Ayaayra

|

İşgalcilere karşı kazanılan her zafer bizimdir.

ayaayra-askerler

30 Eylül tarihi Türkiye’de yaşayan bir çok halk için bir anlam taşımaz. Eylül deyince genelde aklımıza 12 Eylül, 9 Eylül gelir ilkin.

30 Eylül Abhazya’nın Gürcüstan’a karşı verdiği bağımsızlık savaşının zafer günüdür. 14 Ağustos 1992′de başlayan kurtuluş savaşı, 30 Eylül 1993′te zaferle sonuçlanmıştır. 14 Ağustos’ta Gürcüstan’ın işgal ve ilhak ettiği Abhazya kurtuluş mücadelesine başlamıştır. Mücadele Türkiye’de yaşayan öncelik Abhazlarda olmak üzere bütün Çerkes halkları tarafından sahiplenilmiş ve bir çok delikanlı bu savaşa gitmiştir. Türkiye’den giden 5 Çerkes genci de bu savaşta hayatını kaybetmiştir.ayaayra-sehit

Ayaayra (zafer) Türkiye’de ve Abhazya’da bütün Çerkes halkları tarafından her yıl törenlerle kutlanıyor.

Türkiye’de ulusal sorun dediğimizde doğal olarak ilk aklımıza Kürt halkı geliyor. Bu toprakların kadim halkı olmaları, dört parçada yaşamaları ve uzun süredir süren mücadeleleriyle ulusal sorunu Kürt kimliğiyle düşünüyoruz sürekli. Çerkes, Arap, Makedon, Boşnak vs. hep ulusal sorunun içindedir özünde. Farklılıkları vardır kuşkusuz. Kürt halkı ile Çerkeslerin istemlerini aynı kaba koymak yanlış olur, ayrı düşünmek de yanlış olur. Neden?

Çerkesler, 21 Mayıs 1864′le işaretlenebilecek bir kırılma noktasına sahipler. Bugünkü Rusya Federasyonu (RF) topraklarından Osmanlıya sürgüne gönderilmişler, bir soykırıma tutulmuşlardır. Çerkes halklarının mücadelerinden biri de bu soykırımın tanınmasıdır aynı zamanda. Anavatanları Kafkasya adını verdiğimiz coğrafyadır. Bugünse Avrupa’nın bir çok ülkesi, Türkiye, Suriye, Ürdün, Suudi Arabistan, Irak, İran, Mısır, Tunus, Libya gibi Ortadoğu ülkelerinde yaşamaktadırlar. Bu kadar dağınık olmalarının sebebi ise Osmanlı’nın Büyük Sürgün sonrası “başına bela almamak için” başta Anadolu ve Rumeli olmak üzere tüm Osmanlı toprağına dağıtmasıdır. Kürt halkından farklı olan yanlarından biri de; Abhaz, Adıge, Çeçen, Kabarday, Oset, Balkar vb. farklı dilleri konuşan, kendi dillerinden konuştuklarında birbirlerini anlamaları çok zor olan, uluslaşma süreçlerini tam olarak sonlandırmamış halkları -benim nedenini bilmediğim- bir biçimde Çerkes olarak adlandırmamızdır.

Bu gibi sebepler Kürt halkının istemleriyle, Çerkeslerin istemlerini aynı olmaktan çıkarmaktadır.

Çerkesler, Ulusal Sorun’u anlamada, bugüne kadar ele aldığımız yanların dışında ayrıntılar ve katkılar sunarak büyük fayda sağlayacaklardır kuşkusuz. Ayaayra da aynı şekilde Çerkeslerin “biz kimiz?” sorusuna yanıt olmada büyük katkı sağlayacaktır.

Anavatandaki Çerkesler, Sovyetler döneminde federatif cumhuriyetlere sahip olmuşlardır. Diaspora adını verdiğimiz Anavatandan ayrı yaşayan Çerkesler ise kendi olanaklarıyla kültürlerini korumaya çalışmışlardır. Bunlardan en acı olanı ise Ubıh dilinin konuşulan bir dil olarak yok olmasıdır. Bir çok Çerkes kökenli bugün kendini Türk olarak tanımlamakta. Bu da asimilasyonun bir boyutudur. Türkiye’deki Çerkesler    anadilde eğitim görmek istiyorlar kuşkusuz. Bu yöndeki kültürel talepleri Kürt halkının kültürel talepleriyle paralel durmaktadır. Bu da ayrı düşünmemizin önüne geçmektedir.

Çerkesler, Ulusal Sorun’u anlamada, bugüne kadar ele aldığımız yanların dışında ayrıntılar ve katkılar sunarak büyük fayda sağlayacaklardır kuşkusuz. Ayaayra da aynı şekilde Çerkeslerin “biz kimiz?” sorusuna yanıt olmada büyük katkı sağlayacaktır.

Farklılıkları olan, aynı sorunları yaşamış, aynı dilden konuşmasa bile aynı sudan içen, aynı rüyayı görüp sabah kalktığında farklı dilde anlatan insanlarız. İşgalcilere karşı kazanılan her zafer bizim zaferimizdir.

Ayaayra için genç yaşta canlarını feda eden Bahadır Özbağ (Abağba), Efkan Sıba (Tsıba), Vedat Akar (Kozba), Hanefi Aslan (Yeğoj), Zafer Alış (Argun) kardeşlerimizi saygıyla anıyorum.

 yazisonuikonu



Yorum yok

Ekleyin