90’larla yüzleşmek: ‘Karanlık Vardiya’

Firuzan Özen |

90’lı yıllar, hep baskı yılları olarak hafızalarda yer etti. Baskının olduğu yerde başka şeyler de vardı. En başta da Umut İlkesi. Karanlık Vardiya: 90’lı Yılların Politik Arşivi Doğan Kitap’tan çıktı.

90'larda gazete kupürlerinde

90’larda gazete kupürlerinde

Hiç ara vermeden süren bir propaganda içinde bilinçleri sisler içinde bırakanlar, algıları yönetme ustalığıyla yalanı doğru, katili masum gösterebilirler. Karanlık Vardiya, 90’lı yılların sisler içindeki vahşetini gün yüzüne çıkaran bir kitap ve yüzleşme.

Sert ve zorlu siyasi iklimlerden, ötelenmiş, yok sayılmış kimliklerden ve binyılların imbiğinden süzülen felsefi birikimlerden gelen yazarımız çok uzaklardan gelip durduğumuz bu yeri, önünde duran yıkımın büyüklüğünü görebileceğimiz en uygun zaman dilimini anlatmış. Karanlık Vardiya, kıyısında durduğumuz bu cehennemin bir yakasında yalnızlığı nasıl ürettiğini, diğer yakasında saf tutmayı anlatmış bana göre.

İktidarı koruyan ve kollayan bu sürecin korkular üreterek bir arada tutmak için büyük tehlikeler icat ettiği zamanları, sürünün dışında kalma cesaretiyle yazmanın ve bizlere bunu ulaştırmanın oldukça erdemli bir duruş olduğunu düşünüyorum. Kendim için, kendi adıma bu kitap, bu süreci içimde tartışmama; sert yüzleşmelerin ve kendimin de içinde olduğu zaman diliminin unutulmaya yüz tutmuş halinden çıkarıp tekrar hatırlamama neden oldu. 90’larda yitip giden bütün bu insanlar, yaşayanların omuzlarına geçmişin bütün sorulmamış hesaplarını da yükleyerek toprağın altına girdiler.

Karanlık Vardiya: 90’lı Yılların Politik Arşivi, Ali Yılmaz, Doğan Kitap, 2015

Karanlık Vardiya: 90’lı Yılların Politik Arşivi, Ali Yılmaz, Doğan Kitap, 2015

90’lı yıllar, hep baskı yılları olarak hafızalarda yer etti. Baskının olduğu yerde başka şeyler de vardı. En başta geleni neydi diye sorarsanız, Ernst Bloch seslenir size Umut İlkesi’nde: ”Mesele, Umut Etmeyi öğrenmektir” der. Bu zamanlarda yaşanan başka bir durumdu. İşkencelerin, ölüm oruçları ve açlık grevlerinin, gözaltıların, gözaltılarda ve cezaevlerinde öldürülmelerin, yasakların, kitap yakmalarının, sendika, siyasi parti, dernek kapatmalarının, fiilen ve yasalarca nefes alamaz hale getirmelerin tam ortasıydı.

1990’lar savaş, ölüm, işkence, kaybedilme, sürgün, hapishaneler, yargılamalar, köy boşaltmalar, yerinden yurdundan edilme, göç, baskı, rafa kalkan özgürlükler demekti. Çok çeşitli terminoloji, yaklaşım, çözüm ve çözümsüzlüklerle karşımıza çıkan bütün bu sorunlar ve durumlar doğru, gerçek ve hakikat. Ama hepsi bu kadar mı? 90’ların hak mücadeleleri dosyası “hepsi bu kadar değil” diyor, hepimizi bugünle de bağ kurarak, neyin ne kadar hayal edilebildiğini, gerçekleştirildiğini, kazanıldığını, hangi ilk adımların atıldığını aktarmaya çalışarak 1990’lar yolculuğuna davet ediyor Karanlık Vardiya.

90’lar Türkiye için en çok savaş demekti. 90’larda gerçekten neler olduğunu anlayabilmemiz için aradan çok uzun zaman geçmesi gerekti. Yaşanan savaşı ve sonuçlarını hala hazmedebilmiş değiliz. Ama bütün bunlar yaşanırken, 90’lar aynı zamanda hak mücadelesinin ve direnişin de yıllarıydı. Bu kitap, ülke genelinde sonraki pek çok mücadele alanının önünü açan 90’ların savaş ortamındaki yaratıcı sivil itaatsizlik ve mücadele hikâyelerini anımsamak, belleklerimizi tazelemek için. yazisonuikonu



Yorum yok

Ekleyin