Bayram Tatili demek “top oynamak” için bolca zaman demekti…

İsmail Topkaya |

O güzelim oyunu özgürce isteme ve oyunu dünya kadar önemli görme ruhumuz yok. Çünkü büyükler çocukların tüm çocukluklarını çaldılar. Onların üzerinde kendilerinin geleceklerini kurmaya başladılar.

futbol
Eskiden ama çok eskiden çocukluğumuzda uzunca tatillerin bizler için tek bir anlamı vardı: Bol bol “top oynama” fırsatı yakalamış olmak.

Tatil kaç gün ise o kadar gün top oynamak demekti zaman.

Çünkü top oynamak hayatımızın biricik eğlencesiydi.

Ve kendimizi en iyi hissettiğimiz yegâne araçtı.

Eskiden çocuklar belki daha az seçeneklere sahiptiler ama muhtemelen bugünün çocuklarından daha çok eğleniyorlardı. Çünkü keyif almak için birlikte olmak gerekir. Eskiden daha çok birlikteydik ve bu birlikteliğin biricik aracı da futboldu.

Hani hatırlayanlarınız ya da yaşayanlarınız vardır; o iki renkli zebra desenli (ya da çizgili pijama desenli) naylon toplar vardı ya, hani bir diken battığı zaman işi biten… İşte o toplar ile yapılan “Galatasaray-Fenerbahçe” maçlarının tadını şimdiki halı saha maçlarındaki futbol maçlarından almak mümkün mü?

Değildir muhtemelen.

Hani durmadan futbol gelişmesi için altyapı, altyapı deyip duruyoruz ya; asıl altyapı tüm çocuklara o ruh halini yeniden kazandırabilmektir.
Daha sonraları herkesten para toplanarak alına meşin futbol toplarının kuyruk yağı ile yağlanarak gözümüz gibi bakıldığı zamanlar geldi. Çünkü top ne kadar çok yağlanırsa o kadar çok dayanırdı. Her maçtan sonra topu uzun uzun inceler, taşların ve toprak zeminin topun derisini sıyırıp sıyırmadığı incelenirdi. Çoğu zaman o meşin top bir kaç gün içinde boyalarını kaybeder deri rengi tamamen ortaya çıkardı. Yağmurlu günlerde bir kiloya varan ağırlığı ile hiç birimizin kafa vurmak istemediği bir top haline gelirdi.

İşte o top akşamları kimin evinde kalıyorsa, demek ki en iyimiz veya en güçlümüz oydu… Ya da evde kardeşi olmayan birilerine verilirdi top, zarar görmesin diye.

Şimdilerde envai çeşit top, envai çeşit ayakkabı ve envai çeşit halı sahalar var.

Ama bir şeyimiz yok?

O güzelim oyunu özgürce isteme ve oyunu dünya kadar önemli görme ruhumuz yok. Çünkü büyükler çocukların tüm çocukluklarını çaldılar. Onların üzerinde kendilerinin geleceklerini kurmaya başladılar.

Soru aslında basit:

Şimdilerde hangi çocuk tatillerin gelmesini futbol maçı yapacağız diye beklemektedir?

Hangi çocuk tatilde şu kadar gün top oynayacağım diye keyiften uçmaktadır?

Hani durmadan futbol gelişmesi için altyapı, altyapı deyip duruyoruz ya;

Asıl altyapı tüm çocuklara o ruh halini yeniden kazandırabilmektir.

Bunun için yapılması gereken çocukların her yerde, her zaman top oynayacakları alanları onlara tekrar geri vermektir.

Gerisini onlar halleder.yazisonuikonu



Yorum yok

Ekleyin