En zayıfınız konuşuyor susun!

Gönül Sarıçiçek |

Bir anlatıcıyım ben / Bütün yaptığım kendimi anlatmak kendime / Çünkü ben eriklerin yağmuruyum…

Resim: M. Ali Kasap

Resim: M. Ali Kasap

En zayıfınız konuşuyor susun!

Dağlarda silah çatmışım on yedimde

Ağdat’a varmaz

Hergele bir kurşunla

Tenimi çizer ölümün tarazlı topukları

Murdar diyeceğin gelir

Sen karda ağaç iskeletinin küçük şarkısı

Açılmış ustura kanatların

Katlim olursun fermansız

Ve “Ölsem on sekiz yaşımda ölürdüm” dedim hevesle.

 

Bakışın eğerini kaldırınca

Acı da diner

Öyle midir:

Eski bir kıştan mıdır

Dişlediğim bu sessizlik?

 

Şimdi hakikati kışlık bir kilim gibi toplayıp

Bir duvarın köşesine yasladılar

Göğsünün cilası soldu artık

Yüzünü buruşturur çukurda biriken suya bakıp

Gece olunca pirinç taneleri gibi şişer

Sonra iki göğsünün birleştiği gölgeden

Bir masaldan çekip aldığı hançer gibi

Kadınca sakladığı bir sigarayı çıkarıp yakar

Ve on çocuk doğurmuş eşkiya kalçaları

Nasıl da bir heykelin künhünü esirger

Tanrı dağında çalınca kapıları erler.

 

Ah bilseniz!

Bir anlatıcıyım ben

Bütün yaptığım kendimi anlatmak kendime

Belki zaman sular mezar taşımı deyip

Aynalara çekildiğimdir gerçek

Çünkü ben eriklerin yağmuruyum.



Yorum yok

Ekleyin