Barış hemen şimdi ama kiminle?

|

Bugün biz ezilenlerin barış narası atması demek köleliğin kabulüdür, ölülerimize ihanettir, tarihin hangi sayfasında yazar ezilenlerin zalimlerle barışarak zafer elde ettiğini?

baris1
Çeteler tarafından katledilen kardeşim Hasan Ferit Gedikbu savaşı biz başlatmadık barışacaklar da biz değiliz” diyordu twitter hesabında. Evet bu savaşı biz başlatmadık ama barış isteyen yine de bizleriz. Neden? Biz bu kadar saf mıyız? Yoksa ölülerimiz bu kadar ucuz mu? Hergün kardeşlerimiz katledilirken hangi barıştan bahsedebiliriz? Barış derken neyi kastediyorlar barış isteyenler?

Roboski katliamından sonra aman çözüm sürecine zeval gelmesin deniyordu, 33 genç hayat dolu 33 kardeşim Suruç’ta kahpece katledildi, daha bir ay geçmedi üzerinden ve barış naraları atılmakta sokaklarda. Barışalım, tamam barışalım da kimlerle barışalım onu da söyleyin, bu barış nasıl sağlanacak? Ölülerimizi,bize karşı işlenen cinayetleri unutturarak mı getireceksiniz barışı? Nasıl? Silah onlarda, bomba onlarda, tankları tüfekleri , F16 ölüm saçarken, orduları, polisleri devrimci avlarken. Açık bir şekilde eve girip Günay Özarslan’ı infaz edebiliyorlarken. Adalet ellerindeyken. Hangi barışı sağlayacaksınız? Kimlerle?

Gezi’de sokak ortasında katledilen gençlerin davaları ne durumda biliyor musunuz?

Suriye‘ye 2000 tır silah ve onbinlerce tekfirci gönderdi bunlar. Sokak ortasında kardeşimi vurdular, ekmek almaya giden Berkin’i, çetelere karşı mahallesini savunan Hasan Ferit’i. Kimi zaman legal geldiler kimi zaman illegal aramıza bomba koydular onlacamızı katlettiler. Tamam barışalım, barışalım da kimlerle?

Bize karşı savaş açmış, intikam yemini eden emniyet müdürüyle mi? Ters kelepçe yapıp “Türkün gücünü göreceksiniz” diyen polis amiriyle mi? Katilleri, hırsızları, tecavüzcüleri salan yargıçlarla mı? Kimlerle barışacağız? Kime beyaz mendil sallamaktayız? Kiminle masaya oturup barış antlaşması imzalayacağız? Devlet elinde silah başımıza mafya kesilmişken hangi barıştan söz edebiliriz?

Barışmak istedikleriniz senin benim gibi insan değil, hakkı olmadan kadro almış kişiler, kadroyu verenlere hizmet edecek elbette, sana bana verdiği vergilerle maaşlarını ödeyenlere değil. Polisin kıçındaki donu bile biz alırken ilk fırsatta yargısız infaz etmekten çekinmemekte, nedeni basit aynı kadro adalet saraylarında onu aklayacaktır, buna adı gibi emindir.

Barış hemen şimdi diyoruz, evet barışalım, mesela her saat bir işçiyi katleden, emeğimizi sömüren, köle gibi çalıştıran sermayeyle barışalım? Milletin .mına koyacağız diyen iş adamlarıyla barışalım, ne dersiniz? Mevcut sistem ve anlayış ile bizi barışa ikna etmeye çalıştığınızı düşüneceğim neredeyse, ya da bu tür eylemlerle insanların manevi duygularını tatmin edip acılarını unutmalarını ve öfkelerini dindirmeyi amaçladığınızı.

Daha bir ay geçmedi gençlerimizin Suruç’ta kahpece katledilmesinin üzerinden ama ne adları kaldı ne sanları. Ne yani o çocuklar boşuna mı öldü? Katilimizle barışalım mı? Hesap sormayacak mıyız?

Katlediliyoruz her dakika, zaman aleyhimize işlemekte. Ya cesur olup bir defa herşeyi düzene sokacağız ya da yok olup gideceğiz başka yolu yok bunun.

Ben merakımdan soruyorum, barışı nasıl getirmeyi düşünüyorsunuz? Ölümü gösterip sıtmaya razı olmamız mı gerekecek? 17 bin faili bellinin hesabı sorulmadı, Sivas’ın, Maraş’ın, Roboski’nin.

Gezi’de sokak ortasında katledilen gençlerin davaları ne durumda biliyor musunuz?

Sizin bahsettiğiniz “barış”tan ben istemiyorum. Ölülerimizin hesabının sorulmadığı hiçbir barıştan söz edemeyiz.

Kim ister ki en yakınının ölmesini? Öldürülmesini? Katlediliyoruz her dakika, zaman aleyhimize işlemekte. Ya cesur olup bir defa herşeyi düzene sokacağız ya da yok olup gideceğiz başka yolu yok bunun. Ben sermayeyle barışmayacağım, ben katillerin, hırsızların, arsız tecavüzcülerin elini sıkmayacağım.

Beni buna kimse zorlayamaz ve bunu bana kimse kabul ettiremez.

Bugün biz ezilenlerin barış narası atması demek köleliğin kabulüdür, ölülerimize ihanettir, tarihin hangi sayfasında yazar ezilenlerin zalimlerle barışarak zafer elde ettiğini?

Barış iyidir güzeldir evet, ama tek taraflı olmadığı zaman güzeldir. Karşı tarafa barışı kabul ettirmek teslim olarak olmamalı.

Cesur olmalı, bir Şafak vakti Bahtiyar etmeli mazlum halkı adalet saraylarında, Elif gibi yakmalı sokakları kızıl saçlarıyla. hesap sormalı, zalime karşı korkusuz olmalı.

Siyasi emeller için halkın öfkesi dindirilirken, ölülerimizin üzerinde hunharca tepindiğinizi görmekteyiz. İzin vermeyeceğiz. Akıtılan her damla kanın hesabı mutlaka sorulacaktır. yazisonuikonu



Bir yorum

Ekleyin
  1. halil

    Kiminle mi barışacağız tabi ki yine bizim gibi yoksulları karşı karşıya getirmeye çalışanlarla değil ama yoksullar ve çocukları hep kavgada onlar öne sürülür iki tarafta da nedense yoksullar ölüyor yani diğer bir deyişle biz yoksulları savunanlar bir başka yoksulla kavga etmek zorunda kalıyoruz. Bizim barışımız bunların kavgaya tutuşmasını önlemektir yoksa zalimi, arsızı, namusuzu, kendini bilmezi, haldan anlamazı değil derdimiz yoksulların karşı karşıya gelmesini önlemektir.


Yeni yorum ekleyin.