Anti bahar sendromu

Onur Kesimal |

Parıltısı yeşilliği ışıtan çiy ya da göğü yaran şimşek gibi
sokaklara saldığı ömrünü bir bir topladı evlere.

anti bahar

 

Karanlığın esir aldığı bir gündü,

önceki geçmişin.

Tayin ettiler umudu ta orta yerine aydınlığın.

Parıltısı yeşilliği ışıtan çiy ya da göğü yaran şimşek gibi

sokaklara saldığı ömrünü bir bir topladı evlere.

Evlerin süreğen hüznünün tapınağı durağan bir gerçekti,

o gün girmedi içeri.

Bir yol güzergâhına yerleştirilmiş fitilsiz bir ölüm,

ilkeler ve refleksler bileşenleriydi.

 

Karanlığın esir aldığı bir gündü,

alabildiğine karmaşık, tepkisel ve çiçeksiz.

İtirazı yok etmeye yönelik ve tadsız,

içe kapalı bir toplantıydı;

bir tarafına aydınlık oturdu, aldı eline kalemi ve yazmaya başladı.

Bir yanda karanlık dinlemeye koyuldu.

-olmaz! dedi. her şey yapılmaz.

-olur olur dedi, bir kavga başladı.

 

Karanlığın esir aldığı bir gündü,

toplantı hiç bitmedi, göğü yaran şimşek dindi durdu,

yeşil kaybetti yeşilini, tekrar yeşerdi.

Tavırlar değişti, öfke sustu biraz, biraz konuştu.

Tüm güzelliklerin adı bahardı, bahar ile arada kilometreler vardı.

Tek mevsim yaşanırdı bahardan uzak,

anti-bahar iklimi düşmedi aydınlığın eline,

savaş devam etti.

 

Karanlığın esir aldığı bir gündü,

gün yılların ayaklanmasına hayrandı fakat

çok.. çok kısa sürdü.

 

 



Yorum yok

Ekleyin