırat kalkanı operasyonu sürerken Halep kuşatması oldukça önem kazandı. Şehba bölgesi Halep’in kuzeyini tarif etmekteydi ve Halep El Bab arası 20 25 km’lik bir mesafedeydi. Doğu Halep kuşatması da en az kantonların birleşmesi kadar önemli bir gelişmeydi. Ayrıntılı yazılara ulaşabilirsiniz, ben değinmeyeceğim. Fakat Doğu Halep’teki gelişmeleri YPG’siz okuyamayız çünkü Şeyh Maqsud mahallesi savaşın başından beri El Kaide güçlerince kuşatılmış bir mahalleydi ve çok ağır saldırılara rağmen düşürülemedi. Doğu Halep zaferi sonrası YPG alanını 3’e katlayarak Halep kent merkezinin en önemli güçlerinden biri oldu. Çoğu El Kaide güçleri de Suriye ordusu yerine YPG’ye teslim olarak bu kazanımı 5 yılın ardından çatışmasız büyüttü.

kurt-koridoru

Kürt koridorunun süreci

Halep zaferinin ardından Suriye Arap Ordusu ve YPG/Afrin Kuzey Halep’te bir ortaklığa giriştiler. Halep’in kuzeyinde yaşanan bu fırtına Türkiye’nin 15 Temmuz öncesi ve sonrası siyasetine oldukça tersti ve Türkiye bu duruma müdahil olmak için 20 25 km derinliğine girerek Fırat kalkanını oluşturdu. Son nokta olarak tayin edilen El Bab’ı alma mücadelesi hızla sürerken, Türkiye El Bab’ı kuşattı.

SAA’nın bu süreçte yaptığı en önemli şey stratejik öneme sahip olan Rasin El Aboud havalimanı kuşatmasını 12 Kasım 2015’te kırması oldu. Sonrasında ise bu hattı genişleten güçlerin kuzey doğuya doğru yönelmesiyle birlikte El Bab’ın güneyindeki Tadif şehrine ulaştı SAA güçleri. Böylelikle Halep’in kuzey doğu hattı yani Kürt koridoru dün itibariyle (27 Şubat 2017) Suriye ordu güçleri üzerinden açıldı. Afrin’den çıkan bir kara aracı Halep’in kuzeyinden geçerek Tadif üzerinden Minbij’e oradan da Kobanê’ye hatta Qamişlo’ya kadar hareket edebilecekti. Bu anlamda Suriye ordusu hem Kürt koridorunu açtı hem de Kuzey Suriye’nin güvenliğini almış oldu. Hatta son gelen haberlerin YPG/Kobane birimindeki askeri araçların bu koridor üzerinden Afrin’e geçtiği doğrultusunda fakat savaş koşullarından ötürü sağlıklı haber almak oldukça güç.

Başarısız bir operasyon: Fırat Kalkanı

Bu koridor sonrası olası senaryolar var, bunlardan en güçlüsü Azez’in YPG’ye teslim edilmesi. Bu senaryoya dayanak olan şey ise Türkiye ve El Kaide ortaklığının kontrolündeki Azez’deki gruplarla Cerablus’taki grupların sık sık çatışması çünkü Azez’deki güçler ÖSO iken Cerablus’taki güçler El Kaide. Yani bir bakıma fiili olmasa bile Türkiye ve El Kaide kontrolündeki Şehba bölgesi kuzeyden güneye doğru iki parçalı ve bu parçalanma nedeniyle El Nusra güçlerinin Fırat kalkanı operasyonundan çekildi.

Bu durumdan ötürü Azez’deki kimi ÖSO güçlerinin El Nusra, Ahraruşşam gibi El Kaide uzantılı kimi cihadist güçlerden rahatsız olup YPG’yle görüştüğüne dair haberler geliyor. El Bab operasyonu sonrası da çatışmalar Azez çevresinde yoğunlaştı. Bu durumda Doğu Halep Sheikhi Maqsud mahallesi gibi kimi ÖSO grupları YPG’ye teslim olarak şehri bırakabilir.

Bu sürecin sonunda Fırat Kalkanı operasyonu başarısızlıkla bitti diyebilir miyiz?

Bence şüphesiz ki evet. Dahası Türkiye’nin dış politikasına oldukça sert muhalefet eden CHP ve MHP’nin tezkereye onay verip AKP’ye akıl vermesi nasıl açıklanır ki? Ergenekon Terör Örgütü adı altında tutuklanan komutanların Erdoğan’ın arkasında durmasının nedeni nedir? CHP millet vekili ve eski Musul konsolosu Öztürk Yılmaz’ın telkinleriyle birlikte Suriye’ye girildi, 71 TSK askeri öldü. Sonuç?

Tüm bu süreç devam ederken ABD Merkez Komutanlığı, "yoğun istek üzerine" YPG'li kadın savaşçıların fotoğraflarını paylaştı

Tüm bu süreç devam ederken ABD Merkez Komutanlığı, “yoğun istek üzerine” YPG’li kadın savaşçıların fotoğraflarını paylaştı

Diğer konu ise şu: Suriye ordusu bu koridoru neden açtı? Suriye ve Rusya, Kürt güçlerinin ABD’nin eline itilmesinin önüne geçmek ve YPG’yi kendine mecbur bırakmak için koridoru kendi açtı. Bu durum Suriye’ye büyük bir koz vermekte. Olası tehdit durumunda örneğin Haseke’de yaşanan çatışma gibi bir durumda bu koridoru Kürt güçlerine karşı kullanabilir. Astana görüşmeleri sonrası Rusya tarafından ortaya atılan federasyon fikrine ne kadar uzak olasa da YPG’siz bir çözümün imkanı olmadığını en iyi Suriye biliyor. Bu nedenle Suriye federasyon fikrini pazarlığı en düşükten tutarak onay vermek istiyor. Bu konudaki en büyük kozu da Kürt koridorunun kontrolünün Suriye devletinde olması.

Karşılıklı çıkar siyaseti sonucu bu iş birliğinin sonucunda SAA ve YPG ortak 4 noktada iş birliğine gidebilir. Bunlardan birincisi El Bab’dı, ikincisi muhtemelen Batı Halep’teki durumun ortak bir biçimde çözülmesi. Üçüncü nokta Deyr Zor ki YPG, Deyr Zor sınırlarına girdi. Bu durum ilerleyen süreçte Rakka’nın tamamen yalıtılması dahası Irak Suriye sınırının güvenliği açısından çok önemli. Savaşın başından beri kuşatma altında olan Deyr Zor bu ortaklıkla Işid tehdidinden kurtulacak. Son nokta ise Rakka. Tamamen yalıtılan Rakka’ya güneyden SAA, kuzeyden YPG girerek Rakka operasyonu sonlandırılacak. yazisonuikonu

Deyr Zor ve Batı Halep'te son durum

Deyr Zor ve Batı Halep’te son durum



Yorum yok

Ekleyin