“DİSK yanlış yapıyor, Genel-İş’ten atılsam da bunu söyleyeceğim”

Barış Kaya |

“DİSK hiçbir siyasetin, partinin arka bahçesi olmamalıdır. Emeğin sınıfın mücadelesini yükseltmelidir. Yanlış yapan siz sendika yöneticilerisiniz ve bir işçiyi sendikadan atarak bu yanlışa yeni birini eklemiş olacaksınız.”

oya-baydak-direnis

Oya Baydak direnişinin 100’lü günlerini aştı, açlık grevinin 30’lü günlerine yaklaşıyor

Oya Baydak, DİSK Genel-İş’ten atıldığı için günlerdir direniyor. İzmir’de belediye işçisi Barış Kaya da, Genel-İş’in adam tutup direnişe saldırmak gibi linççi yöntemler dahil tutumunu eleştirdiği için sendikadan atıldı. Barış Kaya’nın rahatsızlığından dolayı katılamadığı sendika kurulunda okunan savunmasını özüne dokunmadan, biçimsel değişikliklerle yayımlıyoruz.

Savunmamdır

DİSK İZMİR 3 no’lu şube, kesin ihraç kararıyla genel kurula sevk edilmem için disiplin kararı almıştır. Bu kararı alırken şahsımdan hiçbir savunma alınmaması, direkt genel kurula sevk etmesi şahsıma karşı kesin yargıyla hareket edildiğinin açık göstergesidir. Konunun gazete vb. yerlerdeki haberlere konu edildikten sonra genel kurulun savunma istemiş olması yine de kendimi ifade etmem için önemlidir.

Kendimi savunmam için genel kurula çağrıldığım yazıyı aldım. Tam da bu süreçte Ankara’da kadın erkek emekçilere yapılan alçakça, gerici faşist katliam ülkemizde vicdanı olan, insan olan her kesimi derinden sarstı. Ben de kendi payıma düşeni almış bulunmaktayım. Ankara’da katledilen ve İzmir Halkevi’nden cenazesi kaldırılan Berna Yoldaş’ın cenazesinde rahatsızlanmam sonucunda hastaneye kaldırıldım. Konuşma, yürüme vb. konularda sıkıntı yaşadığım için tedavi olmaktayım. Bu nedenlerle genel kurula katılamıyorum. Ancak katılıp tüm emekçilere olup biteni anlatmayı çok istediğimi bilmenizi istiyorum. Eğer beni sendikadan ihraç etmek için işçilerden oy isteyecekseniz bu savunmamın kendilerine verilmesini yada kürsüden okunmasını talep ediyorum.

“Kesin ihraç” kararına gerekçe olarak sendika yöneticilerine, genel merkez yöneticilerine eleştiri sınırlarını aşan tehdit, saldırı ve hakaretlerde bulunduğum söylenmekte. Bu sınırları kim belirliyor? Hangi eleştirinin yapılıp yapılamayacağını belirleyen etik kurulu kararı mı var?

Kişisel olarak eleştirilerimin tamamı politiktir. Emeğin ve emekçilerin çıkarları çerçevesindedir. Kişisel çatışma ve çıkarların dışındadır. Kendimi bildim bileli bir işçi ve emekçiyim. bu nedenlerde yaklaşık 10 yıldır DİSK Genel-İş’te yanlış yapılan her şeyin karşısında taraf oldum ve tutum aldım.

Sizlerin kişisel çıkarlarınız, siyasi sürtüşmeleriniz benim gündemim değil. Bu günlerde eleştirilerim ise Oya Baydak’ın işten atılması, ardından da buna karşı yaptığı eyleme yapılan saldırıdır. Sizler dediğiniz şu veya bu konuda haklı olabilirsiniz. Ama bir kadını işten atıp sonra da ona ve ona destek olanlara saldırdınız. Bunu haklı ve mazur gösterecek hiçbir gerekçe olamaz. Faşizmin yöntemlerini kullanarak gazla, şiddetle, hakaretlerle saldırı organize ettiniz. Ve bunları eleştiriyorum diye beni sendikadan atmak istiyorsunuz.

Adında “devrimci” sözcüğü olan bir sendikanın bunları yapıyor olması, tarihine bunu ekliyor olması utanç kaynağıdır. Ben bunları eleştirdim, eleştiriyorum. Kâğıt üstünde DİSK Genel-İş üyesi olmam yada olmamam bu eleştirileri yapmamı engelleyebilir mi??

En az bunlar kadar yanlış olan diğer bir mesele ise şudur: DİSK giderek emeğin, sınıfın birliğini ve mücadelesini sağlamak yerine etnik sendikacılık yürütmekte, “benim siyasetim egemen olsun” anlayışıyla organize olmaktadır. Kısa sürede “kârlı” olan bu iş uzun vadede emeğin bölünmesi, işçi mücadelesinin geri olan mücadele ruhunun daha da gerilere gitmesi demektir.

DİSK hiçbir siyasetin, partinin arka bahçesi olmamalıdır. Emeğin sınıfın mücadelesini yükseltmelidir.

Yanlış yapan siz sendika yöneticilerisiniz ve bir işçiyi sendikadan atarak bu yanlışa yeni birini eklemiş olacaksınız.

YAŞASIN İŞÇİ SINIFININ BİRLİKTE MÜCADELESİ!

YAŞASIN HALKLARIN KARDEŞLİĞİ VE BİRLİKTE MÜCADELESİ! [son]



Yorum yok

Ekleyin