100 yıl sonra, bir kez daha!

|

Büyük Ekim Devrimi’nin 100. yılındayız. O halde 2017 yılını buna yaraşır şekilde bir mücadele yılı olarak yaşayalım.

yenigezite

Bundan tam 100 yıl önce, dünyada eşi görülmedik bir kriz vardı. Emperyalist savaşın tırpanı, Avrupa başta, tüm dünya halklarını acımadan biçiyordu. Savaşın bazı cephelerinde günde 30 bin askerin öldüğü bir mezbahaya çevirmişlerdi dünyayı. Dönemin tarihçileri bu ölçekte başka bir kıyıma şahit olmadıklarından, buna “Büyük Savaş” adını vermişti.

Savaşın halklarda yarattığı bu öfke, Avrupa’nın uzak bir köşesinde dünya tarihini değiştirecek bir devrim hareketine dönüştü. Rusya’nın devrimcileri, haksız bir savaşın yorgunu olan emekçileri adım adım örgütlemiş ve bu kez haklı bir savaş için silahlandırmıştı. “Büyük Savaş” 300 yıllık Rus İmparatorluğu’nu çökmenin eşiğine getirmişken, komünistler bu çürüyen ağaca son tekmeyi vurup devirmek için hazırdı.

Tekme 1917 yılında vuruldu. Rusya’nın her ulustan emekçileri, siyasi iktidarı ellerine alarak dünyanın kaderini değiştirdiler. Sovyet Devrimi’nin 73. gününde Lenin’in dışarı çıkıp karların üzerinde dans ettiği söylenir. Kendi devrimini, ilk komünizm deneyimi sayılan Paris Komünü’nden bir gün daha fazla yaşatabildiği için.

Bugün devrimci önderin “dün erkendi, yarın geç, zaman tamam bugün” deyişinin üzerinden tam 100 yıl geçti. Doğumuna yardımcı olduğu devrim 73 gün değil, 74 yıl ayakta kaldı. Ama Sovyetlersiz geçen son 25 yılda, dünya yeniden 100 yıl öncesine döndü. Elbette 5 kat çoğalan nüfusu, ardı ardına kırılan eşitsizlik rekorları ve bozulan iklim dengesiyle günümüz dünyasının krizi, önceki asrın krizinden çok daha derin olacak.

Kriz demek, Suriye ve Ukrayna’da gördüklerimiz gibi savaşlarla yıkılan ülkeler, bu yıkıntıların altında kalan milyonlarca insan demek. Göstermelik demokrasilerini bir kenara bırakıp, silahlarını çekiyorlar. Bizden çalıp biriktirdikleri zenginlikler daha da çoğalsın diye, bağıra bağıra nutuklar atan faşistleri öne sürüyorlar. Eğitimsiz bıraktıkları, yönünü kaybetmiş, öfkeli kitleleri de direnenlerin üzerine salıyorlar.

Devrimler tarihini bilmeyenler ya da unutmayı seçenler için umutsuzluğa kapılmak kolay. Ama biz umutluyuz. Çünkü insanlık, örgütlü bir halkın eski düzenin sancılarından, yeni ve daha ileri bir toplumsal düzen çıkarabileceğini bir asır önce öğrendi. Faşizm ne yaparsa yapsın, 21. yüzyıl krizinin tam kalbinde duran Türkiye düzeninin sancılarını kesmeyi başaramıyor. Aylardır süren OHAL, kentlerde patlayan bombalar ve artık bir yalancı olduğuna herkesin iyice inandığı medyanın propagandası da kar etmiyor.

Büyük Ekim Devrimi’nin 100. yılındayız. O halde 2017 yılını buna yaraşır şekilde, Ekim’den bugüne bedel ödeyenleri aklımızdan çıkarmadan, bir mücadele yılı olarak yaşayalım. Durmadan yakınarak, söylenerek değil, her anımızda devrimi düşünerek, değişip değiştirerek. Umut kimsede yokken bizde bol bol bulunsun. Yirminci yüzyıl nasıl sosyalizmin olduysa, yirmi birinci yüzyılı da IŞİD’e, işbirlikçilere ya da emperyalistlere bırakmayalım. 7,5 milyarız, korkmayı gereksiz kılacak kadar kalabalığız. Olacak bu iş.

2017 yılına Gezite’nin yeni tasarımıyla girmek istedik. Sitemizin öncekine kıyasla daha sade, daha okunaklı yeni bir görünüşü oldu. Umutlu ve aydınlatıcı yazılarınıza, öykülerinize, çizimlerinize her zamankinden daha fazla ihtiyacımız var. Susup sinmenin zamanı değil şimdi.

Halkımızın yeni yılını kutluyoruz.

Gezite.org Editörleri



Yorum yok

Ekleyin