Bir kadın… Çok direniş.

Haydar Doğan |

Bu açlık grevi iktidara yönelik bir meydan okuma olduğu kadar tüm Türkiye ve Dünya halklarına da bir çağrı. Evet işimizi geri istiyoruz. İşimizi, kendi bedenimizi açlığa yatıracak kadar çok geri istiyoruz. Teslimiyeti red ediyoruz.

NG-20

150. gün…

İŞİMİZİ GERİ İSTİYORUZ” DİRENİŞİNİN 150, SÜRESİZ AÇLIK GREVİNİN 30. GÜNÜ…
7 Nisan 2017 / ANKARA

Saat 08:20.

Loç Vadisi köylüleri hidroelektrik santraline karşı mücadeleye devam ediyorlar. 30. açlık gününde sarı başörtüleriyle ziyaretimize geldiler.

NG-1

 

 

 

 

 

 

 

Sabah 09:13’de Nuriye Gülmen bildiri dağıtıyor.

NG-2

 

 

 

 

 

Saat 10:44.

Anti-Emperyalist Cephe’den Franko İtalya’dan desteğe geldi. Yaşasın Uluslararası Dayanışmamız!

NG-3

 

 

 

 

 

Saat 10:47.

Alman Parlamentosu Yeşiller Partisi Milletvekili Ska Keller ve HBS Derneği Temsilcisi Kristian Brakel ziyarete geldi.

NG-4

 

 

 

 

 

Selçuk Kozağaçlı‏: Gerçek açlık; onurun, azmin, inancın, adalet isteğinin yokluğudur! Onların sadece karınları aç…

NG-5

 

 

 

 

 

 

Engin Erişken, açlık grevinin 30.gününde destek açlık grevcisi. “Açlığı paylaşmak istedim, Herkesin yapabileceği birşey var.”

NG-6

 

 

 

 

 

 

7 Nisan 2017.

O sırada Düzce… Mimar Alev Şahin… Direnişin 50.Günü…

Saat 12:07.

Mimar Alev Şahin’in başlattığı direnişin 50.günü vesilesiyle Ankara Yüksel Caddesi Direnişçilerinden bir Çiçek Demeti ulaştırıldı.

NG-7

 

 

 

 

 

“CHP İl Başkanı Zekeriya Tozan ve sanatçı Berhan Şimşek bir heyetle birlikte direnişimi ziyarete geldi. Dayanışmanız için teşekkürler..” diye not düştü Alev tarihin sayfalarına…

NG-8

 

 

 

 

 

 

7 Nisan 2017.

O sırada Malatya… Direnişin 74.Günü….

Saat 12:44. Bugün Üç direnişçi her günkü banklarında oturuyorlar. Ercan Karataş, Sertaç Ökdemir, Erdoğan Canpolat.

Sertaç Ökdemir ayağa kalkarak 74 gündür söylediklerini bir daha Malatya Halkı’na duyurmaya çalışıyor.

“Değerli Malatya Halkı, bizler bir gece yarısı çıkartılmış kanun hükmünde kararnamelerle ekmeği mevcut iktidar tarafından gasp edilmiş devrimci demokrat kamu emekçileriyiz.”

Bu sırada bekleyen polislerin her günkü bilindik uyarıları geliyor. Sertaç Ökdemir onları duymuyor. Çünkü haklı olan kendileri, meşru olan kendileri… devam ediyor konuşmaya;

“bizler darbeci değiliz, hırsız değiliz, katil değiliz. Evet, bizim ismimizi listelere yazanların kim olduğu dün bir kez daha ortaya çıktı. Hatay Dörtyol’da Milli Eğitim Müdürlüğü kurumlara gönderdiği resmi yazıyla mitinge davet çağrısı yaptı. Ve davet çağrısına icabet etmeyen öğretmenlerin isminin fişlenerek listelere yazılması istendi. Bundan da açıkça görülüyor ki, tüm kurum amirlerini kendine bağlayıp, kendi pis çıkarlarını savunmayan, kendi ahlaksız işlerine karşı çıkan herkesi listelere yazıyorlar.”

Sertaç dik duruşuyla konuşmasını devam ettirirken karşısında bulunan sivil polisler bunun hukuksuz olduğundan bahsediyorlar, ama duymuyor Sertaç. Konuşmasına devam ediyor…

“ama şunu bilmiyorlar ki, bizler günü geldiği zaman hukuk önünde bizim ismimizi yazan, kurum amirleriyle hukuk önünde hesaplaşacağız. 74 gündür bu alanda haklılığımızı haykırıyoruz. Ama  Emniyet bir genelgeyi bahane ederek bizleri gözaltına alıyor. Soruyoruz, hangi vali, hangi görevli anayasaya aykırı olabilir? Sizler bu Anayasa’yı Uganda Anayasası’na göre mi yapıyorsunuz? Buradaki Emniyet Güçleri kimin emniyet güçleridir? Hollanda faşizminin emniyet güçleri midir? Her koşulda Hollanda faşizmini uyaranlar burada 74 gündür faşizmin daniskası yaşanıyor.”

Polis o sırada uyarıyor ve Sertaç haykırarak;

“Biz de sizi uyarıyoruz” diyor sağ elini onlara yumruk yaparak.

“Günü geldiğinde Cumhuriyet Savcılarına gereken hesabı vereceksiniz. Çünkü biz meşruluğumuzu haklılığımızdan alıyoruz. Emekçiyiz Haklıyız Kazanacağız

Üç direnişçi kol kola girerek; Emekçiyiz Haklıyız Kazanacağız sloganını atarak haklılıklarını faşist AKP polisinin yüzüne bir kez daha haykırırlar.

Kollarından sürüklenen direnişçiler bir kere daha, 74. Direniş gününde 74 kere gözaltına alınırlar.

Aynı slogan o saatlerde Ankara’da da atılıyordu.

“Emekçiyiz Haklıyız Kazanacağız”

Doğan her güneşe umut olmaya devam edeceğiz. Gün gelecek irademize boyun eğecek ve haklılığımızı zorunuza gitse de kabulleneceksiniz.74. Günde Hollanda polisi yine şaşırtmadı.  74. Gözaltı…

NG-9

 

 

 

 

 

 

NG-10

 

 

 

 

 

 

NG-11

 

 

 

 

 

 

 

Saat 13:05.

Suruç şehidi Vatan Budak’ın babası Murat Abi ziyaretteydi.

NG-12

 

 

 

 

 

Saat 15:29

ODTÜ Kimya Bölümünden hocamız Ali Gökmen, gün boyunca bizim için destek açlık grevinde olduğunu açıkladı.

NG-13

 

 

 

 

 

 

 

 

Saat 15:40

ODTÜ Kimya Bölümünden hocamız İnci Gökmen, gün boyunca bizim için destek açlık grevinde olduğunu açıkladı.

NG-14

 

 

 

 

 

 

7 Nisan 2017.

O Sırada İstanbul… Nazife Onay… Direnişin 22. Günü…

Saat 16:00. İstanbul Cevahir İş Merkezinin önünde 22 gündür direnişte olan Nazife Onay’ın bir ziyaretçisi vardı; Eda Kaya. O da bir direnişçi. İkizi tutuklu olan Eda da eylemi ile sesini duyurmaya çalışıyor.

“Direnişimin 22.Günü, ihraç edilen iki öğretmen ziyaretime geldi” diye not düştü Nazife tarihe….

NG-15

 

 

 

 

 

 

 

 

 

GÜLEÇ. NG-16
(Yüksel Caddesindeki direnişçiler ona böyle sesleniyor)
İşimizi geri istiyoruz diye hayata seslenen emekçilerin sesini duyar duymaz Güleç beliriyor. Gelip yerini alıyor. Motosikletlilere bir de polislere bağırıyor Güleç. Bunu tam 150 gündür yapıyor. Safını direnenlerden yana seçmiş. Sokaklar ona bunu öğretmiş.

 

 

 

 

150. gün saat 18:00

“Ohal Haklarımıza ve İş Güvencemize Saldırıdır. İşimizi Geri İstiyoruz“ pankartının arkasında, “İşimizi geri istiyoruz. Direne direne kazanacağız. Yaşasın Açlık Grevi Direnişimiz. Emekçiyiz Haklıyız Kazanacağız.”  sloganları atılmaya başlandı.

Nuriye Gülmen bir adım öne çıkarak konuşmaya başladı;

“Bizler K. H. K.’lerle işlerinden atılan kamu emekçileriz. Öğretmeniz, akademisyeniz, sağlık emekçisi, büro  emekçisi, sosyoloğuz. Burada tam 150 gündür, tam 5 aydır işimizi geri istiyoruz. Biz, kendimizi devrimci demokrat olarak tanımlıyoruz. Nedir devrimci demokrat olmak? Biz, haksızlığa uğradığımızda, bir adaletsizlikle karşılaştığımızda hakkını arayan insanlarız. Bu ülkedeki bütün anti demokratik uygulamaların, bütün adaletsizliklerin karşısında olmaya çalışırız. Biz, halk için bilim, halk için eğitim, halk için hizmeti savunuruz. Biz, ülkemizde katledilen çocuklar için adalet isteriz. Bu ülkede sömürünün, yoksulluğun, açlığın bitirilmesi isteriz ve bunun için de mücadele ederiz. AKP iktidarı bizi bu yüzden işimizden attı. Devrimci demokrat kimliğimizden dolayı işten attı ama biz AKP‘nin bu saldırıları karşısında, bizi işten atmasının karşısında mücadele etmeyi seçtik. Bundan önce nasıl iş güvencemiz için, kendi haklarımız için mücadele ettiysek adaletsizliklerin karşısında olduysak, bugün de kendi işimiz için mücadele etmeyi seçtik. Burada tam 5 aydır işimize geri dönme talebiyle bir eylem yapıyoruz, oturma eylemi yapıyoruz. AKP iktidarı buradaki eylemi duymazlıktan geliyor, duyduklarını biliyoruz. Dünya duydu, onlarında duyduklarını biliyoruz. Ama duymazlıktan geliyorlar, talebimizi görmezden geliyorlar. Bu görmezden gelme karşısında biz de eylemimizi bir üst aşamaya taşıdık, açlık grevine başladık. Ben Nuriye Gülmen ve arkadaşım Semih Özakça 30 gündür yani bir aydır açlık grevindeyiz, su ve şeker alıyoruz, tuz alıyoruz. Bunun dışında vücudumuza besleyici herhangi bir gıda girmiyor. Su, şeker ve tuzla besleniyoruz 30 gündür. Kendimize zarar vermek istediğimiz için açlık grevi yapmıyoruz. Açlık grevinin işimize geri dönme talebini daha yüksek perdeden duyurmak için, adalete açlığımızı daha yüksek perdeden duyurmak için yapıyoruz  AKP iktidarına meydan okuyoruz. Siz, bizi açlıkla terbiye edemezsiniz. Siz, bizi böyle bir gecede işimizden atamazsınız. Biz, gerekirse işimize dönmek için kendi bedenimizi açlığa yatırırız diyoruz. Eylemimizin sebebi niteliği içeriği budur. Ve işimize geri dönene kadar da açlık grevimize devam edeceğimizi duyurduk. Süresiz açlık grevi olarak ilan etmiştik. İşimize geri dönene kadar da burada olacağız. Sağlığımız el verdiği ölçüde bu alanda olacağız ve açlık grevimize de devam edeceğiz. Bu açlık grevi iktidara yönelik bir meydan okuma olduğu kadar tüm Türkiye ve Dünya halklarına da bir çağrı. Evet işimizi geri istiyoruz. İşimizi, kendi bedenimizi açlığa yatıracak kadar çok geri istiyoruz. Teslimiyeti red ediyoruz, AKP iktidarının teslimiyet politikalarını red ediyoruz, bedenimizi açlığa yatıracak kadar net bir şekilde red ediyoruz. Burada hep ilan ettik, saldırılar karşısında asla teslim olmadık ve olmayacağız dedik. Açlık grevimiz bunun daha kararlıkla, daha net bir şekilde ifadesidir. Asla teslim olmayacağız. İşimizi geri alana kadar da asla mücadeleden vazgeçmeyeceğiz. Hepinizin desteğini ve dayanışmasını bekliyoruz. Emekçiyiz Haklıyız Kazanacağız” ile konuşmasını bitirip pankartın arkasında yerini aldı.

Nuriye Gülmen ve diğer direnişçiler “Emekçiyiz Haklıyız Kazanacağız” sloganıyla direnişin 150. Gün konuşmasını bitirdiler.

Derleyen: Haydar Doğanyazisonuikonu

 



Yorum yok

Ekleyin