Emperyalizm kaybederken Yemen

Aris Kızıltaş |

Ensarullah Hareketi’nin iktidarı her şeyden önce ABD-İsrail-Suud işbirlikçi ekseninin bir kalesinin daha düşmüş olması açısından önemli…

Fotoğraf: Hani Mohammed

Fotoğraf: Hani Mohammed

Emperyalizmin Ortadoğu’daki yenilgisi Yemen’le devam ediyor. Yemen’de Arap ayaklanmalarıyla Ali Abdullah Salih, Suudi Arabistan’ın yumuşak geçiş perspektifiyle iktidardan inmiş yerini başka bir Suudi müttefiki olan Hadi Mansur‘a bırakmıştı.

Hadi Mansur’un iktidara bir ayaklanmanın bastırılmasıyla gelmesi Suud’ların da istemeyeceği şekilde Yemen’deki diğer grupların temsiliyetini arttırdı. Özellikle Güney Yemen Hareketi ve Ensarullah bu süreçte daha da güçlenmeye başladı. Hadi Mansur’un sözlerini tutmayıp, Yemen’i bölmeye yönelik sahtekar ve işbirlikçi bir siyaset izlemeye başlaması üzerine Ensarullah Hareketi iktidarı ele geçirdi. Ensarullah’ın bu süreçten güçlenerek çıkmasını ve iktidarı almasını sağlayan etken, Yemen’in sorunlarına yönelik sloganları üretebilmeleri. Ensarullah Hareketi’nin temel sloganı “yoksullukla ve yolsuzlukla mücadele”. Bölgenin en yoksul ülkelerinden biri olan Yemen’de bu slogan epey bir karşılık buluyor. Peki Suudi Arabistan ve içinde Türkiye’nin de bulunduğu koalisyon neden Yemen’e müdahale kararı aldı?

Yani Yemen’e müdahalenin aslı Ensarullah’ın ABD ve İsrail karşıtı olması.

Yemen’de Şii mezhebinin Zeydilik koluna bağlı Husilerin (Ensarullah hareketine mensup kişilere verilen isim) iktidara gelmesinden sonra Arap coğrafyasının ABD ve İsrail‘e yakın güçleri harekete geçti. Suudi Arabistan öncülüğünde Mısır, Fas, Ürdün, Sudan, Kuveyt, Birleşik Arap Emirlikleri, Katar ve Bahreyn gibi ülkeleri kapsayan bir koalisyon kuruldu. Türkiye ve ABD bu koalisyona istihbarat ve lojistik bakımından destek veriyor, İsrail ise tam destek halinde. Suudi Arabistan, müdahaleye gerekçe olarak “İran’ın Yemen’e girmesi” diyor ve “İran, Yemen’i terk etsin, Husiler iktidarı bıraksın” diyorlar. İran’ın Yemen’e girmesine delil olarak ise Husilerin İran ile yaptığı uçak seyahatleri anlaşmasını gösteriyorlar. Yani Tahran‘dan Yemen’e gelen yolcu uçaklarını İran işgali olarak yorumluyorlar, oysa Türkiye Yemen’e 7 yıldır uçak seferleri yolluyor.

Husilere İran bahanesiyle saldıran güçlerin kaygılarından biri, Husilerin İsrail ve ABD’ye düşman olması. Ensarullah’ın önemli isimlerinden Ali El-Husi Mısırlı bir gazeteye verdiği röportajda  “Devletlerle kurduğumuz ilişkilerde belirleyici faktör Amerika ve İsrail karşıtlığıdır” diyor. Ensarullah Hareketi’nin lideri Abdulmelik El Husi ise “ABD, Arabistan ve İsrail dünyada bütün kötülüklerin kaynağıdır” diyerek çizgilerini ortaya koyuyor. Aynı zamanda Ensarullah daha ilk günden beri Filistin davasıyla sonuna kadar dayanışacaklarını dile getiriyor. Ortadoğu’da İsrail ve ABD karşıtı bloğa bir ülkenin daha katılması Suudi Arabistan gibi ABD’nin sadık müttefiklerini harekete geçirdi. Yani Yemen’e müdahalenin aslı Ensarullah’ın ABD ve İsrail karşıtı olması.

Yemen müdahalesinin temelini oluşturan sebeplerden birisi ise dünya ticaretinin %65’inin geçtiği Bab el-Bendeb Boğazı’nın Yemen’de bulunması.

Suudi Arabistan müdahaleyi gerçekleştirirken Yemen’de “mezhepçi bir darbe” olduğunu ileri sürdü. Ensarullah, Şii bir hareket olmasına rağmen Ortadoğu’daki direniş ekseninin de yaptığı gibi mezhepçilikten uzak duruyor. Husiler, Yemen’in en büyük aşiretleri olan Sunni Muhayr ve Selam ile kardeşlik anlaşmaları bulunan bir hareket. Ana sloganları “birlik” ve “yoksulluğu ezeceğiz”… Arap halk hareketleri Yemen’e geldiğinde iktidarda bulunan Ali Abdullah Salih‘e karşı da, bulunduğu her yerde eylemler düzenleyen Husiler, diktatör Salih’e karşı etkili bir muhalefet sergilemiş ve devrilmesine katkıda bulunmuştu. Üstelik Salih de Husilerle aynı mezhepten. Husiler siyonist-emperyalist işbirlikçi Suudi rejiminin iddia ettiği gibi mezhepçi olsaydı Salih’e karşı da ayaklanmazdı. Ayrıca bugün Yemen’de ABD destekli  Suud saldırılarına karşı Husilerle beraber hareket eden siyasi hareketler arasında Sunni gelenekten gelen siyasi hareketler de bulunuyor. Öte yandan Yemen’de mezhepler arası çatışma geleneği yok.  Yemen’de uzun bir dönem Şiiler ve Sunniler aynı camiilerde ibadet ettiler. Tarihsel önemi olan dini liderlerden Muhammed Ali Şavki gibi kişilerin geçmişte izledikleri mezhepçilikten uzak dini hatları Yemen’de de mezhep ayrılıklarını çok geri planda tutuyor. Emperyalist-siyonist güçler Ortadoğu’nun her yerinde olduğu gibi Yemen’de mezhepçiliği büyütmek istiyorlar.

Yemen’deki direnişin geleceğini belirleyecek olan Aden şehrinde Yemen Ordusu ve Halk Komiteleri şu an etkin güç durumunda.

Yemen müdahalesinin temelini oluşturan sebeplerden birisi ise dünya ticaretinin %65’inin geçtiği Bab el-Bendeb Boğazı’nın Yemen’de bulunması. Ensarullah gibi ABD ve İsrail karşıtı, İran’a yakın bir hareketin ticarette ABD-İsrail müttefiklerine sorun çıkaracağından emin olan Suudi Arabistan ve müttefikleri bu sebeple saldırılarının temelini Aden şehrine doğru yapıyor. Fakat bu yazının da yazıldığı zaman dahil olmak üzere Ensarullah bu saldırılara cevap verebiliyor.

Yemen’in Suud koalisyonu ile verdiği savaş hala devam ediyor. Suud uçaklarının bombardımanlarında çok sayıda sivilin hayatını kaybettiği artık herkesin kabul ettiği bir gerçek. Birleşmiş Milletler (BM) Cenevre Ofisi’nde düzenlenen basın toplantısında konuşan Dünya Sağlık Örgütü Sözcüsü Christian Lindmeier, “Çatışmalarda 19 Mart-10 Temmuz tarihleri arasında 3 bin 640 kişi öldü, 17 bin 302 kişi yaralandıdedi. Savaşın yoğunlaştığı bölge ise Aden şehri. Yemen’deki direnişin geleceğini belirleyecek şehirde Yemen Ordusu ve Halk Komiteleri şu an etkin güç durumunda. Yemen’de şu an için kara savaşında Suud’un müttefikleri ise El Kaide ve IŞİD. Tekfirci teröristler yaptıkları intihar saldırılarıyla Yemen Ordusu’nu ve Halk Komitelerini yıpratmaya çalışıyor fakat henüz büyük bir ilerleme kaydetmiş değiller. Üstüne üstlük Yemen Ordusu sınırdan Suudi Arabistan’a saldırılar düzenliyor. Suudi Arabistan Yemen’de bataklığa batmış durumda..

Yemen’de Ensarullah Hareketi’nin iktidarı her şeyden önce ABD-İsrail-Suud işbirlikçi ekseninin bir kalesinin daha düşmüş olması açısından önemli… Öte yandan Ensarullah’ın direniş eksenine yakın olması, sağlam bir ABD-İsrail karşıtı söylem tutturması emperyalizmin bölgedeki yenilgisine yeni bir cephe açıyor. Emperyalist işbirlikçi bloğun Yemen’i bir süre daha rahat bırakacağı yok. Bu yazının yazıldığı tarihlerde Suudi Arabistan Aden’e asker çıkarmış durumda, Mısır ise Yemen saldırılarına karadan da destek vereceğini söyledi. İşbirlikçiler efendilerinin çıkarları için bir ülkeyi kana boğmaya kararlı…

 



Yorum yok

Ekleyin