Nepal’de devrimci dönüşümün eksikliği felaketi büyüttü

|

Niyetimiz yaşanan bu doğa olayının üzerinden devrimci güçlerin ortağı olduğu iktidar bloğunu yargılamak değil. Ancak ortaya çıkan bu musibet üzerinden devrimci güçlerin söz sahibi olduğu bir devlet yönetiminin görevlerinin, yapması gerekenlerin, insani anlamda ki sorumluluklarının altını çizmek.

Nepal DepremiGeçtiğimiz cumartesi günü 1. Nepal’de 7.8 büyüklüğünde bir deprem meydana geldi. Uzmanlar bu şiddette bir depremin, ikinci dünya savaşında Japonya’nın Hiroşima kentine ABD tarafından atılan “little boy” (küçük çocuk) isimli atom bombasının 20 katına eşit olduğunu söylüyorlar. Yaşanan olayı bu şekilde somutlayınca ortaya çıkan felaketin boyutları hakkında bir miktar fikir sahibi olunabiliyor. Yine de yaşanan felaketi içinde olan bilir.

Başkent Katmandu’nun 80 km yakınında gerçekleşen depremde binlerce insan hayatını kaybetti. Bu yazı yazıldığında sayı 4000’i aşmıştı. Afet bölgelerine giden yolların ciddi anlamda tahrip olması, zaten yeterli olmayan yardım koşullarına bir de Nepal’in yoksulluğu eklenince felaketin bilançosu daha da artacak gibi gözüküyor. Zira Nepal’de her 10 bin kişiye 50 hastane yatağı ve 2 doktor düşüyor.

Felaketin boyutları ürkütücü. Bizden binlerce km uzakta bile olsa yaşanan dram içimizi acıtıyor. 1990 yılına kadar mutlak monarşi ile yönetilen ülkenin bugünkü iktidar ortakları arasında, monarşiyi devirerek Federal Demokratik Nepal Cumhuriyeti’ni kuran Maoist dostlarımızın da bulunması ise, kim bilir, belki bizlerde biraz da sorumluluk duygusu uyandırıyor.

Çünkü uzmanlar, yaşanan depremin, zamanının tam olarak tespit edilmesi mümkün değilse bile, gerçekleşeceğinin kesin olduğunu, 25 milyon yıl önce ayrı bir ada olan Hindistan’ın Asya kıtasına çarpması sonucu bölgede başlayan sismik hareketlerin ortalama her 75 yılda bir büyük depremlere yol açtığını söylüyor. Nepal’de bu şiddette bir deprem bundan 81 yıl önce gerçekleşmiş.

Nepal halkının büyük desteğiyle iktidara getirdiği güçler, geride kalan on yıllık süre içinde, monarşiyi devirmek dışında, yapılması gereken devrimci dönüşümleri gerçekleştirebilmiş değiller.

Aslında karşı karşıya olduğumuz şey; doğa ile olan ilişkiyi insanın lehine bozan, doğa ile uyumu değil, onun üzerinde egemenlik kurmayı amaçlayan düşünce biçiminin ve onun ürettiği sistemin yeni bir yenilgisinden başka bir şey değil. Ancak bunun devrimci bir yönetimin iktidar ortağı olduğu koşullarda yaşanmış olması, yok edilmek istenen sistemin yarattığı insanlık dışı koşulların aşılamamış olması, yaşanan deprem felaketiyle ortaya çıkan sonucun bu kadar yıkıcı oluşu, üzerine düşünülmesi gereken bir durum.

Yaşanan felaketin dışında, 2006 yılından beri iktidar cephesinde bulunan demokratik devrim yanlısı güçler, Nepal halkının yaşam koşullarının düzeltilmesi konusunda da ciddi adımlar atmış değiller. İlk adımda yapılması hedeflenen ve genel planda demokratik devrim programlarının da temel ilkelerinden olan; toprak reformu, ulusal sorun, Nepal’in geri kalmışlığı, emperyalizme bağlılık, temel insan hakları vb. sorunlar çözülmüş değil. Nepal halkının büyük desteğiyle iktidara getirdiği güçler, geride kalan on yıllık süre içinde, monarşiyi devirmek dışında, yapılması gereken devrimci dönüşümleri gerçekleştirebilmiş değiller.

Niyetimiz yaşanan bu doğa olayının üzerinden devrimci güçlerin ortağı olduğu iktidar bloğunu yargılamak değil. Ancak ortaya çıkan bu musibet üzerinden devrimci güçlerin söz sahibi olduğu bir devlet yönetiminin görevlerinin, yapması gerekenlerin, insani anlamda ki sorumluluklarının altını çizmek. Benzer boyutlarda bir deprem tehlikesi gelecek günlerimizi tehdit ederken, öncelikle iğneyi kendimize batırmak…yazisonuikonu

  1. 18 Nisan 2015


Yorum yok

Ekleyin