All posts by Sinan Akkuş

Bu Bahar Kızıldere

Bu Bahar Kızıldere

Biz, kerpiç eve doğru yürürken, köyde yabancı gözlerle bizleri izleyen köy sakinlerinin varlığından haberdardık. Bu durumu hem jandarmanın klasik telkinlerine hem de önceki senelere kıyasla az olan sayımıza yormuştuk. Üstelik senede bir defa karşılaştıkları bizlere ne kadar yakın olabilirlerdi ki?

“Ölülerin masallar şehri”

“Ölülerin masallar şehri”

“Zincirlikuyu Mezarlığı’na girdik. Hey Koca Sait Faik, başını kaldırsa da baksaydı kimler arasında yatıyor. Deli divane olurdu. Halbuki o halkı severdi ve halk içinde, kuru bir mezarlıkta yatmayı bin kere tercih ederdi.” Sonra Yaşar Kemal’i de o “mezarsaraylar”a gömdüler.

Bir kurtuluş vaadi

Bir kurtuluş vaadi

Kurtuluş vaadi, insanı öz benliğiyle tanıştıran böylesi zaferlerle, sürekli olarak sular altında kaldığı düşünülen toplumların ve halkların göz kamaştıran doğasında soluklanan savaşçıların geleceği yankıladığı sesinde somutlaşmıştır.

Kabare / Berlin – 1931

Kabare / Berlin – 1931

Christopher Isherwood’un kitabını temel alan, ilk sergilendiği 1966 yılından bu yana defalarca yeniden sahneye konan, sinemaya da uyarlanan Kabare müzikali Nazi’lerin yavaş yavaş güç kazanmaya başladıkları dönemin Almanya’sında olan bitene kayıtsız bir grup eğlence meraklısı insanın hikayesini anlatıyor: ‘Bir sabah gelecek, tüm dünya bizim olacak, yarınlar bize ait, yarınlar bize ait’

«Menekşelerin Düşü / Kobanê»

«Menekşelerin Düşü / Kobanê»

Kobanê için destan/sı bir şiir: Az sayıda insanın doğanın dilini hatırlaması ve bir şekilde ona benzemeye çalışması, varlığını da sürdürmeye kararlı olduğu anlamına gelebilir.

Yirminci yüzyılda insanlar

Yirminci yüzyılda insanlar

Sert gerçekleri, soylu ruhlarıyla yeryüzünün lanetlileriydi, yirminci yüzyılda insanlar. Ve ölümsüzlük, onlar için döğüşenlerin olduğu kadar, onları anlatanlara atfedilmişti.

«Silüet» • şiir

«Silüet» • şiir

“Akşamın göğüs dolusu bulutlarına / ışıklı lekeler halinde sesler iniyordu / sesler öylesine güzel / öylesine hülyalıydı ki / gökyüzü, kuşlara seslenip şiirler yazdırabilirdi yağmurlarına / yaprakları öğütleyip, mum ışığı gibi sallanabilirdi / günlerce”