Bi uluyan ekonomi

|

Bi acayip ekonomi yazısı, anlayana gari…

bi-uluyan-ekonomi

 

Yok hiçbir şeye hevesim.

Kaçayım gideyim diyorum. Sonra bir duruyo, bok yeme otur diyorum.

Karışık. Her şey karma karışık.

Bir yandan yedi haziranda devrim günleri gören arkadaşlara kızıyom. Hepsi şimdi “zaten biliyorduk” diyolar. Bir yandan hisseli harikalar kumpanyasının gösterisine kızıyom.

İki hissedar, biri mankurt biri osmankurt. Salıyorlar elma kurtlarını ortaya, yakıp yıksınlar. Gelenekleri  zaten madımakta lisanslı. Bir olmuşlar kurtulacak memleket.

Bu kurtuluş ilginç sözcük. Kurt ve uluma. Sadece bu kısmıyla anlayınca böyle oluyor demek.

Efsane odur ya; tatarlardan kaçıp ergenekona sığınırlar, dörtyüz yıl orada çoğalırlar, sığmaz olunca çıkış ararlar. Boz bir kurt yol gösterir. En uygun yere gelince büyük bir ateş yakarlar ve demir dağı eritirler.

Al sana yakma. Al sana kurt ve uluma.

O zaman yakın, seyredin, bol bol uluyun.

İyi de tatarlardan niye kaçmışlar?

Tatar hükümdarı Sevinç Han bakmış kıtlık geliyor, yeni otlaklara ihtiyaç var, bunların yaşadığı yer yakın, otlaklar bereketli, “bir gireyim şuraya da topraklar benim olsun, soyum doysun”.

Eh girmiş. Yanına da Kırgızları almış. İl Han’ın soyunu sopunu kurutmuş. Kurtulan üç kişi kaçıp bereketli bir yere sığınmış. Sonrası malum dört yüzyıllık bekleyiş.

Tatarlar yokluk kendilerine gelmesin diye girmiş, önce bunu bi anlayalım.

Şimdi dur bi yol ve bak etrafına. N’oluyo?

Dolar üç lirayı geçmiş. Memur maaşına yüzde yedi zam gelmiş, mercimeğe yüzde 30. Et olmuş elli lira, ekmek olmuş birbuçuk lira. Memlekette sadece araba ve ev satılıyor, onu alanlar da parası olanlar. Memlekette bolluk kalmamış. Aç açına sokaklarda binlerce insan iş arıyor.

Bi de bunlar iyi günlerin. Dışarıya ödenecek borcun 398.2 milyar dolar. Dolar her geçen gün artıyor, “sen çalış ben oturduğum yerden paranı hüpletirim” diyor. “Lira gereğinden güçlüydü her şey yerine oturuyor” diyeceksin. “İyi de onu anca üretim olursa dengeye oturtursun, hani üretimin, dışarıya ne satıyosun da ne geliyo?”

Bol bol ulumayla bu iş olmuyor. Sen ulu, yak yık, aç kalınca da bir birini yersin.

Yakıp yıktığın yerler var ya hepsi zarar diye senin hanene yazılıyo. O uluyarak istediğin savaş var ya hepsi sana zarar yazıyo. Bir uçağın kalkışı var ya sadece 100 Bin dolar. Onun bombası var, boku var püsürüğü var. Bir günde 20 milyon lira gidiyo dağa taşa atılan bombalara.

Hem üretmiyosun para kazanmıyosun hem de uluya uluya bombalansın diyosun. Nasıl bulucan o parayı? Borç alcan. Bak bunu bildin. Eeee borç katlandı vadesi geldi nasıl ödücen?

Ulu sen ulu daha. Yarın karnın uluyacak.

Kurt ve uluş senin bildiğin gibi değil kardeşim.

Kurtuluş istiyorsan bir bak etrafına seni bunca borca sokanlar kimler, git onlara ulu.

Farkında değilsin, anladım da, fark etcek gibi de değilsin.

İşte bundan hevesim yok. Kaçıcam gidicem de yine derdim sensin. Sana üzülüyom be kardeşim.yazisonuikonu



Yorum yok

Ekleyin